Modern futbolu icat eden teknik adamlar

Marcelo_BielsaMarcelo Bielsa
MODERN PRESİN MUCİDİ
Pek az isim günümüz teknik adamlarına Marcelo Bielsa kadar ilham vermiştir. Onunla ilgili “Şu an gezegenin en iyi hocası” diyordu 2012’de Pep Guardiola. Bu sıfata rağmen CV’sinde fazla başarı olduğu söylenemez; Newell’s Old Boys’ta birkaç kupa, bir tane Velez Sarsfield’da, Arjantin’le 2004 Olimpiyatları’nda kazandığı bir altın madalya, hepsi bu!

Bielsa’yı tanrı katına yükselten esas konu, çalıştırdığı takımların oynadığı oyun. 3-3-3-1 formatıyla sahaya dizilen öğrencileri, 90 dakika boyunca rakibe pres yaparak göze hoş gelen bir hücum oyunu oynar ve bu anlayış, kendisinden sonra gelen Diego Simeone, Tata Martino, Jorge Sampaoli, Mauricio Pochettino gibi birçok teknik adam için ilham kaynağı olmuştur. Elbette Bielsa’dan önce de takımlar pres yapardı ancak hiç kimse bunu onun kadar agresif ve ısrarcı uygulatmadı. “Savunma anlayışım basit: Sürekli koşmak!” diyordu Arjantinli, kendi stilini anlatırken.

Pres taktiğini maçların oynanacağı sahanın ölçülerine göre ayarlamasıyla ünlü Bielsa, son olarak görev yaptığı Marsilya’da bekleneni veremeyince istifa etmek zorunda kalmıştı. Ne var ki Şili Milli Takımı’nın Copa America’da elde ettiği başarının, 2011’de görevi bıraktıktan sonra yerine gelen teknik adamların onun taktiğini devam ettirmesi sonucu ortaya çıktı söylenebilir. Onun futbol üzerinde yarattığı etkiyi anlamak için kupa sayısından çok daha ötesini görmek şart!

İZİNDEN GİDENLER
Diego Simeone

***

Brian_CloughBrian Clough
MOTİVASYON USTASI
Clough’ın motivasyon yeteneğinden en ufak bir şüphe duyan herhangi birine rastlarsanız onu derhal tımarhaneye kapatın! Evet, belki Temmuz 1974’te Leeds’te göreve gelir gelmez ilk iş olarak oyunculara madalyalarını çöpe atmalarını söylemiş ve 44 gün sonra kovulmuş olabilir. Yine de birlikte çalıştığı oyuncuların onun için ölümü göze alabileceği gerçeğini göz ardı etmemek gerek!

Mizah, zeka, yaramazlık ve tecrübeyi aynı potada eritmeyi başaran Clough, birçok teknik adamın kullandığı klişe metotlardan itinayla uzak durdu. Her zaman beklenmedik hareketler yaptı, sürpriz cümleler sarf etti. Forest taraftarına suda yürüyebileceğini söyledi ve onlar da onu sırf bu çılgınlığı sayesinde el üstünde tuttu. Sonuç mu? Bir lig şampiyonluğu, iki de Şampiyon Kulüpler Kupası zaferi!

Clough, bir takımı nasıl başarıya ulaştıracağını biliyordu ve sorunlu oyuncuları oynatmaktan çekinmedi. Motivasyon becerisi sayesinde, kapasitesinin altında kalmış birçok yıldızdan verim almayı başardı. “Ona inanırsanız birlikte çalışması çok keyifli biri” diyordu, bir dönem Forest forması giyen John McGovern. “En doğru zamanda en doğru kelimeleri kullanırdı ve herhangi bir konuda haksız olduğunu görmedim.”

İZİNDEN GİDENLER
Jose Mourinho

***

Matt_BusbyMatt Busby
HANEDAN YARATICI
Menajerlerin görevde kalma sürelerinin iyice kısaldığı günümüz futbolunda, Matt Busby’nin 1945-1969 arası Old Trafford’da yaptığını tekrarlamak çok zor. O dönem menajerler oyuncu transferleriyle fazla ilgilenmezdi ancak Busby, göreve geldiği ilk günden itibaren sadece transferleri değil, kulübün her şeyini kontrol etmeye başladı. O 24 yıllık maceranın sonucunda da ortaya unutulmaz bir hanedan çıktı!

Busby’nin ikna kabiliyeti, birçok genç oyuncunun Old Trafford’a gelmesini sağlarken, eğitici yapısı sayesinde her bir oyuncunun seviye atlamasına ve United’ı başarıya ulaştırmasına yardım etti. Uzun vadeli planlar yaparak, son kupasını 1911’de kazanmış bir kulübe birbirinden güçlü üç takım hediye etmeyi başardı: 1948’te FA Cup’ı kazanan takım, 1950’lerdeki Busby’nin Bebekleri ve Münih’teki uçak kazası sonrası oluşturduğu, 1968’te Avrupa şampiyonu olan kadro.

Sahip olduğu vizyonu özetlemek için de şu örneği vermek yeterli: 1956’da İngiltere Futbol Birliği’ne karşı gelerek Manchester United’ın Şampiyon Kulüpler Kupası’nda mücadele eden ilk İngiliz takımı olmasına karar verdi. İşte bu hareketi, futbolun kaderini kökünden değiştirdi.

İZİNDEN GİDENLER
Alex Ferguson

***

Sport/Football. 3rd April 1962. Bela Gutman the Hungarian born Coach of Portuguese champions Benfica who are to play Tottenham Hotspur in the 2nd leg Semi-Final of the European Cup at White Hart Lane.Bela Guttmann
ORİJİNAL “SPECIAL ONE”
Jose Mourinho daha ortalarda yokken Guttmann “Kupa nasıl kazanılır?” dersleri veriyordu! Hatta Portekizli’nin şiar edindiği “Üçüncü sezon en kritiğidir!” mottosunun mucidi bile oydu. Macar teknik adamın ilk lig zaferi, 1939’da Ujpest’in başındayken geldi ama çok geçmeden ülkesinden ayrılıp Romanya’ya gitti ve maaşını para yerine sebze olarak almayı tercih ettiği Ciocanul Bükreş’in başına geçti. Kısa süre sonra bir yöneticinin kadro seçimine karışması üzerine istifa ederek eski kulübe döndü ama orada da Ferenç Puşkaş’la sorunlar yaşayınca görevi bıraktı.

Milan’ı Serie A şampiyonu yaptıktan sonra yöneticilerle tartışınca koltuğundan ayrılmak zorunda kaldı. Bu deneyimden sonra gittiği her kulüpte takımı lig lideriyken kovulmasını önleyen anlaşmalar yaptı.

Portekiz’e gidip önce Porto’yu şampiyon yaptı, ardından Benfica’nın başına geçip Eusebio’lu kadroyu 1961 ve 1962’de Şampiyon Kulüpler Kupası’nda zirveye taşıdı. Benfica’daki üçüncü sezonunun sonunda maaşına zam yapılmasına rağmen bu teklifi reddederek istifa etti ve unutulmaz “100 yıl geçse de Benfica bir daha Avrupa şampiyonu olamayacak!” sözünü etti. O seneden bu yana sekiz kez finale çıkan Portekiz ekibi, her defasında sahadan boynu bükük ayrılmak zorunda kaldı.

İZİNDEN GİDENLER
Jose Mourinho

***

Fred PenFred-Pentlandtland
TIKI-TAKA’YI YARATAN ADAM

Pentland’ın kariyeri Small Health’te başlayıp Barrow’da sonlanmış olabilir ancak arada geçen 15 senede İspanyol futbolunu tamamen değiştirdi. Oyunculuğunda İngiltere Milli Takımı formasını beş kez giyen Pentland, teknik adamlık kariyerine şanssız bir başlangıç yaptı. 1914’te Almanya Olimpik Milli Takımı’nın başına geçti ancak Birinci Dünya Savaşı patlak verdi. Berlin’deki bir toplama kampında futbol birliğinin başına getirildi ve daha sonra İspanya’ya taşıyacağı ideolojiyi oluşturmaya başladı.

1920’de Racing Santander teknik direktörlüğüne getirilen Pentland, birçok İspanyol takımının 2-3-5 formasyonuyla uzun top oynadığı dönemde 2-5-3 şablonunu yerleştirerek kısa paslı bir oyun anlayışını uygulatmasıyla dikkat çekti. Daha sonra iki kez Athletic’i çalıştırdı ve tarihlerindeki ilk iki lig şampiyonluğunu kazandırdı.

Pentland’ın çalıştırdığı Athletic, 1931’de Barcelona’yı 12-1 yenerek Katalanlara tarihlerindeki en ağır mağlubiyet tattırdı. Takip eden süreçte Camp Nou’da sıklıkla izlediğimiz kısa pasa dayalı tiki-taka taktiğinin tohumları o dönemde atılmış oldu. İspanyollar bu adama çok şey borçlu!

İZİNDEN GİDENLER
Pep Guardiola

***

Soccer - Football League Division One - ArsenalHerbert  Chapman
HER ŞEYİ YAPMAK İSTEYEN ADAM (TAKIMI SEÇMEK DE DAHİL!)

Çılgın profesörlerden bile daha ilginç fikirlere sahip olmasıyla tanınan Chapman, İngiliz spor tarihinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilir. Hatta birçokları onu “Futbolun Shakespeare’i” olarak görür.

Northampton Town, Leeds City, Huddersfield Town ve Arsenal’de görev yapan Chapman, 55 yaşında hayata gözlerini yumana dek birçok yeniliğe imza attı. Bunların en önemlisi, yöneticilere gidip ilk 11’de sahaya çıkacak isimleri kendisinin seçmesi gerektiğini söylemesiydi. Şimdi kulağa garip geliyor olabilir ancak 1963’e kadar İngiltere Milli Takımı kadrosunu federasyon yetkilileri belirliyordu.

Hepsi bununla sınırlı değil! Bir dönem fazlasıyla rağbet gören WM (3-2-2-3)formasyonunun mucidi olarak kabul edilen Chapman, Arsenal’in başındayken rezerv takıma da aynı sistemi uygulatır ve bu sayede alttan gelen genç oyuncuların A takıma adaptasyon sürecini kısaltırdı. Bunların yanı sıra, taktik tahtasını ilk kullanan menajer de oydu. Ayrıca kondisyon çalışmalarının önemine dikkat çekerken, alkol alan
ya da sigara içen oyuncuları kadroya almayarak disiplin konusunda ne kadar hassas olduğunu da ortaya koyuyordu. Maçların beyaz toplarla oynanması
ve formalara numara konması fikirleri de Chapman’a aitti. Gerçek bir dahi!

İZİNDEN GİDENLER
Jimmy Hill

***

Rinus MichelsRinus_Michels
TOTAL FUTBOLUN KRALI

İngiliz Jack Reynolds ve Vic Buckingham, Ajax’ı çalıştırdıkları dönemlerde total futbolun tohumlarını ekmiş olabilir ama bu anlayışı ilk olarak eski talebeleri Michels somut hale getirdi. 1965’te Buckingham’ın yerine göreve gelen Michels’ten ilk istenen, takımı küme düşme potasından uzak tutmasıydı. O sene Ajax şampiyon oldu!

Michels’in antrenman metotları, eski teknik adamların aksine topa sahip olmaya yönelikti ve bu sayede son derece akıcı, oyuncuların sürekli yer değiştirdiği ve 90 dakika hücumu düşünen bir anlayış ortaya çıktı. O Ajax’ta savunmacılar hücuma çıkıyor, hücumcular savunma yapıyordu. Altı senede dört lig şampiyonluğu yaşayan Hollanda ekibi, 1971’de ilk Şampiyon Kulüpler Kupası’nı müzesine götürürken Michels’in yeni rotası Barcelona oldu.

“Total futbol” etiketi ilk olarak 1974 Dünya Kupası’nda kullanılırken, Hollanda Milli Takımı’nın başında finale çıkan Michels; Euro 88’de bir kez daha göreve gelip takımı Avrupa şampiyonu yapmayı başardı.

İZİNDEN GİDENLER
Johan Cruyff

***

Valeriy_LobanovskyiValeriy Lobanovski
İSTATİSTİKÇİ
Andriy Şevçenko’nun 2003 Şampiyonlar Ligi finalinde Milan’a kupayı getiren penaltıyı gole çevirdikten sonra ziyaret etmek istediği tek bir yer vardı. Maçtan kısa süre sonra uçağa atlayıp Kiev’e gitti ve kupayı Valeriy Lobanovski’nin heykelinin yanına koydu. “En büyük hayali buydu” diyordu Ukraynalı golcü, Dinamo Kiev’de birlikte çalıştıkları hocasını anarken. “Belki artık aramızda değil ama bu kupayı onun için kazandım.”

Lobanovski’nin heykeli, emsallerinin aksine ayakta durmuyor; bir bankta oturmuş, derin düşüncelere dalmış, bir şeyleri analiz eder gibi bir yüz ifadesine bürünmüş şekilde hayata geçirilmiş. Yani 1969-2001 yılları arasındaki teknik direktörlük kariyerinde onu defalarca gördüğümüz vaziyette… Hiç kimse futbola onun gibi yaklaşmadı. Analize o kadar önem verirdi ki, rakiplere yönelik raporları en ince ayrıntısına kadar bilgisayara aktarıp, gittiği her yerde yanında taşırdı.

“Futbol oynadığım dönemde oyunculara yönelik değerlendirme yapmak çok zordu” diyordu Lobanovski. “Video yok, scouting yok, sağlıklı analiz için yeterli yöntem yok… Fakat şimdi her oyuncu ertesi sabah performansının detaylı bir şekilde önüne geleceğini biliyor. Mesela bir orta saha oyuncusu maç içinde 60 teknik ve taktik hareket yapmışsa görevini yerine getirmemiş demektir çünkü bu sayı en az 100 olmalı.”

Lobanovski, SSCB Milli Takımı’nı Euro 88 finaline çıkararak ülkesine uluslararası arenada hizmet etmeyi de başarmış bir teknik adamdı. Kulüp seviyesinde kazandığı 12 lig şampiyonluğu ve iki Kupa Galipleri Kupası da CV’sini parlatan başarılar olarak göze çarpıyor. 

İZİNDEN GİDENLER
Sam Allardyce

***

From the Aston Villa ArchiveFormer ManagerJimmy HoganJimmy Hogan
MACARLARA İLHAM VEREN ADAM

Farklı kültürler keşfetmeyi seven Hogan, birkaç milli takımı direkt etkilemiş bir teknik adamdı. En büyük etkisinin, Ferenç Puşkaş’ın sırtladığı Macaristan’ın oynadığı ofansif oyunda görülebileceğini söylemek yanlış olmaz.

Wembley’de İngiltere’yi 6-3’le çimlere gömen Macaristan’da federasyon başkanının karşılaşma sonrası yaptığı açıklama her şeyi özetliyor: “Bildiğimiz her şeyi Jimmy Hogan’dan öğrendik.” Hogan o dönem çoktan emekli olmuştu ancak Macarlar, bıraktığı mirasın üzerine koyarak devam etti. MTK’yı çalıştırırken uygulattığı süratli, akışkan ve kısa paslara dayalı anlayış, ülke futbolunun en önemli simgesi haline gelmişti.

1910’da gittiği Hollanda’da yaptığı bir konuşma, Portakallar’a yeni bir bakış açısı kazandırırken; Almanya’da geçirdiği kısa sürede de ülke futbolunda ciddi iz bırakmayı başardı. Hatta 1974’teki ölümü sonrası Almanya Futbol Federasyonu’ndan oğluna yollanan mektupta Hogan’dan “Almanya’daki modern futbolun babası” olarak bahsediliyordu.

İZİNDEN GİDENLER
Gusztav Sebes

***

MiguelSoccer - Real Madrid Training - Selhurst Park Munoz
HEM İYİ OYUNCU, HEM İYİ TEKNİK ADAM

Real Madrid formasıyla üç kez Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazandınız. Bu başarıyı nasıl gölgeleyebilirsiniz? Tabii ki takımın başına geçip, bu kupayı iki kere daha kazanarak! 1948’de Real orta sahasında mücadele etmeye başlayan Munoz, kulübün ilk üç Avrupa kupasında en önemli isimlerinden biriydi. Futbolu bıraktıktan sonra kısa bir süre rezerv takımı çalıştırdı ve 1959’da A takımın başına geçti.

Yetenekli ama yaşlanmış bir kadro devralan Munoz, yaptığı devrim sonrası 15 yıl kaldığı görevde dokuz La Liga şampiyonluğu yaşamayı başardı. İlk senesinde Eintracht Frankfurt’u 7-3 yenerek Şampiyon Kulüpler Kupası’nı müzesine götürdü. 1966’daki finalde Partizan’ı geri düşmelerine rağmen yendikleri karşılaşma ise Munoz için tarihin en iyi performanslarından biriydi.

Munoz, Şampiyon Kulüpler Kupası’nı oyuncu ve teknik adam olarak kazanan ilk isim olurken, yeşil sahada elde edilen yeteneklerin yedek kulübesine de taşınabildiğini ispatlayan adam olarak tarihteki yerini aldı.

İZİNDEN GİDENLER
Kenny Dalglish

***

Italian Soccer - Serie A - Inter MilanHelenio Herrera
CATENACCIO’NUN BABASI

İlk “yıldız teknik adam” olarak kabul edilen Herrera, spot ışıklarının oyunculardan yedek kulübesine dönmesini sağlayan isim olarak hatırlanıyor. Bunu, catenaccio anlayışını acımasızca uygulamasına borçlu!

Libero mevkisini Fransa’da oynarken kendisinin icat ettiğini öne sürse de buna itiraz edenlerin sayısı bir hayli fazla. Kimsenin itiraz etmediği ise; Atletico Madrid, Sevilla ve Barcelona’nın ardından devraldığı Inter’i üç kez Serie A’nın zirvesine çıkarıp, üst üste iki Şampiyon Kulüpler Kupası kazandırmış olması!

Catenaccio, aslında 1950’lerde Padova’yı çalıştıran Nereo Rocco tarafından ortaya atıldı ancak kusursuzlaştırılmasını ve başarıya götüren en önemli araç olarak kabul edilmesini Herrera sağladı. Orta sahadan bir oyuncusunu alıp savunmanın arkasında libero olarak kullanan Herrera, bu katı anlayışıyla Inter’i futbol tarihinin en güçlü takımı yaptı.

İZİNDEN GİDENLER
Giovanni Trapattoni

***

Bill_Shankly-ABill Shankly
AKIL OYUNLARI UZMANI
Shankly, Manchester United tarihinin en iyi oyuncusu Bobby Charlton’ı Anfield’da oynayacakları karşılaşma öncesi “Seni gördüğüme sevindim evlat” sözleriyle karşılamıştı. “İyi misin? Biraz hasta gibisin” diye de devam etmişti. “Hasta mı? Gerçekten hasta gibi mi gözüküyorum?” diye karşılık verdi Charlton. “Rengin solmuş gibi. Bence bir doktora görün!” Kısa bir süre sonra Matt Busby, United’lı oyunculara kötü haberi veriyordu: Charlton aniden hastalanınca kadrodan çıkarıldı!

Shankly, Liverpool’un başında üç lig zaferi yaşarken, karşılaştıkları her rakibi ezebilecek bir takım yaratmıştı. Maçlardan önce rakipleri analiz ettikleri özel odanın bu başarıda büyük rolü vardı. Aynı şekilde Shankly’nin rakipleri zihinsel olarak alt etmek için kullandığı özel taktiklerin de…

İskoç menajer, Liverpool’un maçlara kırmızı forma-şort-çorap takımıyla çıkmasını sağladı çünkü ona göre bu renk, oyuncuları sahada daha uzun gösteriyordu! Ayrıca Anfield Road’daki meşhur “Burası Anfield” tabelasını koydurtan isim de kendisiydi.

United’la iç sahada oynanacak bir diğer karşılaşma öncesi konuk oyuncuları elinde turuncu kartlarla karşılamıştı. “Elimdeki kartlarda gol atacağınız dakikalar yazıyor. Bakmak ister misiniz?” diyen Shankly, üzerlerinde “Hiçbir zaman!” yazan kartları tek tek United oyuncularına verdi. Maçı Liverpool’un 2-0 kazanması hiç kimse için sürpriz olmadı!

İZİNDEN GİDENLER
Alex Ferguson

Yazı Chris Flanagan ve Nick Moore    İllüstrasyonlar Sergio Ingravalle

Yorumlar

yorumlar

Ad

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın