Arzuları coşturan adam

Çağa ayak uyduran Tudor’un, modern futboldaki yenilikleri Galatasaray’da uygulaması, oyuncuların da arzusunu coşturdu. Bu iki karışım, son 2 maçtaki son dakika gollerinin atılmasını sağlayan ilk şeydi


Antalya’da son dakikada gülen Galatasaray, Gençlerbirliği’ni de devirip hem 3 puanı kazandı hem de özgüvenini arttırdı. 3-4-3’te ısrar eden Igor Tudor, dün akşam da aynı dizilişle takımı sahaya sürdü. Son haftalarda 3-5-2 oynayan Gençlerbirliği ise Türk Telekom Arena’da klasik 4-2-3-1 dizilişiyle sahadaydı. Risk almak istemedi Ümit hoca. İkinci yarıda 3’lü savunmaya döndüler ama o ana kadar zaten maçta üç gol olmuştu. Daha maç başlar başlamaz Khalili’nin sürpriz golü geldi. Bu golde Galatasaray 8 kişiyle kendi yarı sahasındaydı. Diziliş şekli doğruydu ancak Ahmet Çalık ve Chedjou, Khalili’ye basmak yerine ona refakat edince, bu temassız oyun golün gelmesine sebep oldu. Başkent ekibi  1-0’dan sonra da Aydın-Serdar-Muriqi üçlüsüyle, Galatasaray’ın stoper üçlüsüne önde baskı uyguladı. Bu esnada Khalili, Issah ve Selçuk Şahin, Tolga ve Selçuk İnan’a yaklaşarak sarı-kırmızılıların kısa pas yapmasına müsade etmedi. Ancak top kendisindeyken 3-2-5’e bürünen Cimbom, ilk golü de uzun toptan gelişen penaltı pozisyonuyla buldu. Yani Galatasaray’ın amacı zaten topla fazla oynamak değil, en kısa sürede direkt toplarla rakip kaleye gitmekti ve bunu da başardı, penaltı golüyle de eşitlik sağlandı.

Golden sonra da Podolski önderliğinde olabildiğince rakip kaledeydi Galatasaray. Alman futbolcu durumu 2-1’e getirmeden önce sağ çaprazdan 2 kez kaleyi yokladı. “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” misali, bu duruma acilen önlem alması gereken Ümit hoca kenarda etkisiz eleman olarak kalınca, Galatasaray soyunma odasına önde girdi. Galatasaray’ın kanat bekleri takıma genişlik kazandırıp, Selçuk İnan ve Tolga da mümkün olduğunca önde oynayınca dönen topları hep alan taraf sarı-kırmızılı futbolcular oldu.

MÜJDE!
2-2 sonrasında ve oyunun genelinde taktik disiplinden kopmayan Galatasaray, pes etmeyerek tıpkı Antalya’da olduğu gibi Gençlerbirliği’ni de son dakikada yıktı. Galatasaray taraftarına en büyük müjde ise; Riekerink döneminde top rakipteyken ne yapacağını bilmeyen takımın, Tudor geldikten sonra takım savunması anlamında oldukça iyi işler çıkarması oldu. 2 haftada yenilen 4 gol takım savunmasının zaaflarından veya savunma yerleşiminin hatalı olmasından dolayı değil, genelde bireysel hatalardan geldi.

ÇAĞI YAKALAMAK…
Her alanda olduğu gibi futbolda da çağı yakalamak çok önemlidir. Bugün inat edip modern futbolun getirdiklerine ısrarla geçiş yapmayan birçok dünyaca ünlü hoca bile büyük  sıkıntılar yaşıyor. Kırılgan Galatasaray’ı, mücadele gücü yüksek ve hırslı oynamaya iten şey de Igor Tudor’un, modern futboldaki yenilikleri Galatasaray’a taşıması oldu. Tudor’un yenilikçiliği, oyuncuların hırsı ve arzusunu hortlattı ve artık bir oyun kimliği olan sarı-kırmızılılar, tam anlamıyla bir takım olma yolunda bir adım daha attı.

Yazı Samet Çayır

Yorumlar

yorumlar

Ad

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın