ERMAN ÖZGÜR

Teknik adam ile futbolcu arasında yaşanan kavgada kazanan kim olur dersiniz?

Süper Lig’de şu günlerde oynanan futbol ve atılan gol sayısının fazlalığı kadar konuşulan bir başka konu da Kweuke-Hikmet Karaman tartışması oldu. Saha içinde “Penaltıyı kim atacak?” kavgası, Kweuke’nin etrafındaki tüm oyuncuları adeta kovarak atışı kullanmasıyla başladı; penaltıyı gole çevirince yaşadığı sevinçle karışık hocasına olan tepkisiyle devam etti. Hikmet hocanın da “Sonra görüşeceğiz” anlamında karşılık vermesiyle hepimiz maç sonunu skordan daha fazla merak etmeye başladık! Tabii henüz maç bitmemişti. Kweuke’nin belki de penaltı pozisyonundan sonra daha iyi konsantre olarak yoktan var ettiği bir atakta golü atması, açıkçası bana gizliden gizliye büyük keyif verdi! Hoş, oyuncunun golden sonra ağladığını görünce içimin burulduğunu itiraf etmeliyim. Yine de oyuncunun o an için hocasıyla girdiği mücadelede galip geldiğini düşünerek o anın tadını çıkardım. Sanırım yılların birikimi ya da futbol hayatım boyunca yapamadığım şeyleri yapabilen bir oyuncu görünce böyle hissettim. Benim gibi yıllarca futbol oynamış birçok oyuncunun da bu tarz tepkileri defalarca vermek istediği halde veremediğine de bizzat şahit olduğumu anımsadım.

kweuke333

Futbolun en acı gerçeklerinden biri: Kadro dışı kalmak 

Futbolcular arasında Kweuke kadar kendine güvenen, cesaretli oyuncu sayısı yok denecek kadar az. Tabii yanlış anlaşılmasın; bu tartışmada haklı taraf Hikmet hoca çünkü teknik direktörler maç öncesinde penaltı ya da frikikleri kimin atacağını tahtaya yazar ve konu kapanır. Bir oyuncu bu direktiflere uymuyor ve kendi bildiğini okuyorsa bunun bedelini önce soyunma odasında, daha sonra da para cezası ya da kadro dışı kalmaya kadar gidecek zincirleme cezalarla öder. Yani ben bu işten keyif aldım ama bu, Kweuke’nin haklı olduğu anlamına gelmiyor. Yine de işin geneline bakarsak, oyuncuların da haksızlığa uğradığı durumların hocalardan fazla olduğu da bir gerçek. Mesela birçok oyuncunun yaşadığı kadro dışı kalma hadisesi… Bunun kötü performans, disiplinsiz davranışlar, para ödenmediği için isyan çıkarma gibi birçok sebebi var. Tabii zaman zaman da bir oyuncudan kurtulmak adına bu bahanelerden birini uydurup diyalogla yapması gereken işi kılıfına uydurarak yapan teknik direktörlere de rastlıyoruz.

rvp333

Yeni yabancı kuralı sayesinde düzen değişebilir 

İsim zikretmeden küçük bir örnek vereyim. Sezonun başlamasına 20 gün kala antrenman yaparken teknik direktörümüzün beni yanına çağırıp “Tam benim tarzım bir oyuncusun, bu sene çok iyi işler yapacağız” diyerek 15 dakika taktik vermesinin ardından maça iki gün kala, gece saat 1’de gelen bir telefonla kadro dışı kaldığımı öğrenmiştim. Sebebini beni arayan kişi de bilmiyordu çünkü ne ona, ne de bana herhangi bir açıklama yapma gereği duyuldu.

Bu örnek belki kişisel ama birçok oyuncu bu şekilde kadro dışı bırakıldığı için, aslında buna benzeyen hikayeleri defalarca yaşamış futbolcu sayısının bir hayli yüksek olduğunu söyleyebilirim. Nedeniyse çok basit! Yöneticiliği bilmeyen, oyuncuyla yollarını ayırmak istediği zaman bile oyuncuların hakkını vermeden onlardan kurtulmaya çalışan yöneticiler ve futbolun içinden gelmesine rağmen kulüpten yana tavır alan teknik direktörler. Sonuçta futbol hayatı boyunca hemen her oyuncu gibi defalarca haksızlığa uğrayıp sonra Kweuke gibi haksız da olsa hocasına çıkışabilen oyuncuları gıpta ederek izlemek bizim kaderimizde var. Umarım bu kader de bu sezon yürürlüğe giren 14 yabancılı sistemle birlikte yavaş yavaş ortadan kaybolacak çünkü hiçbir yönetici ya da teknik direktör, Türk oyunculara sergilediği tavırları yabancı oyunculara sergileyemez. O zaman şöyle diyelim: “Şimdi onlar düşünsün!”

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir