“Kendimi Joker’e benzetiyorum!”

Aubameyang’ın dünyanın en iyi golcülerinden biri olmasına şaşmamalı! Dortmund’lu yıldızın sırları bu röportajda!


Pierre-Emerick Aubameyang’ı sevmemek imkansız; zira kuralları çiğnerken bile size sevimli gelmeyi başaran birinden söz ediyoruz!
27 yaşındaki oyuncuyla buluşmamızdan 24 saat önce ufak bir problemle karşılaşıyoruz. Futbolcu, Şampiyonlar Ligi’nde oynayacakları maçtan önce kadrodan çıkarılıyor. Doğal olarak röportajımızın iptal olacağını düşünmeye başlayıp endişeye kapılıyoruz.
Randevumuzun olduğu günün sabahı Dortmund’un antrenman tesislerine giderken pek de umutlu değiliz. Çok geçmeden Aubameyang geliyor, arabasını otoparka bırakıyor ve takım arkadaşlarıyla şakalaşarak sahaya çıkıyor. Yaklaşık 1 saat süren idmanda gayet neşeli ve etrafına gülücükler saçıyor, hatta antrenman bittikten sonra ekstra çalışma yapmak için birkaç oyuncuyla birlikte sahada kalıyor. Anlaşılan o kadro dışı kalma olayı çoktan tarihe karışmış bile!
Aubameyang, antrenman sonrası kendisini bekleyen Alman gazetecilerle kısa süre görüştükten sonra yanımıza geliyor. Tanışma faslının ardından Gabonlu oyuncuyu ona özel olarak hazırladığımız bölüme götürüyoruz. Langırt masasını görür görmez “Ooo süper! Maç yapalım mı?” diye soruyor ama önce röportajı halletmeli, 2016’nın kendisi için nasıl geçtiğini öğrenmeliyiz. Geçen sezon 49 maçta attığı 39 golü, kanat oyuncusuyken bir anda dünyanın sayılı golcülerinden biri oluşunu, Dortmund’a olan bağlılığını ve tabii ki içindeki Batman sevgisini…

2015-16 sezonu için kariyerinin zirvesi diyebilir miyiz? 
Thomas Tuchel’in ilk sezonuydu ve yeni bir şeyler denedik. Sürekli merkezde oynadığımdan, tabelaya çok daha fazla katkı yaptım. Hem ben, hem de takım arkadaşlarım oynadığımız oyundan keyif aldık. Zaten yanınızda bu kadar iyi oyuncular varken gol atmanız zor olmuyor!

Geçen sezon oyununun hangi yönünü geliştirmek için çaba sarf ettin? 
Ceza sahasında daha etkili olabilmek için ekstra çalışmalar yaptım çünkü artık rakip kaleye daha yakın oynuyorum. Son vuruşlarımı ciddi anlamda geliştirdiğimi düşünüyorum. Buraya gelmeden önce birçokları santrfor oynayamayacağımı öne sürüyordu ama sanırım onları biraz yanılttım!

Bu sezon Dortmund’da neleri başarırsanız kendinizi tatmin olmuş hissedeceksiniz? 
Şampiyonlar Ligi’nde yer almak, bu kulüp için en önemli hedef. Ayrıca son üç senesinde finale çıkıp kaybettiğimiz Almanya Kupası’nı da kazanmak istiyoruz. Bu sezonu en az bir kupayla kapatırsak tatmin olacağız.

Lig yarışı için neler düşünüyorsun? Bayern Münih’i yakalayabilecek misiniz? 
Kolay olmayacak ama bunun için sonuna kadar yarışacağız. Bayern’i ya da başka bir takımı düşünmemeli, öncelikle kendi yaptığımız işlere odaklanmalıyız. Yüzde 100 konsantre olursak kendi futbolumuzu oynarız ve bu bizi fazlasıyla mutlu eder.

Şampiyonlar Ligi’nde de iyi gidiyorsunuz… 
Şampiyonlar Ligi’nde boy gösterip, Cristiano Ronaldo gibi bir oyuncuyla karşılaşmak bir ayrıcalık. Bence dünyanın en iyi oyuncusu! Avrupa Şampiyonası’nda çok iyiydi ve ülkesi adına elinden gelen her şeyi yaptı. Şampiyonlar Ligi finali için de aynı şey geçerli.

Thomas Tuchel nasıl bir teknik direktör?
Ufak detaylara aşırı özen gösteren biri. Oyuncularının da kendisi gibi mükemmeliyetçi olmasını istiyor. Ben de öyle olduğumdan çok iyi anlaşıyoruz.

Dortmund’a geldikten sonra bu kadar başarılı olmayı bekliyor muydun? 
Benim için en doğru kulübün burası olduğundan emindim. İlk sezonum da iyi geçmişti ama geçen sezonki kadar dikkat çekici değildi. Bu noktaya gelmek için çok çalıştım ve kendimi geliştirmek için daha da sıkı çalışıyorum. Burada ne kadar kalacağımı şu an bilmiyorum çünkü futbolda her an her şey olabilir. Taraftarlar beni çok seviyor, ben de onlara bu sevginin karşılığını vermek için uğraşıyorum.

Atmaktan en çok hoşlandığın gol şekli hangisi? 
Geçen sezon Avrupa Ligi’nde Kabala’ya attığım gol çok güzeldi mesela. Marco Reus’la verkaç yapıp, topu üst köşeye yolladım. Kaleciyle karşı karşıyayken aşırtma gol atmayı da çok seviyorum. Küçükken babam beni bu konuda uyarmıştı. Kaleye bakmadan rastgele şut çekmek yerine kalecinin nasıl pozisyon aldığına dikkat etmemi söylemişti. Son dönemde bu yönde ekstra çalışmalar yapıyorum ve artık çok daha etkiliyim.
Aubameyang’ı bu konuda teşvik eden tek kişi babası değil. Gabonlu oyuncu, röportaj için yanımıza gelmeden önce takım arkadaşı Reus’la özel bir çalışma yapmıştı. Antrenman sonrası soyunma odasına en son giden bu iki oyuncu, bir süre gol vuruşu ve yan orta çalıştı. Dikkatimizi en çok çeken, iki oyuncunun yaptığı harika vuruşların yanı sıra birbirleriyle çok iyi anlaşmasıydı. Belki de Aubameyang’ın son dönemde gösterdiği etkileyici performansın bununla bir ilgisi vardır. “Olabilir” diyor Gabonlu golcü. “Onunla sadece saha içinde oynamak değil, saha dışında vakit geçirmek de çok keyifli!”

19 gün arayla doğan Reus (31 Mayıs 1989) ile Aubameyang (18 Haziran 1989), şu an Dortmund’un en önemli iki oyuncusu. Altyapısından yetiştiği sarı-siyahlı kulüpten 17 yaşında ayrılan Alman oyuncu, 2012’de yuvasına döndükten sadece bir sene sonra Aubameyang da Saint Etienne’den transfer edildi. Yeni takım arkadaşının Dortmund’daki hayata adapte olmasına yardım eden Reus, şehirdeki mütevazı yaşamın aksi bir karaktere sahip Aubameyang’ın özellikle lüks spor araba ve mücevher düşkünlüğünü törpülemek zorunda kaldı. Şubat 2015’teki Ruhr derbisinde Aubameyang’ın Schalke filelerine yolladığı golün ardından yaptıkları Batman&Robin kutlaması da müthiş birlikteliklerinin nişanesi oldu.
Aubameyang, ilk sezonunun ardından Jürgen Klopp tarafından kanattan merkeze alındı ancak Tuchel’in göreve gelişiyle birlikte performansı zirve yaptı. Robert Lewandowski’nin Bayern Münih’e gidişinin ardından Dortmund’un tam da böyle bir patlamaya ihtiyacı vardı.
Gabonlu oyuncu, her türlü golü atabiliyor. Kalecinin üzerinden yaptığı aşırtma vuruşlar, ceza sahasının çaprazından uzak köşeye bıraktığı plaseler, Dortmund’a Tottenham deplasmanında galibiyeti getiren füzesi… İşte attığı gollerdeki tüm bu çeşitlilik, yıllardır yaptığı çalışmaların meyvesi. Yeteneği hep vardı ama bunu şekillendirmesi ciddi zaman aldı. Yani kadroda fazla yer bulamamış olsa da, 18 yaşından 21 yaşına kadar Milan’da olmasının geçerli bir sebebi vardı.

Bu kadar süratli olmanı neye borçlusun? 
Gerçekten bilmiyorum! Milan’dayken sürekli bacaklarımı güçlendirmeye çalışıyordum çünkü vücudum o kadar hızlı gelişiyordu ki ona ayak uydurmak zorundaydım. Süratimi kaybetmemek için ekstra çalışmalar yaptım ve özellikle kısa mesafeli deparlar atmaya başladım. Şu an geldiğim noktadan gayet memnunum.

30 metreyi Usain Bolt’tan daha hızlı koştuğun doğru mu? 
Bilmiyorum ama birkaç sene önce 30 metreyi 3,7 saniyede koşmuştum. Tabii Bolt’tan daha hızlı olup olmadığımı bilmiyorum! Dünyanın en iyi atleti olduğunu herkes biliyor. Belki bir gün yarışırız, kim bilir!

Milan’da işler neden istediğin gibi gitmedi? 
O dönem çok gençtim. Takımda Paolo Maldini, Kaka, Clarence Seedorf gibi efsane isimler vardı. Hücumdaki kaliteli oyuncular nedeniyle de takıma girmekte zorlanıyordum. Yine de bana öğrettikleri her şey için onlara minnettarım. Geçen yaz kulübü ziyaret ettiğimde başkan yardımcısı Adriano Galliani’yle sohbet ettik. Beni sürekli takip ettiğini ve yaptıklarımla gurur duyduğunu söyledi. Bunları duymak beni çok mutlu etti.

2015 Afrika’da Yılın Futbolcusu ödülünü kazandığında neler hissettin?
Mutluluğumu kelimelerle anlatamam. O gün dünyanın en mutlu insanıydım! Bugüne kadar bana güvenen herkesi gururlandırdığım için de ayrı bir tatmin duygusu yaşadım. Bunun Afrikalı olan babam için özel bir anlamı olduğunu biliyordum çünkü futbolculuğunda Gabon Milli Takımı’nın kaptanlığını yapmıştı. Ben de onun izinden yürümek için Gabon’u seçtim.
Yaya Toure, ödülün sana verilmesinin saçmalık olduğunu söylemişti. Bunu duyduğunda neler düşündün?
Tepkisini anlayışla karşıladım çünkü o ödülü beşinci kez kazanmayı çok istiyordu. Onun için üzüldüm ama yapabileceğim bir şey yoktu. Bence dünyanın en iyi oyuncularından biri. Ona sonsuz saygım var.
O ödülün baban için büyük önem taşıdığı aşikar. Kariyerini şekillendirmende ne gibi bir rol oynadı?
Benim için çok önemli biri. Kendisi de futbol oynadığından, bir futbolcunun ne yapması ya da yapmaması gerektiğini biliyor. Bana sürekli yardım etti, kendimi geliştirmem için bir sürü tüyo verdi. Onunla baba-oğuluz ama aramızda sözlerle tarif edemeyeceğim bir ilişki var.

Televizyonda onun maçlarını izlerken kendi kendine futbol oynadığın doğru mu? 
Evet, aynen öyle yapıyordum! Futbola başlamamdaki en büyük etken o. Milli takımdayken oynadığı bütün maçları stattan izler, sonrasında eve gittiğimizde birkaç saat de birlikte oynardık. Hatta aynı şeyi şu an ben de kendi oğlumla yapıyorum. Şimdiden söyleyeyim; bence çok iyi bir oyuncu olacak!

Batman hayranı olduğunu biliyoruz. Peki en sevdiğin Batman filmi hangisi?
Birini seçmek çok zor ama sanırım Kara Şövalye diyeceğim. Batman filmlerindeki kötü karakterlerden biri olmamı isteseniz kesinlikle Joker olurdum! Zaten kendimi ona benzetiyorum çünkü ikimiz de 24 saat gülüyoruz!

Dortmund’daki diğer hangi oyuncuların Batman filminde rol alabileceğini düşünüyorsun? 
Marco Reus ve Ousmane Dembele olabilir. Hangi karakterler olacağını bilemem ama üçümüz çok iyi bir çete olabiliriz! Evimde Batman’le ilgili bir sürü poster, hatıralık eşya ve kıyafet var. Oğluma da almak istedim ama Örümcek Adam’ı daha çok seviyor. Sanırım ileride ciddi problem yaşayacağız!

Saha dışında neler yapıyorsun? 
Evde çocuklarımla vakit geçirmeyi ve PlayStation oynamayı seviyorum. Sakin bir yaşamım var, beni yoracak şeyler yapmaktan hoşlanmıyorum. Spor ayakkabılara özel bir ilgim var. Evde kaç çift olduğunu unuttum bile!

2017’den ne gibi beklentilerin var?
Aynı şeyi geçen gün tercümanımla konuşuyorduk. Sanırım artık arabayı daha yavaş kullanmalıyım! Yeni yılda sürat tutkumu törpülemeye karar verdim.

Aubameyang, röportaj biter bitmez büyük bir heyecanla yerinden kalkıp langırt masasına gidiyor. “Hadi beyler, artık oynayabiliriz!” Biz daha kollara alışmadan ilk golü kalemizde görüyoruz. Ardından ikinci, üçüncü, dördüncü derken skor tutmayı bırakıyoruz!
Röportajımızdan iki gün sonra, hünerlerini bu kez yeşil sahada sergiliyor. Hamburg deplasmanında ilk 30 dakikada hat-trick yapan Gabonlu oyuncu, ikinci yarının hemen başında rakip filelere dördüncü golünü bırakıyor. Demek ki onu durdurmakta zorlanan sadece biz değilmişiz!
Dortmund tesislerine veda etme zamanı geldiğinde, eşyalarımızı yavaş yavaş toplamaya başlıyoruz. Dinlenme odasından geçip, girişte bizi karşılayan basın sorumlusunun yanına gidiyoruz. O esnada dışarıdan kulaklarımızı tırmalayacak derecede gürültülü bir motor sesi geliyor. “Auba’nın arabası” diyor basın sorumlusu. “Hep böyle hızlı kullanır!”
Kurallar çiğnenmek için vardır, değil mi?

Yorumlar

yorumlar

Ad

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply