Gianluigi Buffon: “Kalede olmak için gerçek bir mazoşist olmalısınız!”

Gianluigi Buffon, verdiği röportajda kariyeriyle ilgili bilinmeyenleri ve zirveye yükselirken yaşadıklarını FourFourTwo’ya anlattı


Kariyerinize orta saha oyuncusu olarak başladığın doğru mu? 
Evet bu doğru. Her çocuk futbol oynamaya, gol atma isteğiyle başlar. Ben de onlardan biriydim. Bir süre de forvet olarak oynadım. Sonra babamın itirazlarına rağmen Kamerunlu kaleci Thomas N’Kono gibi olmak istedim. 1990 Dünya Kupası’ndaki performansı dün gibi gözümün önünde!

Babanız Avrupa Atletizm Gençler Şampiyonasında ikinci, anneniz şampiyon atışçı. Siz futbolcu olmaya nasıl karar verdiniz? 
Babam, annem, ablam, herkes sporcu! Bu da benim futbolcu olmamı destekleyen şanslarımdan biriydi. Böyle bir ortamda sporcu gibi yaşamayı ve sporcu olarak bir kariyer yapmayı küçük yaşta öğreniyorsun.

Çocukken kahramanlarınız kimlerdi? 
Söylediğim gibi N’Kono’yu hayranlıkla izliyordum ve elbette Roger Milla da vardı. Kamerun, İtalya’dan sonra ikinci takımımdı.

2001 yılında Juventus’a transfer olduğunuzda aldığınız 45 milyon avroluk transfer ücretini duyanlar kulaklarına inanamamıştı. Siz duyduğunuzda ne hissettiniz? 
Benim için çok tatmin ediciydi. Kendimi baskı altında da hissetmedim. Juventus bana inandı ve kulübü zarara uğratmayacağımdan emin olarak bu parayı ödedi. Ben de onları haklı çıkarmak için elimden geleni yaptım. Artık insanlar iyi bir kalecinin takımlar için hayati önem taşıdığını, bazen iyi bir forvetten de kıymetli olduğunu kabul etmeli.

10 yıl önce ağır bir depresyon geçirmiştiniz ve bu oyununuzu da ciddi anlamda etkilemeye başlamıştı. O dönemde durumunuzu kimler biliyordu? Neden futbola ara vermeyi düşünmediniz? 
Başlarda durumu kendime saklamak zorundaydım çünkü herkesin gözünün olan biri olarak bunu paylaşmam kolay değildi. Sonra bu üzerimde dayanılmaz bir sıkıntı yarattı ve yavaş yavaş ailemle, arkadaşlarımla konuşmaya başladım. Maçlara çıkmamak aklımın ucundan bile geçmedi çünkü bana güvenen insanları yarı yolda bırakamazdım. Psikolojik destek de alarak bundan kurtulmaya çalıştım. Kolay olmadı.

Şimdiye kadar yaptığınız en iyi kurtarış hangisiydi? 2006 Dünya Kupası Finalinde tek elle Zidane’a karşı yaptığınız kurtarış olabilir mi? 
En önemli kurtarışım olduğu kesin ama en iyisi olup olmadığından emin değilim.

Serie B’ye indirilirken Juventus’la kalmak kolay bir seçim miydi? 
Tabii ki kolaydı! Önüme o kadar büyük bir para attılar ki! Şaka yapıyorum! Seri B’de oynamak tabii ki mantıklı bir seçim değildi ama zaten bu seçimi mantığımı kullanarak yapmamıştım. Buna kalbim karar verdi. Diğer oyuncular farklı seçimler yapmışlardı ama ben ne hissettiğime önem verdim. Hayatta yaptığınız seçimler zor olabilir, hayatınızı alt üst edebilir ancak sizi bulunduğunuz kişiye dönüştürürler. Serie B deneyimi de benim için aynen böyleydi.

Hiçbir rakibinizden çekindiğinizi sanmıyorum ama en çok kimin karşısında heyecanlanırdınız? 
Brezilyalı Ronaldo! Şimdiye kadar karşılaştığım en iyi futbolcu oydu. İtalya’dan bir isim vermem gerekirse de tereddüt etmeden Roberto Baggio derim.

Antonio Conte, nasıl bir takım arkadaşıydı? Uzun süre birlikte oynadığın biri tarafından yönetilmek tuhaf mıydı?
Conte mükemmel bir takım arkadaşıydı. Herkesten farklı bir karizması vardı. Gelecekte iyi bir antrenör olacağını o günlerde de tahmin edebilirdiniz. Beni yanıltmadığı için de onun tarafından yönetilmek hoşuma gitti.

Hiçbir futbolcunun milli marşını sizin gibi tutkuyla söylemediğini görmedim. Gözlerinizi kapadığınızda ne düşünüyordunuz? 
İtalyan olmaktan ve ülkemi temsil edebilecek kadar şansa sahip olduğumdan dolayı çok mutluydum.

Takım arkadaşlarının arasında en iyi şarkı söyleyen hangisiydi? 
Tabii ki Gattuso. Hâlâ yakın arkadaşız. Tek sorunumuz o şarkı söylemeye başladığında benim de gülmeye başlamam!

Serie A’nın, şu sıralar La Liga ve Premier Lig’in ne kadar gerisinde kaldığını düşünüyorsun?
İtalya ekonomik açıdan çok zor zaman geçiriyor ve bu nedenle İtalyan futbolunda da sıkıntı yaşanıyor. Ancak gelecekte bu durumun aşılacağına yeniden dünyanın en önemli ligleriyle kıyaslamalar yapılabileceğine eminim.

Son 10 yıldır dünya futbolunun en iyi kalecilerinden biri olarak gösteriliyorsunuz. Sizin beğendiğiniz kaleciler arasında hangi isimler var?
Joe Hart’ın çok iyi olduğunu söyleyebilirim. Hâlâ genç ve mükemmel bir kaleci olabilir. Belçika son yıllarda kaleci yetiştirme konusunda gerçekten harika.

Kalecilik hayali kuran gençlere vereceğiniz ilk tavsiye ne olurdu? 
Pozisyonunuzu değiştirin! Hayır, gülmüyorum. Kesinlikle ciddiyim! Bu işi yapmak için gerçek bir mazoşist olmalısınız! Ve biraz da deli! Bunu şurdan anlayabilirsiniz: Ayakla oynanan bir oyunda ellerinle skoru belirliyorsun!

Röportaj FourFourTwo

Ad

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir