Sahtekâr imparatorun itirafları

Profesyonel futbolcu olmasına rağmen 20 yıl topa ayağını sürmeden dünyayı dolaştı. FFT; hocalarını, takım arkadaşlarını ve taraftarları kandırmak için her şeyi yapan sahtekârı sunar…

Birazdan okuyacağınız, Hollywood filmlerine konu olacak kadar inanılmaz bir hikâye. Tabii ne kadarının yaşanmış olduğunu tek bir kişi biliyor. O kişi Carlos Henrique, yani İmparator. 24 yıl boyunca profesyonel futbolculuk yapan Brezilyalı, ülkesinde Botafogo ve Fluminense gibi takımların yanı sıra Meksika, ABD ve Fransa’da da birçok kulüpte forma giydi. Dönemin en büyük oyuncularıyla arkadaşlık yaptı ve futbol topuna vurmaktan itinayla kaçındı!

Carlos Henrique Kaiser, Brazilian soccer Forest Gump.
İmparator’la America takımında birlikte forma giyen Mauricio de Oliveira Anastacio, “Tek isteği bu görkemli hayatı yaşamaktı” diyor. “Bir futbolcu olarak anılmak, tüm bu şaşaalı sahnenin bir parçası olmak ve bunu yaparken sorumluluk almamak istiyordu.” Ve yoğun uğraşlar sonucu bunu başardı.
Şu anda eğitmen olarak çalıştığı Rio’daki spor salonunda bizi karşılarken güneş gözlüklerinin altından kurnazca gülüyor ve hikâyesini anlatmaya başlıyor. “Şaka değil; bir kez bile topa dokunmadım” diyor Brezilyalı. “Çünkü futbol oynamak istemiyordum.”

“Sadece eğlenmek istiyordum. Profesyonel olma hedefim yoktu”

Carlos Henrique, 2 Temmuz 1963 günü Porto Alegre’de dünyaya geldi. Daha doğrusu o böyle olduğunu söylüyor! Lakabını da Almanların efsane oyuncusu Franz Beckenbauer’den esinlenerek almış. Fluminense’de birlikte oynadığı Marcio Meira, ona kısaca Brezilya futbolunun “171”i diyor. Bu sayı, dolandırıcılık sebebiyle ceza almış insanlara hapishanelerde verilen numarayı simgeliyor. “Bence onu en iyi anlatan sayı bu” diyor Meira. “İnsanları nasıl ikna edeceğini çok iyi biliyor. Sizinle konuşurken cüzdanınızı bile çalabilir!”
İmparator şu an 48 yaşında ve kadın vücut geliştirmecilere eğitim veriyor. Dikkatli baktığınızda oldukça karizmatik bir duruşa sahip olduğunu görebiliyorsunuz. Salona giren herkes onu selamlıyor ve yanına geliyor. O da bu ilgiye aynı şekilde karşılık veriyor. Kısacası burada herkes onu seviyor.

Carlos Henrique Kaiser, Brazilian soccer Forest Gump.
Carlos kendisini evlatlık edinmiş bir ailede yetişmiş. Büyürken etrafında annesi, aşçısı ve bir asansör şirketinde çalışan babası varmış. O da birçok çocuk gibi günlerini sokakta futbol oynayarak geçirmiş. “Sadece eğlenmek istiyordum ve profesyonel olmak gibi bir hedefim yoktu. Zamanımı futbol oynayarak, kitap okuyarak ve ders çalışarak geçiriyordum.”
10 yaşındayken bir Botafogo scout’u ondaki yeteneği keşfetti. Ailesi bir oyuncu menajeriyle anlaştı ve o günden itibaren Brezilya kulübünün altyapı tesislerinde yaşamaya başladı. “Ailem beni futbol oynamaya zorluyordu ama ben istemiyordum. Futbolcu olursam zengin olacağımızı düşünüyorlar ve beni bir kurtuluş yolu olarak görüyorlardı.”
Annesi ve babası, o 13 ve 16 yaşındayken vefat etti. Daha sonra Meksika’nın Pueblo kulübüyle sözleşme imzaladı. “Benim çok iyi bir futbolcu olduğumu düşünüyorlardı. Güçlüydüm ve sert şutlar çekebiliyordum.”
Ancak Carlos, Meksika’ya pek alışamadı. Yemekleri beğenmemişti ve futbol oynamaktan nefret ediyordu. Birkaç hazırlık maçında forma giydi ve söylediğine göre serbest vuruştan bir de gol attı. Ancak “Çakma İmparator” kurtuluş yolunu çoktan bulmuştu. Bir antrenmanda şut çektikten sonra yalandan kendini yere attı ve bacağını tutmaya başladı. “Buna rağmen bana inanmadılar ve ısrarla oynamamı istediler. Onlara sakatlandığımı söyledim ancak nedense beni dinlemediler.”
Carlos’un bu sakatlığı (!) kariyerinin geri kalanında da yakasını bırakmadı. Onu transfer eden bütün kulüpler, Brezilyalı oyuncunun sakatlığını atlatacağı günü iple çekti. Hiçbir yönetici ya da teknik adam, bir dolandırıcıyı transfer ettiğini itiraf etmek istemiyordu. “Herkes bir gün oynayacağımı düşünüyordu. Bir keresinde maçtan önce ısınmaya çıktığımda yöneticisinden teknik direktörüne, herkes heyecanlanmıştı. Peki ben ne yaptım? Isınırken sakatlandım!”

Carlos Henrique Kaiser, Brazilian soccer Forest Gump.
Bu taktik sadece bir kere işe yaramadı. Rio ekiplerinden Bangu forması giyerken bir maçta yedek kulübesindeydi. Bitime sekiz dakika kala takımı 2–0 yenik durumdaydı ve hocası, bir gece önce sabaha karşı diskoda onu maçta oynatmayacağına dair söz vermişti. Ancak bir anda kulübün sahibi Castor de Andrade’den gelen mesaj ortalığı karıştırdı. Büyük patron, İmparator’u sahada görmek istiyordu. Carlos, elini çabuk tutup bir plan yapmak zorundaydı.
“Isınırken arkadaki tribünde bulunan birkaç taraftarın bana bağırdığını fark etim. O an aklıma bir fikir geldi. Hemen tribüne çıktım ve taraftarla kavga etmeye başladım. Hakem de bana kırmızı kart gösterdi.” Maçın ardından soyunma odasına gelen De Andrade, sinirden çılgına dönmüştü. Ancak Carlos, bu durumu da düşünüp savunmasını hazırlamıştı. Başkana onu 13 yaşında kaybettiği babası gibi gördüğünü, tribündekilerin ona küfürler yağdırdığını fark ettiğini ve buna dayanamayıp kendini kaybettiğini söyledi. Bunu duyan başkanın bütün siniri kayboldu. “Gözleri doldu ve bana sarıldı. Ertesi gün yeni sözleşmem hazırdı.”
Castor de Andrade yaklaşık 15 yıl önce vefat etti ancak İmparator’un şanı, Bangu kulübünde hâlâ devam ediyor. “Tüm hikâyeleri biliyoruz” diyor kulübün pazarlama sorumlusu Pedro Nardelli. “O, dolandırıcılık sanatının en önemli temsilcilerinden biriydi. Kulüp bir keresinde ona yeni bir sözleşme teklif etti ama kabul etmedi. Başka ülkelere gidip başka kulüpleri dolandırmak istiyordu.”

“Herkesi sinirlendirmek ve kovulmak istiyordum ancak bir türlü başaramadım”

Soccer - FIFA World Cup 1994 USA - Group B - Brazil v Russia - Stanford Stadium, San Franciscoİmparator daha sonra Botafogo, Fluminense ve Vasco de Gama gibi kulüplerle sözleşme imzaladı. Botafogo ve Vasco de Gama, Carlos’un kendilerinde oynadığını ne inkâr ne de kabul etse de America ve Bangu kulüpleri, bu müthiş dolandırıcının bir dönem kendilerinde forma giydiğini doğruluyor. Daha da ilginci; birçok futbolcu, onu en beğendiği futbolcular listesinde ilk beşe koyuyor. Aslında buna pek şaşırmamak gerek çünkü Carlos, birçok yıldız oyuncuyla yakın arkadaştı. Brezilya’nın 1994 Dünya Kupası kadrosunda yer alan savunmacı Ricardo Rocha, Vasco’da onunla birlikte forma giyme şansı yakaladı. “Futbol oynadığını hiç görmedim ancak galiba o, futbol dünyasında bizlerle birlikte olmayı seviyordu” diyor Rocha.
Bir başka isim de Carlos’un hayallerini gerçekleştirmesine yardımcı olup ona Fransa 2. Ligi’nde oynama fırsatı sağlayan Fabio Barros. “Böyle bir şansı hak ettiğini düşünüyordum ve Fransa’ya gelmesine yardım ettim” diyor Barros. Birçok oyuncunun en büyük hayali olan Avrupa’da futbol oynama hedefi, belki de bunu en az hak eden kişiye nasip olmuştu.
İmparator, Gazelec’e transfer olup Fransa’ya ilk geldiğinde yıldızlar gibi karşılandı. Böyle olunca kulübün kendisi için düzenlediği imza töreninde çalışmalara başlamak zorunda kaldı! Carlos, kendisine verilen bütün futbol toplarını tribündeki seyircilere yollamış, böylece basına poz vermek için her futbolcunun yaptığı top sektirme gibi hareketleri yapmaktan yırtmıştı. Bunun yerine kulüp başkanının eşine bir demet çiçek verdi. Bu hareketi, kulüpte sekiz yıl daha kalmasını sağladı. En azından o böyle olduğunu söylüyor.
1976–1993 arasında Gazelec kulübünde sportif direktörlük yapan Michel Mancini, Barros’u hatırladığını ancak Carlos Henrique ya da İmparator lakaplı birini hatırlamadığını söylüyor. O dönem takımı çalıştıran Baptiste Gentili de aynı şekilde böyle bir oyuncuyla çalıştığına dair herhangi bir anıya sahip olmadığı konusunda ısrarcı. “Bu kulübe çok fazla Brezilyalı oyuncu gelmedi” diyor Gentile. “Hepsini tanırız ve size garanti ederim ki burada sekiz yıl oynamış olsaydı onunla ilgili bir bilgimiz mutlaka olurdu.”

Carlos Henrique Kaiser, Brazilian soccer Forest Gump.

Mancini ve Gentile’nin hatırladığı sadece iki Brezilyalı var. Onlar da 80’lerde kısa bir süre bu kulüpte forma giymiş. İmparator’un bu iki oyuncudan biri olması yüksek ihtimal. Carlos ayrıca Meksika ekiplerinden El Paso’da da üç ay oynadığını ancak havalar çok sıcak olduğu için oradan ayrıldığını iddia ediyor.
Şu an yaşadığı yerde herkes, anlattığı hikâyenin her kelimesine inanıyor. İnternetin bu kadar hayatın içinde olmadığı dönemde elbette Carlos’un anlattıklarını kontrol etmek imkânsızdı. “Bize daha önce Fransa’da oynadığını söyledi ancak bunun doğru olup olmadığını bilemiyorduk. Elimizde sadece onun sözü ve gazetedeki fotoğrafı vardı” diyor Vasco ve Fluminense’de İmparator’la birlikte forma giyen Alexandre Torres.
İmparator’un en iyi arkadaşlarından bir diğeri de Renato Gaucho’ydu. Carlos, Gaucho’ya olan benzerliğiyle dikkat çekerken bazen gece kulüplerinde onu taklit ederdi. Bir keresinde Gaucho, bir gece kulübünün girişindeki görevliye ismini söylemiş ancak aldığı yanıt karşısında şok geçirmişti: “Siz zaten içeridesiniz!” Tabii Gaucho, içeride kimin olduğunu gayet iyi biliyordu. Hem o, hem de takımdaki diğer oyuncular Carlos’u komik ve eğlenceli buluyor, bu tür hareketlerine aldırış etmiyordu. “Bugüne kadar hiç kimseye zarar verdiğini görmedim. Sadece eğlenmek ve mutlu olmak istiyordu” diyor birlikte America forması terlettiği Mauricio.
90’ların başında Botafogo’da oynarken kendine bir de iş arkadaşı edinmişti: Oyuncak bir telefon! Bununla soyunma odasında başka kulüplerin yöneticileriyle konuşur gibi yapıp kendisine transfer teklifi olduğu izlenimini vermeye çalışıyordu. Ancak bir gün antrenörlerden Ronaldo Torres, telefonun oyuncak olduğunu fark etti. “Kulüp başkanlarıyla konuşur gibi yapıyordum” diyor İmparator, gülerek. “Herkesi sinirlendirmek ve kovulmak istiyordum ancak bunu bir türlü başaramadım.”
Rio’da sokakta kumar oynayıp güzel kadınlarla birlikte olan ve hızlı bir yaşam süren erkeklere “malandro” denir. Mauricio da Carlos hakkında konuşurken “O tam bir malandro’ydu” diyor. “Riolu, zeki, yakışıklı ve hareketli biriydi. Sürekli birlikte takılırdık. Kadınlar ona bayılırdı çünkü bir futbolcu gibi konuşup futbolcularla takılırdı ancak gerçek anlamda bir futbolcu değildi.”

“İnsanlar onu ‘Maradona’ diye çağırırdı. ‘Tombul Maradona…”

İmparator’un futbola olan ilgisizliği takım arkadaşları tarafmaradonaından da fark ediliyordu. “Görünüşü tam anlamıyla skandaldı” diyor 1989’da Fluminense’nin sağlık ekibinde görev yapan Marcos Meira. “Çok şişmandı ve antrenmanda bile gözlük takardı. Hiç kimse onun buralara nasıl gelebildiğini bilmiyordu.”
Meira devam ediyor: “Sürekli sakatlandığını hatırlıyorum. Zaten antrenman yapamayacak kadar kiloluydu ve topa bile vuramıyordu. Diğer oyuncular onunla sürekli dalga geçiyordu. Maradona’ya çok benzediği için ona öyle sesleniyorlardı ama ufak bir ekleme yapıp ‘Tombul Maradona’ diyorlardı.
Ancak ne zaman ki antrenman tesislerinde kameralar beliriyor; Carlos bir anda meydana çıkıyordu. “Ortalıkta ‘Beni de çeker misiniz?’ diyerek dolaşıyordu” diyor Meira.“İletişimi çok iyiydi ve birçok arkadaşı vardı. İşin şov kısmını başarıyla yapıyordu.”

Bebeto_rt

Bu arkadaşlardan biri de Vasco’da birlikte forma giydiği Carlos Alberto De Araujo Prestes; kısaca Tato’ydu. Tato, bu sıcakkanlı sahtekârın futbol oynamayı bilmediğini anladığı günü dün gibi hatırlıyor. Dediğine göre bir antrenmanda aralarında Brezilya efsanesi olan Bebeto’nun da bulunduğu bir grupla ortada sıçan oynuyorlarmış ve ortadaki oyuncu da Carlos’muş. “Topun yanına bile yaklaşamıyordu” diyor Tato, gülerek. “O an herkes onun aslında bir futbolcu olmadığını anlamıştı. Çok iyi ve havalı biriydi ancak kesinlikle futboldan anlamıyordu.” O dönem bir oyuncunun uzun süre futbol oynamadan aynı kulüpte bulunması hiç yadırganmıyordu. “80’lerde oyuncular, antrenmanlara arkadaşlarını getiriyordu. Bu kişiler genelde eğlenceli, sohbet etmesi keyifli ve fıkra anlatabilen insanlardı” diyor Alexandre Torres. Bu “palyaço”lar futbol oynayabiliyorsa diğerlerine katılıp antrenmanda yer alıyor, futbola yatkın değillerse de takımla seyahate çıkıyor ya da barbekü partilerine katılıyorlardı.
Bu kişilerin bir başka görevi de takımdaki futbolcular için özel partiler düzenlemekti ki Carlos bu görevin de başarıyla üstesinden gelmişti. Bir keresinde hafta sonu oynanacak maç öncesi futbolculara moral olsun diye özel bir organizasyon (!) düzenledi. “Otele gittik. Ben alt kattaki odalarda kızlarla birlikteydim ve oyuncular sırayla geliyordu. Hiç kimse neler olup bittiğini anlayamamıştı.” İmparator ısrarla kadınların bu iş için para almadığını söylüyor. Hepsi onun gibi birer sanatçıydı!

“İnsanların beklentisini karşılayamadığım için suçluluk duyuyorum”

Brezilya’da foyası ortaya çıktığında tüm ülkede ün kazandı. Bir kanala Independiente’nin 1984’te Libertadores Kupası’nı kazandığı takımda yer aldığını söyledi ancak o oyuncunun başka bir Carlos Henrique olduğu anlaşıldı. Ülkenin en ünlü talk show sunucularından biri olan Jo Soares’in programına katıldığında ise yine bir kurnazlık yaptı ve bu durumu lehine kullanmayı başardı. Eğitim verdiği kadın vücut geliştirmecilerinden birini canlı yayına davet etti ve üzerindeki bikiniyi çıkarmasını istedi. Böylece hem kendi reklamını yaptı, hem de kanalın reytingini artırdı.

Carlos Henrique Kaiser, Brazilian soccer Forest Gump.

Öğrencilerinden Carmen Cardoso, hocası hakkında övgü dolu sözler sarf etti: “Öğrencileriyle arası çok iyi. Birlikte çalıştığım en iyi eğitmenlerden biri.” Hayran olduğu kişinin futbol geçmişini öğrendiğinde ise kahkaha atmaktan kendini alamadı ve “Bence bu çok eğlenceli bir hikâye” dedi. Ancak İmparator’un, geçmişiyle gurur duymadığı söylenebilir. “İnsanların beklentisini karşılayamadığım için suçluluk duyuyorum. Keşke onları mutlu edebilseydim.”
Carlos’un bunu kısmen de olsa başardığı bir gerçek; o dönemlerden birçok arkadaşı onu çok iyi bir dost olarak hatırlıyor. Daha da ötesi futbol konusunda yetenekli insanlarla dolu bir ülkede yetişmiş farklı ve nevi şahsına münhasır biri olarak görüyorlar. Son sözler ise Tato’ya ait: “Kariyeri boyunca yaptıklarını gördükten sonra onun tam anlamıyla bir sanatçı olduğunu düşünüyorum.”

Yorumlar

yorumlar

Ad

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın