En uzun maç!

Bir futbol maçının 84 yıl sürdüğünü düşünebiliyor musunuz? 87 Dakika belgeselini izleyince bunun aslında çok daha uzun sürdüğünü anlayacaksınız…

Futbolun dostluk ve barışı sağlama doğrultusunda bir araç olarak kullanılmasına birçok kez tanıklık etmişizdir. 1934’te Bolivya ile Paraguay arasındaki savaş esnasında düzenlenen bir gösteri maçında elde edilen gelirin, savaşta yaralananların tedavisinde kullanılması; Pele’nin oynadığı Santos takımının 1967’de bir dostluk maçı için Nijerya’ya davet edilmesi ve sırf bu karşılaşmanın izlenebilmesi için ülkede 48 saatliğine ateşkes ilan edilmesi; 1997’de ilk kez Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanan İran’da kutlamalara yasak olmasına rağmen kadınların katılması…


Image of stadium in lights and flashes; Shutterstock ID 150445574

Bu hikayelerin bir benzeri de Yunanistan ile Türkiye arasında yaşandı; 1930’da 3. dakikada yoğun yağış nedeniyle kesilen Lailapas-Karşıyaka maçının kalan 87 dakikası, 84 sene sonra Sakız Adası’nda oynandı. Dahası; bu öykünün belgeseli, Bombay’da düzenlenen bir festivalde ödül kazandı.

“Karşıyakalı bir arkadaşın Tribün Dergi forumlarına bu hikayeyi yazmasıyla başladı her şey” diyor belgeselin yönetmeni İlkay Yıldız. “1930 yılındaki maçtan bahsedip, ilgilenmemizi rica etti. Bundan haberim olunca hemen ‘Bu müthiş bir hikaye. Kesinlikle ilgilenmeliyiz’ dedim.

Bu ilham verici olayın yıllar sonra gündeme gelmesinde en büyük pay sahiplerinden biri de, sırf bu maç için Lailapas’ın yeniden kurulmasını sağlayıp kulüpte gönüllü teknik direktörlük yapan Mihalis Kottakis’miş. “2014 başında, Mihalis’in Karşıyaka’yı ziyaret edişinden birkaç gün sonra sürece dahil olduk” diyor Yıldız. “Sakız Adası’ndaki arkadaşımın yardımıyla ona ulaştık ve bu hikayeyi nasıl ele alabileceğimizi konuştuk. Biz öğrendiğimizde, maç yapma fikri henüz oluşum aşamasındaydı. Tarih belli değildi ama iki taraf tekrar buluşmayı düşünüyordu.”

87 dakika44

Dile kolay, 84 sene önce oynanmış ve sadece 3 dakika sürmüş bir karşılaşmayla ilgili bırakın belgesel çekmek, o karşılaşmadan bahsetmek bile neredeyse mümkün değil! Yıldız ve ekibi de çaresizlik içinde ama büyük bir kararlılıkla arayışlarını sürdürmüş. “Elimizde yeterli arşiv yoktu; maçta kimin oynadığını bile bilmiyorduk. Gazetelerde o maçla ilgili bir sürü habere rastladık ama hiçbirinde maçın kadroları geçmiyordu.”

Devam eden süreçte yoğun bir arşiv çalışmasına girişen ekip, yaklaşık altı ay metin yazımı, çeviriler, montaj, animasyon ve yazışmaları içeren yoğun bir mesai yapmış. Peki yorucu geçen çalışmalar sonrası ortaya çıkan esere dair ilk tepkiler nasıldı?

“Belgeselin ilk gösterimi Tuzla Mübadele Derneği’nde yapıldı ve yoğun bir ilgi gördü” diyor Yıldız, emeğinin karşılığını almış olmanın gururuyla. “Hatta futbolla ilgilenmeyenler bile çok beğendi çünkü ortada bir kavuşma hikayesi vardı. Daha sonra İzmir’de Dünya Karşıyakalılar Günü’nde, Anayasa Meydanı’na kurulan dev ekranda binlerce insan bunu izleme şansı buldu.

87 dakika22

Gelelim Bombay’daki festivale… 84 sene arayla oynanan bir futbol maçının öyküsünü dünyanın öbür ucundaki bir organizasyona yollamak akıllarına nasıl gelmişti? “Uzakdoğu’daki insanlar futbola ve bu tür öykülere çok uzak. Bunu düşünerek belgeseli gönderdik. Ödül almak bizi çok mutlu etti; Hindistan’da bir grup insanın, sabahın 6’sında bizim yaptığımız bir işi izlemesi inanılmaz bir şey.”

Bu işi kesinlikle para kazanmak için yapmadığını söyleyen Yıldız, belgeselin oluşumunda en büyük desteği de arkadaş çevresinden görmüş. Belki arkalarında bir sponsor ya da maddi destek yoktu ancak yetenekli arkadaşları vardı!

“Bu işi kendi cebimizden para harcayarak yaptık çünkü buna değeceğini düşündük. Zaten bizden isteyene belgeseli gönderiyoruz. Hatta dileyen YouTube’da izleyebilir.

87 dakika11

Bu, Yıldız’ın ilk belgesel deneyimi ve ortaya çıkan yapıttan bir hayli memnun. Futbolun birleştirici gücünü beyaz perdeye yansıttığı için tüm futbolseverler adına kendisine teşekkür ediyoruz ama tabii her şey bununla bitmiyor. Küçük bir çocuk heyecanıyla ellerimizi ovuşturarak, bunun devamının gelip gelmeyeceğini soruyoruz. “Bu tür bir hikayeye denk gelirsek neden olmasın? Türkiye’nin dört bir yerinde böyle öyküler var ama biz galiba olaylara o açıdan bakmayı unuttuk. Eminim bugün Anadolu’ya gitsek çok güzel şeyler dinleyebiliriz.”

O zaman şimdiden çalışmalara başlayalım!

Ödüllü belgesel 87 Dakika’yı buradan izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=V6FpPgbdn6o

Yazı Recep Özerin

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir