Manchester’da 25 yıl sonra yeni bir kral

Manchester United, İngiltere Lig Kupası finalinde Southampton’ı 3-2 mağlup ederek zafere ulaştı ve tarihindeki 44’üncü kupasını kazandı. Zlatan Ibrahimovic, maça yine damga vuran isimdi! 


Futbolcuların çoğu kariyerlerinin sonları sayılan 35 yaşında, futbola başladığı kulübe dönerek bir ya da iki sezon daha geçirir. Bazıları daha fazla para kazanabileceği Arap ülkelerine ya da Çin’e gitmeyi tercih eder; kimileri de A.B.D’ye. Ama bir Zlatan kolay yetişmiyor. Kariyerinde birçok kupa kazanan İsveçli, yüksek seviyede aynı performansla oynamaya ve daha önemlisi kupa kazandırmaya devam ediyor.

Eric Cantona’nın Manchester United’a yaptığı katkıları tarif edebilecek herhangi bir kelime yok. Kasım 1992’de Old Trafford’a gelen Fransız, akla hayale sığmayacak kadar kısa bir sürede resmen devrim yapmıştı. Antrenman metotları değişmiş, Alex Ferguson’un takımı yeni bir golcü kazanmıştı ve Old Trafford’un artık yeni bir kralı vardı! Yaklaşık 25 sene sonra, Manchester United’ın yine benzer bir kan nakline ihtiyacı vardı. Yeni menajer Jose Mourinho, koltuğu devraldığı Louis van Gaal’in tüm izlerini silmek zorunda olduğunun farkındaydı ve tıpkı Ferguson’un yıllar önce yaptığı gibi, güçlü karaktere sahip bir “winner” arıyordu. Zlatan Ibrahimovic’i arıyordu…

“Manchester’ın Kralı olmayacağım” diyordu, United’a transfer olduğunda Cantona’yla kıyaslanan 35 yaşındaki İsveçli. “Manchester’ın Tanrısı olacağım!” O sıralarda “Ciddi misin Zlatan?” diye soruluyordu. Kariyerinin sonlarına gelmiş ve dört farklı ülkede lig şampiyonluğu yaşamış biri, dünyanın en büyük futbol sahnesindeki rakiplerine meydan okuyacak kadar cesur olabilir mi? Gerçekten de tek bir oyuncu, geçmişteki şaşaalı yıllarını arayan bir takımı yeniden zirveye taşıyabilir mi? Zlatan, Manchester United formasını bugüne kadar 38 maçta giydi ve 26 golü bulunuyor. 26 golünden üçü, direkt olarak kupa kazandırdı. 7 Ağustos’ta oynanan Community Shield maçının 83’üncü dakikasında sahne alan İsveçli, alışık olduğu şeyi yapıyordu. Manchester United için dün de benzer bir senaryo vardı. Zlatan gol perdesini açtı, Wembley’de üçüncü golünü atan Jesse Lingard devamını getirdi, İsveçli 87’nci dakikada kupayı Southampton’dan kopardı. Zlatan, tam olarak ondan bekleneni yapıyordu. Kariyerinin öncesinde olduğu gibi burada da kupayı kazandırıyordu.

Mourinho sezon başında şöyle bir açıklama yapmıştı: “Ona daha önce İngiltere’de kupalar kazandığımı ama kendisinin bunu başaramadığını söylediğimde ‘Tamam o zaman, oraya geliyorum!’ dedi. Antrenmanlarda sürekli direktif veriyorum çünkü maçta buna fazla fırsat bulamıyorum. Oyuncularımın beni çok iyi tanıması şart. Zlatan da bu açıdan en güvendiğim isimlerin başında geliyor çünkü ne zaman ne istediğimi bilip, sahada ona göre davranıyor.” Paul Pogba da dün benzer şeyler söyledi. Muhabirin uzattığı mikrofona “Onu bu yüzden satın aldık” diyordu Fransız. Zlatan’ın cevabıysa gecikmedi “Ben buraya bonservisim elimde geldim, satın alınan sensin!”

Kibirli bir yabancı futbolcunun, kendilerine yol gösterecek bir lider arayışında olan Old Trafford’a kazanma mantalitesi aşılamasının üzerinden yaklaşık 24 sene geçti. Eric Cantona, yıllar önce Manchester United’ı dünyanın en güçlü takımlarından biri haline getirmişti, şimdi bu görev bir İsveçli oyuncuda. Şimdilik fena da gitmiyor. “Kral öldü, yaşasın Zlatan!” dememek için hiçbir sebep yok!

Yorumlar

yorumlar

Ad

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın