“Türk futbolunda devrim yapacağız!”

Futbolcularıyla birlikte İngilizce dersi alıyor, kamp hayatı yaşıyor, Alman takımlarından antrenman metotları öğreniyor… Altınordu teknik direktörü Hüseyin Eroğlu, takımıyla Süper Lig’e hazırlanıyor!

Altınordu’yu 3. Lig’de ve 2. Lig’de şampiyon yaptınız; bunlardan öncesi de var. Kaç yıldan beri buradasınız?
Aslında dokuz yıl oldu ama bunun bir kısmı ekip olarak ayrılmadan önce Bucaspor’da geçti. Orada Süper Lig’de yardımcılık da dahil olmak üzere çeşitli görevler aldım. Bir antrenör için, çalışmaya altyapıdan başlamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Daha ziyade yetiştirdiğimiz futbolcularla ön plana çıksak da Altınordu’da bir taraftan antrenör de yetişiyor. Biz de ekibimle birlikte gelişmeye devam ediyoruz.

Kuşadası’ndaki tesisleriniz sürekli bir kamp ortamı gibi. Siz de futbolcularla birlikte orada mı kalıyorsunuz?
Bekar futbolcularımızın tamamı orada kalıyor, ben de yanlarında oluyorum. Kuşadası güzel bir yer olduğu için bize pek kamp gibi gelmiyor. Akşamları hep birlikte oluyoruz. Birçok fikir o sohbetlerden çıkıyor. Birlikte haftada iki gün İngilizce dersi alıyoruz.

Uzun zamandır yaptığınız yatırımlarla ve farklı çalışmalarla herkesin takdirini topladınız. Sizden nasıl programlar uyguladığınızı öğrenmek isteyen kulüpler oluyor mu?
Tebrik eden çok oluyor. Herkes ne yaptığımızı merak ediyor ama daha soran çıkmadı. Sadece İskenderun’daki yerel takımlardan biri çalışma programlarımızı istedi. Bir kulübe bizim yaptıklarımızı yapıp beş sene sonra sonuç almaya başlayacağını söylediğiniz anda işler değişir. Kulüpler daha çok günü kurtarma peşinde.

altinordu-da-ikinci-devre-hazirliklari-5516030_4694_o

Geleceği kurtarmak için hangi kulüplerle ortak çalışmalar yürütüyorsunuz?
Oyuncu karakterleri açısından en yakın olduğumuz ülke İspanya ama Almanya’da uygulanan metotlar da bizim için çok verimli oluyor. Almanya’da birçok kulüple iş birliği halindeyiz. Dönem dönem yardımcılarımla birlikte gidip kulüplerde incelemeler yapıp kendimize uyarlıyoruz. İdman metotlarımızı bu şekilde oluşturduk.

Bundesliga takımlarını inceledikten sonra dönüp 1. Lig’de uygulama yapmaya çalışmak zor değil mi?
1. Lig gerçekten çok zor çünkü takımlar rakibi oynatmamak için sahaya çıkıyor. Fiziki mücadeleye dayalı çok sert bir oyun var. Bizimse amacımız pasa dayalı modern futbol oynamak. Rakiplerimizin bütçelerinin yüksekliği de sorunlardan biri. Tecrübeliler ve tecrübeli futbolculara sahipler. Biz yapımızı korumak için genç futbolcularımızın arasına transfer yapsak da yine gençleri yerleştiriyoruz, böyle olunca da daha sabırlı davranmamız gerekiyor.

Takımın yaş ortalamasının düşük olmasından dolayı sorun yaşadığınız oluyor mu?
Ligin genel havasından dolayı rakiplerimiz ilk aşamada sert oynayıp bizi sindirmeye çalışıyor ama geçen yıla kıyasla çok daha iyiyiz. Yaşayarak öğreniyoruz. Kadromuzu tek tek inceleyenler “Bu çocuklar bu ligde nasıl oynuyor?” diye şaşırsa da futbol bir takım oyunu. Her futbolcu üzerinde ayrı ayrı çalıştığımız için bu kadar vakit ayırmamız gerekiyor. Her futbolcumuzun kendi eşiğinin üzerine çıkabilmesi için kişiye özel programlar hazırlıyoruz.

Futbolcularınıza nasıl kurallar koyuyorsunuz?
Katı kurallarımız yok ama “Şunu şöyle yaparsan daha doğru olur” dediğimiz çok şey var. Disiplin sertlikle sağlanmıyor. Benim için bir takıma sahip olmak onları sadece futbol için antrene etmek anlamına gelmiyor. Hayat konusunda doğru yönlendirmeye çalışıyorum ama yaşları henüz çok küçük olduğu için bazı şeyleri yaşamadan anlamıyorlar. Kaybettiğim çocuklarımıza çok üzülüyorum. Takımdan ayrılması gereken futbolcularımdan biri “Futbolcu olalım diye elinizden geleni yaptınız, biz futbolcu olamadık ama siz teknik direktör oldunuz” dedi, çok duygulandım.

Kulübündeki tüm futbolcuların isimlerini ve teknik özelliklerini ezbere bilen
Seyit Mehmet Özkan gibi bir başkanla çalışmak zor değil mi?
O kadar çok çalışıyor ki araba yolculuklarında uyuduğu uykuyu bile kâr sayıyor! 2009 yılında 96 doğumlu takımımız Kütahya’da Türkiye finalleri oynayacaktı. Normalde o maça gitmem gerekirdi ama gidemedim. Bana bir mesaj atıp “Şampiyon olduk hocam, haberin olsun” yazmış. Bana bundan altı yıl önce, yani daha 2. Lig’de bile değilken, “Gelecekte Süper Lig hocası olacaksın, maça nasıl gelmezsin?” dedi. Çok utanmıştım ama bir taraftan da ne kadar uzun vadeli planlar yaptığını anladım.

93128

Gelecekle ilgili nasıl hayalleriniz var?
3. Lig’den hızlıca 1. Lig’e yükseldik. Tabii ki Süper Lig’i ve Avrupa kupalarına gidebilmeyi hedefliyoruz. Önceliğimiz uluslararası düzeyde futbolcu yetiştirmek. Bunun için takımlarımızı yurt dışındaki turnuvalara gönderiyoruz, düzenlediğimiz turnuvalara onları davet ediyoruz. Öz kaynağımızla devam edip bunları başardığımız zaman Türk futbolunda bir devrim gerçekleştirmiş olacağız. Bu yatırımlar boşuna yapılmadı. Avrupa’da birçok futbolcumuz takımdan önce bizi temsil etmeye başlayacak.

Röportaj Hilal Gülyurt

Yorumlar

yorumlar

Ad

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın