"Bize düşman olduğumuzu söylediler”

“Bu adam doğduğundan beri turuncu diye portakal yemedi! Karısı salataya havuç koyunca evde kavga çıkıyor”; “Lacivert bende alerji yapıyor. Vasiyetim var kefenim bile turuncu olacak”; “2008’de bize yenildikten sonra sokaklardaki turunç ağaçlarını yoldular”; “Adanaspor ağaların, Demirspor marabaların takımıdır”, “Mantıklı Adanalı Adanaspor’u tutar. Turunç turuncu, pamuk beyaz!”

Dört yıl aradan sonra oynanacak derbinin sabahında Adana sokaklarında duyup duyabileceğiniz tek şey akşamki maç! Sokakta bayrak satan adama “Dayı Adana’da takım mı kalmadı da onların bayrağını satıyon?” diyen Demirsporlu gençleri duyduktan sonra günün nasıl geçeceğini anlamak zor değil. Bir de sorduklarımıza karşılık yukarıdaki yanıtları aldıktan sonra!..

Formalarıyla sloganlar atarak yürüyen Adana Demirlilerin peşine takılıyoruz. Dernekte toplanan gençler kapının önündeki kamyonetin kasasına ellerindeki bayraklar ve zor taşıdıkları pankartlarla sığışmaya çalışıyor. Yaklaşık elli genç, dışarıda kalan iki üç arkadaşları için yer açmak üzereyken dernekten Demirspor formalı, orta yaşlı bir adam çıkıp, kamyonettekilerin yarısını aşağı indiriyor. “Sessiz olun, dikkat çekmeyin!” uyarılarından sonra kamyonetin önünde bekleyen arabaya binip, şoförü Adanasporluların olmadığı sokaklardan stada doğru yönlendirmeye başlıyor. Derneğe birkaç dakikalık mesafedeki stada gidene kadar iki defa arabadan inip kamyonda bayrak sallayarak tezahürat yapan gençleri susturması gerekiyor. Gerginliğinin sebebi sabahın erken saatlerinde çıkan kavgalar.

Demirsporlu gençler stada girip hazırlıklarını yapmaya başladığında biz de mihmandarları Talat’la konuşmaya başlıyoruz. Daha iki cümle kurmamışken yanımıza Adanaspor’un tribün liderlerinden Refik geliyor. Bu buluşmayı maç gününden önce ikisinden de aldığımız sözlere borçluyuz. Onları bir araya getirmenin neden bu kadar zor olduğunu onlar birbirlerine yaklaştıkları anda etrafımızda toplanan güvenlik görevlilerinin sayısı anlatıyor!

Talat daha önce hiç konuşmadıklarını, sadece tribünden atıştıklarını söylüyor. İkisi de maçtan önce yaşanan olaylardan dolayı biraz gergin. İkisinin de ilk cümlesi “Abi ayıp değil mi sizinkilerin yaptığı? Bizimkilere saldırmışlar!” Neyse ki mevzu “Bilemeyiz ki kim ne yaptı” denilerek kapatılıyor!

2008’de oynanan son derbiyi hatırlatmamızla Talat “Biz şampiyon olacağımız için rahattık, Adanaspor’la ilgilenmiyorduk” deyiveriyor. Refik’in karşılığı da hiç gecikmiyor. “Ama ondan sonra şampiyon biz olduk.” Bundan sonrası gülüşmelerle geçen tatlı atışmalar…

Demirspor’un şehir dışında çok daha fazla taraftarının olduğunu, Adana’nın bütün ilçelerinin Adanaspor’u desteklediğini ikisi de kabul ediyor. Talat’ın Adanaspor’la ilgili söylediklerinde Refik savunmaya geçmiyor, Refik konuşurken Talat sırasını bekliyor. “Stada gelirken bizim çocuklardan birine kardeşinden telefon geldi ‘Abi bizimkiler toplandı, sizin yolunuzu kesecekler, dikkat edin’ demiş” diyor Refik. “Düşünsene bir aileden iki takıma da taraftar çıkıyor.” Talat da bundan beş, altı yıl öncesine kadar derbilere Adanasporlu akrabalarıyla gelip statta farklı taraflara geçtiklerini anlatıyor. “Ne olduysa Uzan’ların Adanaspor’u almasıyla oldu. İşin içine para girince ortalık karıştı. Bu statta misafir gibiydik o zaman” diyor. Refik’e kalırsa Adanaspor da böyle olmasını istemiyordu ama kulüp batmak üzereyken yapılabilecek başka bir şey yoktu. “Adımız sermayenin takımına çıktı ama yine eziyet çeken biz olduk. Adanaspor’un kapısına kilit vuruldu.”

“Almanya’da böyle heyecan yok!”

“Vallahi üç geceden beri uyku uyumuyoruz bu maç için” diyor 30 yaşındaki Adanaspor taraftarı Sami Ünaldı. Derbi için Almanya’dan gelen arkadaşı Asaf Badil’le bizi o tanıştırıyor. Asaf için bunu yapmak çok doğal çünkü Almanya’daki hiçbir maç bu derbi kadar heyecanlı değil. Adanaspor’u ne kadar sevdiklerini uzun uzun anlattıktan sonra bizden bir ricaları var: “Tanıdığınız birileri varsa sorar mısınız, yeni stadın şehrin 20 km dışında ne işi varmış!” Konuştuklarımızı duyan çocuklar da haklı olarak isyanda ama her şartta takımlarının yanında olacaklarından da kimsenin şüphesi yok. “Abla bu şehirde kimse bize sahip çıkmıyor” diyor biri.

IMG_4408

“Biz doğmadan önce düşman olmuşlar”

Adana Demirlilerin olduğu tarafta bilet sayılarının fazlalığından dolayı daha çok taraftar var. Bir grup, taraftarlar için hazırlanan müzik albümünün satıldığı noktada toplanmış, şarkıları dinleyip tempo tutuyor. Hemen karşılarında 2010 yılında kulüp için aldığı borçları ödeyemeyip intihar eden eski başkan Bekir Çınar’ın kocaman bir resmi çiziliyor. Resmin yapılışını izlerken her maçın 69’uncu dakikasında onu andıklarını, ona özel pankartlar hazırladıklarını öğreniyoruz. Bu sırada yanımıza küçük bir çocuk gelip boynumuzdaki basın kartlarından Adanaspor’un logosunu karalamamızı istiyor. Sebebini sorduğumuzda “Abilerim beni çağırıyor” diyerek koşmaya başlıyor.

“Bu devletçilerle sosyalistlerin mücadelesidir”

Kalabalığın arasında kadınlar da var; Zeynep Tüfekçi ve İmge Şenal lise öğrencisi iki genç. Demirspor’la ilgili sorulan her soruya cevap verecek kadar takımlarıyla ilgililer. Akşamki maçta sahada nasıl varyasyonlar denenmesi gerektiği konusuna girme eğilimindeler ama bizim istediğimiz derbinin onlara neler hissettirdiğini öğrenmek. “Doğduğumuzdan beri bize onların düşman olduğunu söylediler” diyor Zeynep. İmge için de durum bundan farklı değil. “Biz doğmadan önce birbirlerine düşman olmuşlar. O yüzden sebebini bilmiyoruz.” Konuştuklarımızı dinleyen bir başka taraftar onların sözünü “Bu devletçilerle sosyalistlerin mücadelesidir” diyerek kesiyor.

Maç başlamadan yaklaşık iki saat önce taraftarlarla birlikte biz de stada giriyoruz. Basın tribününde koltuklar bir turuncu, bir lacivert dizilmiş. Yerel basın koltuklara tuttukları takıma göre yerleşiyor. İlk düdüğe 1 buçuk saat kala takımların sahaya çıkmalarıyla sesler bir anda yükseliyor ve maç başlayana kadar karşılıklı atışmalar devam ediyor. Taraftarın sesini kesen tek şey İstiklal Marşı.

Oyun biraz sert geçse de maç kavga gürültü olmadan bitiyor. Formalar değiştiriliyor, futbolcular birbirine sarılıyor. Adanaspor taraftarının maç daha bitmeden çıkarılmasına bozulan Demirliler “Ne olur çıkmayın, biraz dalga geçelim” deseler de birkaç dakika içinde bütün Adanasporlular dışarı alınıyor.

Hilal Gülyurt ( @hilalgulyurt )

Bu yazı FourFourTwo’nın Kasım 2012 sayında yayımlanmıştır.

Ad

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir