“Futbolcu yetiştirmek için devrim gerek!”

Seyit Mehmet Özkan ve ekibi, profesyonel futbolcu yetiştirme maceralarına Buca’dan sonra Altınordu’da devam ediyorlar. Özkaynak düzenindeki çocuklar top oynamak istiyorlarsa derslerinde de başarılı olmak ve centilmenliği bırakmamak zorunda! 


Türkiye’de bir futbol kulübü düşünün ki başkanı A takımın şampiyonluk için en önemli maçından önce tesislere gidecekken takımın genel kaptanına “Geleyim mi?” diye sorsun, “Gelmeseniz daha iyi olur” cevabını alsın ve tesislere gitmesin! Maçlardan sonra teknik direktörlere “Kazandınız mı?” demek yerine “İyi oynadık mı? Kim öne çıktı?” diye sorulsun; özkaynak yetiştiricileri yurt içinde ve dışında sürekli olarak eğitimlere gönderilsin ve gerekliliğini açıklayabildikleri her yenilik birkaç gün içerisinde sağlansın; amatör kümedeki futbolcularının bile mail adreslerine kişisel maç analizlerinin videoları gönderilsin; tesislerde futbolcuların annelerinin kullanması için jimnastik çadırı kurulsun ve bunlar o kulüp için sıradan şeyler olsun… Altınordu’da “hayali şeyler” oluyor!
“Futbolcu yetiştirmek için devrim gerek” diyor Altınordu Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Mehmet Özkan. “Bucaspor’a başkanlık yaptığım dönemde Süper Lig play-off’unda çok saçma bir mağlubiyet aldık. O gün ‘Artık paramı bu devşirme futbolculara yedirmeyeceğim!’ dedim.”
Bu sözün sonrası Salih Uçan’ın da yetiştirildiği Buca Futbol Akademi’ye gidiyor; yorumculuk yaptığı dönemde kendilerini kutlamak için Önder Özen’in bile “Bucaspor altyapısı” diye bahsettiği yapılanmaya. Ekip için bu yanlış algı artık kanıksanmış. Bucaspor’un bu yapıyı sürdürebilmesine sevineceklerini söylüyorlar. Çünkü tesis ve yetiştirdikleri futbolcuların bir kısmı hâlâ orada. Onları en çok zorlayan da bu çocuklardan ayrılmak olmuş. Bütün çocukların “Anne” diye seslendiği aşçı Hafize Çınar “Hayatımda hiç o kadar ağlamamıştım” diyor. Başka bir veda yaşanmıyor çünkü otobüs şoföründen psikologlarına kadar Altınordu’ya göç ediyorlar.
“Bucaspor’dan ayrılmaya karar verdiğimizde toplanacağımız bir ofisimiz bile yoktu” diyor, genel kaptan Sedat Gündoğdu. “Her şey çok hızlı gelişti. Altınordu’nun yöneticileri bize haber gönderdi, kulübü onlardan devir aldık ama elimizde sadece Altınordu’dan kalan üç futbolcu vardı. Hemen bir otele kapandık ve bir ay boyunca, gece gündüz otelden hiç çıkmadan takımları oluşturduk. Bağlantılarımızı kullandık, sorduk soruşturduk, scout’larımızı gönderdik.” Ve bu çalışma sonucunu ilk sezonda (2012-13) şampiyonluk olarak veriyor. Buca Futbol Akademi’den gelen 85 çocuk da özkaynakta kemik kadroları oluşturuyor.
Teknik ekip bunları yaparken idari ekip de yerleşkeler ve tesisler üzerine çalışıyor. Kulübün tesisleri İzmir Yeşilyurt, Aydın Selçuk ve Kuşadası’na yayılıyor. Yeşilyurt’ta bulunan Altınordu Futbol Eğitim Kurumu (AFEK) bir nevi Altınordu’nun ilkokulu. Burada beş ayrı saha, spor merkezi, kum havuzu, çalışma duvarları ve şehir dışından getirilen çocukların kaldığı lojmanlar bulunuyor. Çocukların odalarında çalışma masaları, televizyon, banyo ve balkonları var.
Yine lojmanın içindeki dersliklerde aldıkları özel derslerle okuldaki açıklarını kapatıyorlar. Bu onlar için mecburiyet; çünkü derslerinde başarısız olan futbolcu topa değemiyor! Kulübün okullardan notları için ricacı olması gibi bir durumun mümkün olmadığının farkındalar; çünkü önlerinde sağlık dersinden bir yıl sınıfta kalmış Salih Uçan örneği var. Belirli aralıklarla Altınordu’nun misyonu ve vizyonu ile ilgili yazılı sınavlara giriyorlar; “Önemli olan iyi futbolcudan önce iyi insan olmak” cümlesini hepsi biliyor. Ki bu demir çelik sanayinde koca bir şirket yöneten Özkan’a göre demiri ya da çeliği işlemekten kesinlikle daha zor. “Bu yüzden dönüşüm toplumdan başlamalı.”
Altınordu’nun efsane futbolcularından Hikmet Orhunbilge’nin oğlu Barış Orhunbilge bu dönüşüme destek veren Altınordu Fikir Atölyesi’nin lideri. Parklarda spor yapan kadınlara spor eğitmeni verdiklerini, Altınordu armalı mutfak önlükleri hediye ettiklerini anlatıyor. Kulübün yerli-yabancı birçok takımı davet ederek hazırladığı bu yılki U-12 Cup’ta bütün çocuklara yerel kıyafetler giydirip, zeybek oynatmak ve
aileleriyle birlikte Efes’i gezdirmek de onların fikri. “Topuklusuna güvenen gelsin” diyerek kadınlara futbol oynatıyorlar, İzmir’deki üniversitelerde hediyeler dağıtıyorlar, fuarlarda mahalle maçlarını canlandırıyorlar…
Bu çalışmaların destekçisi yine Seyit Mehmet Özkan. 58 yaşında, yerinde duramayan bir adam. “Hepsi kafaları zehir gibi çalışan gençler” diyor. Belli ki onlarda kendisinden bir şeyler buluyor. Saha kenarlarındaki bombeli setleri yaptıran da o, futbolculara gönderdiği harçlıkların kaçar 10’luk, kaçar 5’lik olarak dağıtılacağının çizelgesini hazırlayan da. Sabahın 6’sında tesisin işlerini yapan marangozu arayıp, “Her şey yolunda mı?” diye sorması da olağan.
“Aut atışlarında hata yapan bir kalecimiz varsa o kaleci sorununu çözene kadar çalışmak zorunda” diyor 2007 yılından beri ekiple birlikte olan teknik direktör Hüseyin Eroğlu. Özel bir çalışma programı hazırlanıyor ve sadece bu konuya odaklanılıyor. Çalışmalar sonuç vermediğinde yollar hızlıca ayrılıyor. “En sevmediğim şey gitmesi gereken çocuğa bunu söylemek” diyen yönetim kurulu üyesi Murat Dizdar çalışmaları sıkı takip ediyor. “Yoksa teknik ekip sezon sonunda ‘Şu çocuğun bu eksiğini kapatamıyoruz, kulüpten göndermemiz gerekiyor’ diyecek, biz de çocukla birlikte ağlayacağız” diye ekliyor.
AFEK’te eğitimini tamamlayan çocuklar futbol eğitiminin lisesine denk olan Altınordu Futbol Akademisi’ne gönderiliyor. Buraya gelen çocuklar sekiz yaşından itibaren hız, dayanıklılık, kuvvet, çabukluk, ekip bilinci ve kişilik eğitimi almış oluyor. Kuşadası’nda 15 ve 17 yaşları arasında kendilerine ait bir otelde yaşıyorlar. Onları okullarına ve tesislere taşıyan servisleri, A takımın çalışma şartlarına denk çalışma salonları, oyun odaları var. Her eksikleriyle Murat Dizdar’ın eşi Sema Dizdar ilgileniyor. Futbolcular hallerinden memnun olacaklar ki izin günlerinde İzmir’e gitme imkânları varken Kuşadası’nda kalmayı tercih ediyorlar.
Görevi Altınordu’ya futbolcu yetiştirmek olan Gümüşordu’nun genel kaptanı Köksal Ferizcan bütün yaş gruplarının aynı sistemle çalıştırıldığını söylüyor. Ayağa pas, hızlı oyun ve takımca yapılan hamleler olmazsa olmazları. Tüm teknik ekip birlikte çalışıyor. Altyapı için futbolcu izlenirken A takımın sistemi düşünülüyor. Bu yüzden Bölgesel Amatör Lig’de olmalarına rağmen takımın yaş ortalaması 19.
Futbolcular sahada taktiksel hatalardan çok centilmen davranmaya özen gösteriyor. Kimse hakeme itiraz etmeye yeltenmiyor. Bunun sırrı bütün çocukların dönüşümlü olarak hazırlık maçlarında hakemlik yapması. Akademi Direktörü Nedim Yiğit bunu Almanya’daki altyapıları gezerken gördüklerini söylüyor.
Yabancı organizasyonlarla sıkı bağları var. U-9 takımları önümüzdeki ay Katar’daki bir turnuvaya gidecek, nisan ayında geçen yıl olduğu gibi dünyanın her yerinden futbol takımları Altınordu U-12 Cup için Selçuk tesislerine gelecek, başka bir yaş grubu İngiltere’deki turnuvaya katılacak… Bu organizasyonların sorumlusu turnuva ve kamp direktörü Gökhan Göktürk. O da 2008 yılından beri ekiple birlikte.Daha önce düzenlenen turnuvalara Borussia Dortmund, Bayer Leverkusen, Twente gibi birçok kulübü getirmiş. Bu turnuvaların kulüpteki İngizce derslerine rağbeti artırdığını söylüyorlar. Ekibi rahatsız eden tek konu Türkiye’de U-14’ün altında bir ligin bulunmaması. “Benim aklım bunu almıyor” diyor Mehmet Özkan. “14 yaşındaki çocuğun bilinci artık oturmuştur. O yaştan sonra ona ancak yama yaparsın!”
Bu yüzden ekip kendi başının çaresine bakmaya karar vermiş ve geçtiğimiz sezon hazırlanan U-13 Ligi’nden herkes memnun ayrılmış. En çok da hakem ücretlerine varıncaya kadar tüm masrafları karşılayan Mehmet Özkan. Murat Dizdar “Önümüzdeki sezon U-9’lara kadar ineceğiz. Bizim çocuklarımızla birlikte rakipleri de yetişsin istiyoruz. Gelecekte altı yaşındaki çocukların bile katılacağı ligler düzenleyeceğiz” diyor.
Mehmet Özkan, emek emek kurduğu tesislere çocukların aileleri de gelsin, hafta sonları şenlik gibi geçsin istiyor. Çünkü “Ailesi mutlu olmayan çocuk hasarlı büyüyor.” 
En çok kafa yorduğu konulardan biri anneler. Önümüzdeki sezon onları çocuklarıyla birlikte Abant kampına göndereceğini söylüyor. “Kadın değişmedikçe toplum değişmez” diye ekliyor. Bu yüzden işe önce 96 kişilik ekibin içindeki kadınlara ayrıcalıklar tanıyarak başlamış. Örneğin kadınlar gününde tatile gönderiliyorlar. Özellikle mutfakta çalışan kadınların malzeme taşımaları yasak, bunu onlar için futbolcular yapıyor, çark işlemeye devam ediyor.
Altınordu’nun hayallerinden biri Süper Lig’de tamamı Altınordu özkaynağında yetişmiş futbolcularla şampiyonluk yaşamak. 8-9 yaşındaki çocukların A milli takımdaki abilerinin yapmakta zorlandığı paslaşma ve takım halindeki kaymaları bile kusursuz yapmalarına bakılırsa bu çok da uzun vadeli bir hedef değil.
ALTINORDU’NUN ALTIN MADDELERİ  
Kulüp, genç yeteneklerindeki cevheri işlemek için her türlü detayı düşünüp ona göre antrenman programı hazırlıyor.
CPS sistemiyle futbolcuların koşu mesafeleri, nabızları ve hızları ölçülüyor. Bunu Türkiye’de sadece üç Süper Lig takımı kullanılıyor. Bu yüzden kurulumu yapmaya gelen İngiliz teknisyen Türkiye’den bir 2. Lig kulübünün bütün yaş gruplarına sipariş verdiğini duyduğunda şaka yaptıklarını düşünmüş.
Suni çim sahalar sağlıklı kakao ağacı granülleriyle kaplı. Sahalarda top çarptığında hangi yöne gideceği belli olmayan bombeli duvarlar bulunuyor.
Rakibe ya da puan durumuna göre değil, sezon başında hazırlanan programa göre idman yapıyorlar. Bunun için her futbolcu özel çalıştırılıyor. Her mevkiinin özel bir eğitmeni var.
Psikologlar küçük yaştaki futbolculara oyunlarla güven ve farkındalık geliştirme çalışmaları yaptırıyor.
Küçük yaş grupları ayna karşısında ses sistemleriyle ritim tutarak senkronize hareket etmeyi öğreniyor.
Dayanıklılık için her takım liglerde bir üst yaş grubunda oynuyor. 13 yaşından itibaren Croskor’la vücudun denge merkezini geliştiren çalışmalar başlıyor. Öncesinde jimnastik dersleri alıyorlar.
Yazı Hilal Gülyurt
Not: Bu yazı FourFourTwo Dergisi’nin Aralık 2013 sayısında yayımlanmıştır. Aradan geçen üç yılda, yazıda bahsedilen hiçbir konudan vazgeçilmediği, hepsinin üzerinde çalışılmaya devam edildiği için yeniden yayımlamaya değer bulduk. 

Yorumlar

yorumlar

Ad

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply