Taffarel&Muslera: Ruh İkizleri?

Kötü günlerini nasıl yaşıyorlar? Arkadaşları tarafından atlatılınca ne yapıyorlar? Tafo ve Nando’ya aynı soruları sorduk, birbirlerine ne kadar benzediklerini test ettik… 


Çok kalabalık bir lokantada, sipariş vermek için bekliyorsunuz fakat garson sizi 15 dakikadır görmüyor. Ne yaparsınız?
Taffarel: Daha çok hareket ederim! Ayrıca servis yapan garsonun getirdiği yemeği beğenmesem de bana karşı güler yüzlü olması, işini iyi yapmaya çalışması fikrimi değiştirebilir. Yemek ne kadar kötü olursa olsun, itiraz etmem.
Muslera: Beni görmesi için bir şeyler yaparım.

Çok keyifsiz bir günündesiniz. Etrafınızdakiler bunu yüzünüze baktığında anlar mı? Konuşmayı mı tercih edersiniz, susmayı mı? 
Taffarel: Mutsuz olduğum zaman az konuşmayı tercih ederim. Normalde çok konuşan, şakalar yapan bir insanım ama öyle zamanlarda içimden bir şey yapmak gelmez. Yüzüme bakan herkes de keyifsiz olduğumu anlar ama zaten öyle zamanlar çok yaşanmaz. Sadece mağlup olduğumuz zamanlarda kendimi toparlamam kolay olmuyor ama yine de mutsuz olduğum günler sayılıdır.
Muslera: Bir takımın parçası olduğum için yüzümün kötü olmasına imkan yok. Çünkü benim durumumdan takımdaki arkadaşlarım da etkilenir. Bu yüzden moralim bozuk da olsa yansıtmam, sahte de olsa gülümserim.

Samimi bir arkadaşınız çok beğenerek bir kıyafet almış ama berbat görünüyor? Ne dersiniz?  
Taffarel: Hemen söylerim ama kırılmaması için gülümsemeye çalışırım. Aynı şekilde bana söylenmesine de hiç alınmam.
Muslera: Hiç düşünmeden yüzüne söylerim, hiç çekinmem. Çok iyi arkadaşım olması da şart değil, kendimi yakın hissedeyim yeter.


Konuşmayı çok seven bir tanıdığınız size önemsediği bir şey anlatmaya başladı ama aceleniz var. Ne yaparsınız? 
Taffarel: Karşımdaki beni anlayacağına inandığım bir kişiyse hemen giderim, beklemem ama giderken de nazik bir şekilde açıklamamı yapmaya çalışırım tabii ki.
Muslera: “Bir an önce sadede gel dostum!” derim.

Girdiğiniz bir mağazada tatlı dilli bir tezgahtar size çok yüksek fiyatlı bir pantolonu satmaya uğraşıyor. Ne yaparsınız? 
Taffarel: Bu tip şeyler çok oluyor, alışveriş yaptığım mağazalarda bana servis veren çalışanı kırmamak için satın aldığım şeyler evde duruyor.
Muslera: Tabii ki almam! Bunun gibi şeylerle çok karşılaşıyorum.

Çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla önemli bir işiniz var ama yeterli olmayan bir mazeretle sizi atlattı. Nasıl tepki verirsiniz? 
Taffarel: Beni atlatan birine tepki bile vermem. Bana bunu yapıyorsa hiçbir şeyi hak etmiyordur.
Muslera: Biraz kızarım.

İşinizle ilgili bir konunun, mesela bir maçın uykunuzu kaçırdığı olur mu?  
Taffarel: Tabii ki. Böyle zamanlarda yatakta yatmak yerine kalkıp notlar almayı tercih ederim. Nerelerde hata yaptık, futbolcularla nasıl konuşmalıyız, yanlışlarımızı nasıl düzeltebiliriz… Bu tür şeylere kafa yorarım.
Muslera: Uykudan uyanmam ama gözlerim kıpkırmızı olana kadar uyuyamadığım zamanlar çok olmuştur. Tabii uyuduğum zaman da kimse uyandıramaz!

Röportaj Hilal Gülyurt Fotoğraf Barış Tekin

Yorumlar

yorumlar

Ad

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın