“Gollerimi annem için atacağım ve ailemize ben bakacağım”

Roma’nın ele avuca sığmayan orta sahası Radja Nainggolan; trajik hayat hikayesini, Dünya Kupası hasretini ve Premier Lig’e gitme ihtimalini FourFourTwo’ya değerlendirdi


Belçika Milli Takımı’ndaki yerine kısa süre önce geri döndün. Oysa Dünya Kupası kadrosuna seçilememiştin. O günlerde nasıl hissettin?
Witsel, Fellaini, De Bruyne, Hazard, Chadli, Dembele… Birçok kaliteli orta saha oyuncumuz var; dolayısıyla milli takıma seçilmek zor. Tabii o yaz kadroya girememenin üzüntüsü bende iz bıraktı. O maceranın bir parçası olamamak benim için her zaman bir pişmanlık olarak kalacak. Yine de Kıbrıs ve İsrail maçlarında ilk 11’e girip ikisinde de maçın adamı seçilerek kalitemi kanıtladım.

16 yaşından bu yana İtalya’da oynuyorsun. Nasıl oldu bu?
Antwerp’teki Beerschot futbolcu akademisinin bir parçasıydım. Thomas Vermaelen, Toby Alderweireld, Jan Vertonghen ve Mousa Dembele gibi oyuncular da orada yetişti. Kulüp bana profesyonel kontrat teklif etmekte tereddüt ediyordu. Bir gençler turnuvasında beni izleyen İtalyan bir scout, Serie B kulübü Piacenza adına bir anlaşma teklif etti. Birkaç yıl sonra Cagliari beni keşfetti ve bir baktım ki İtalya’nın en iyi liginde oynuyorum, Andrea Pirlo’yla mücadele ediyorum.

Öyle genç bir yaşta evinden uzakta olmak nasıl bir şeydi?
Başlarda çok zordu: İtalyanca konuşamıyordum, arkadaşlarımı ve ailemi özlüyordum, ay sonunu zor getiriyordum… Haftalık maaşım 350 avroydu. Pek fazla kazanmıyordum belki ama aileme destek olabiliyordum. Belçika’da büyüdüğüm yıllar çok zordu. Beş yaşımdayken babam bizi terk etti. Annem beş çocuğunun karnını doyurmakta bile zorlanıyordu. Geçimimizi sağlamak için iki, bazen üç işte birden çalışıyordu. Kansere yakalandığı sırada Cagliari’de oynuyordum. Bir gün kız kardeşim aradı. Hemen Belçika’ya döndüm. Aramızdan ayrıldığında yanı başındaydım ve ona iki söz verdim: Gollerimi onun için atacağım ve ailemize ben bakacağım. Tahmin edin ne oldu? Sonraki maç gol attım. O gol, her zaman kariyerimin en önemli golü olacak.

Diğer sözünü de tuttun. İkiz kız kardeşin Riana artık seninle beraber Roma’da yaşıyor…
Evet. Kardeşim bu sezon Roma’nın kadın takımıyla anlaştı. Savunmada oynuyor. Eşim ve kızımla birlikte, hep beraber yaşıyoruz. Parasal anlamda ihtiyaçlarını da ben karşılıyorum. Bu sayede, haftalık olarak aldığı 200 avronun keyfini çıkarıyor! Belçika’nın Kadın Futbol Milli Takımı’na (Kızıl Alevler) seçilince her şey daha da özel hale geldi. Annem görse bizimle gurur duyardı.

Roma’da mutlu olduğun anlaşılıyor ama kulübün maddi durumu yüzünden ayrılık kaçınılmaz olabilir. Aklında Premier Lig var mı?
Sezon boyunca bunu düşünmeye pek fırsatım olmadı çünkü tamamen Şampiyonlar Ligi’ne gitmemizi sağlayacak bir noktada ligi bitirmeye odaklanmıştım. Sadece şunları söyleyeceğim: Roma’da gerçekten çok mutluyum. Bu ülkede geçen onca zamandan sonra, kendimi yarı İtalyan hissediyorum. Burası artık benim de ülkem. Altı dil konuşuyorum ama başka bir ülkeye daha  gitmeyi düşünmüyorum. Yine de futbolun bu seviyesinde her şey mümkün. Neler olacak hep beraber göreceğiz.

Premier Lig’i beğeniyor musun?
Dünyanın en çok konuşulan ligi. Chelsea ve Tottenham’daki Belçikalı takım arkadaşlarımın maçlarını düzenli olarak izliyorum. Tabii ki dünya çapında başka birçok oyuncu da var. Ama İtalyan futbolunu da küçümsemeyin.

ENDONEZYA’NIN BELÇİKALI KRALI
Nainggolan’ın ailesi yıllar sonra Endonezya’da bir araya geldi ama pek mutlu bir birleşme olduğu söylenemez. Belçika orta sahasının keskin dişlisi Radja Nainggolan, Endonezya’da da çok ünlü. Antwerp’ten Belçikalı Katolik bir annenin ve Endonezyalı bir babanın oğlu olan Roma’nın yıldızı, kökeni sebebiyle Güneydoğu Asya’da bir yıldız olarak görülüyor. Hem de 250 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesinin yıldızı.

Nainggolan’ın babası, kendisini ve ikiz kız kardeşini henüz küçüklerken terk edip Endonezya’ya dönmüş. Nainggolan babasının ülkesini ilk kez görmek için 2013’te Asya’nın yolunu tuttuğunu söylüyor: “Babam bizimle tekrar bağlantıya geçti. Beni ve kardeşimi evine davet etti. Biz de ona bir şans vermek istedik.” 

Nainggolan için Cakarta’da özel bir karşılama töreni yapılmış. İlk adı Radja’nın Endonezcede “Kral” ya da “Hükümdar” anlamına geldiği düşünülürse pek şaşırtıcı değil. Hoş bir karşılamaya rağmen ailenin birleşmesi iyi olmamış: “Pek hoş geçmedi. Çok… Çok garipti. Havalimanında bir grup Endonezyalı taraftar tarafından kahramanlar gibi karşılandık ama babamla buluşur buluşmaz, yaptığımızın iyi bir şey olmadığını fark ettim. Yanlış bir şey yapıyormuşuz gibi hissettim. Ona en çok ihtiyacımız olan zamanda yanımızda değildi ve benimle arasını düzeltmeye çalışmasının sebebi ünlü bir futbolcu olmammış gibi geldi. O günden bu yana hiç konuşmadık.”

Yorumlar

yorumlar

Ad

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın