Avcı'nın yeni 'av planı'

Uzun bir aradan sonra yeni bir yapılanmayla İstanbul Başakşehir’de göreve başladınız. Bu yeni süreç nasıl işliyor?  

Aslında yeni yapılanma kelimesini de kullanabiliriz ama özellikle altı sene çalıştığım profesyonel bir kulüpten ayrılıp tamamen futbol kulübüne dönüşmüş olduk. Bununla beraber 2006 senesinde  göreve başladığımda düşündüğümüz, konuştuğumuz ve üzerinde çalıştığımız stadyum ve tesis gibi bir takım projeler hayata geçti. Bunlarla beraber ben üç yıllık bir ayrılığın ardından tekrar uzun vadeli bir plan için buradayım. Başakşehir 1999 – 2000 yıllarında antrenörlüğe başladığımda hayal ettiğim bir projeyi gerçekleştirmek üzerine kurulmuş bir kulüp.

Kısa vadede hedefimiz öncelikle futbol takımımızı doğru dizayn etmek… Bir önceki dönemimden kalan oyuncular var. Geçen sene emeği geçen şampiyonluk yaşamış bir kadro var. Hem benim çalıştığım hem de dışarıda kaldığım süre içerisinde de ekibimle beraber tespit ettiğimiz oyuncu grubuyla futbol takımımızı iyi kurarsak, sahaya iyi bir futbol takımı çıkarabilirsek düşündüğümüz diğer orta ve uzun vadeli projelerimizi de hayata geçirebiliriz. Bunun için transfer çalışmalarımız sürüyor. Yakın vadede 26-27  yaş ortalamasının tutturulduğu genç, tecrübeli ve yeni yüzlerin de olduğu bir kadronun oluşturulması. Bu kadro oluşturulduktan sonra üç sene bu kadroya çok fazla dokunmak istemiyoruz. Futbol takımı iyi sonuçlar aldığında orta ve uzun vadedeki planlar ve projelere daha çabuk adım atmamızı sağlayacak.

Orta vadede ise, özellikle lokasyon olarak ismimizin bulunduğumuz Başakşehir’in nüfusunun 350-400 binlerde olduğunu söyleyebilirim. Burada bir aidiyet duygusunun sağlandığı ortamın oluşması. Ayrıca Almanya modelinde olduğu gibi buradaki çocukların okullarına, antrenman sahasına yürüyerek gidebileceği, beslenmesini doğru yapabilecek, kişilik eğitimini doğru alabilecek hem eğitim amaçlı hem de  yatırım yapabileceğimiz, uygulamalı ve denetlemeli  bir alt yapı sistemi oluşturma planımız var. Bu proje Türk Milli takımında görev yaptığım süreçte de yapmadığım süreçte de hayata geçirmek istediğim bir sistem. Bu hem Türk gencine yatırım hem bir sosyal proje.

Genel olaraksa özellikle altında doğru oyuncu profilinin yetiştiği A takımın oyun prensiplerini hem hücumda hem savunmada son derece iyi ve kompakt bir şekilde hareket edebilen bir takım yaratmak. Bununla beraber bir futbol kulübünün adım adım değişerek, büyüyerek, gelişerek nasıl olması gerektiğini, elit akademisiyle beraber bir futbol köyü gibi bir fabrika gibi ileriye dönük doğru projelerle nasıl geliştiğini herkese göstermek istiyoruz.

Bu süreçte taraftarlarınızdan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Bizim burada oluşan çok güzel bir taraftar grubumuz var: Boz Baykuşlar. Biz nasıl kulüp olarak Türk futboluna örnek olmaya çalışıyorsak Boz Baykuşlar da Türk futboluna seyirci profili olarak son derece iyi bir örnek olmuşlardır. Onlarda kendilerini büyüterek örnek olmaya devam edeceklerdir.  Başakşehir’de çok önemli bir nüfusa ve genç potansiyele sahip. Kulübümüz adına bir video çekimi için oraya gittik ve ben Büyükşehir’de görmediğim seyirci potansiyelini orada gördüm.

avv

Geride kalan Dünya Kupası’yla ilgili değerlendirmeleriniz nasıl?

Benim favorim turnuva öncesinde de turnuvanın akışı içerisinde de Almanya’ydı ve kazandı. Finali belki kaybedebilirdi ama oyun olarak baktığımızda Almanya bunu hak etti. Eğitim amaçlı yaptıkları yatırımları her turnuvada çeyrek finaller, yarı finaller, finaller oynayarak kazanan örnek bir ülke.

Turnuvaya genel olarak baktığımızda da bence iyi bir turnuva oldu. Oyunların birbirine çok yaklaştığını görüyoruz. Takımlara maçları küçük detaylar kazandırıyor ve kaybettiriyor. Oyun olarak artık herkesin birbirine yakın oynadığı, arada sırada da yetenekli oyuncuların veya bir duran topun maçları çözdüğü pozisyonlar yaşadık. Bunun devam etmesini diliyorum. Bence kaliteli bir Dünya Kupası izledik. Oyuncular üzerinde çok değerlendirmelerde bulunmadım ancak  James Rodriguez çok özel çok kaliteli bir oyuncu. O da oyunun karşılığını Real Madrid’e transfer olarak aldı. Ona benzer takımını tamamlayan, takımı için önemli ancak çok ön plana çıkmayan pek çok oyuncunun olduğuna inanıyorum.

 “Gurbetçi oyuncular, ben milli takıma alınca kötü, büyük kulüpler transfer edince değerli oluyor.”

Bugün Almanya eğitim amaçlı yatırımının sonucunu alıyor. Almanya milli takımında İlkay sakat olmasa iki Türk oyuncu olabilirdi. Yetenekliyiz, bununla ilgili bir sıkıntı yok ama orada eğitimini doğru alan bir oyuncu grubu yukarıya oynuyor. Ben onları devşirme oyuncular olarak düşünmüyorum. Çünkü onların bulundukları ülkelerde özellikle yaş olarak alttan başlayıp hem oranın eğitimi hem de oranın futbol kültürüyle yetiştirip kullanmakta fayda var. Almanya’da altyapı eğitiminin karşılığı olarak Bundes Liga’nın yüzde 55’ni elit akademiden gelen futbolcular oluşturuyor. Dünyanın en iyi ligi… Bizim yüzde 55’imizi ise yabancılar ve yüzde 15’imizi ise benim çok eleştirildiğim gurbetçiler oluşturuyor.  Gurbetçi oyuncular, ben milli takıma alınca kötü, büyük kulüpler transfer edince değerli oluyor. Bunu da görmüş, yaşamış olduk ama bence sıkıntı yok… Eğitime yatırım yapmak insana yatırım yapmaktır.

 FourFourTwo.com.tr Özel

@grhanuysal

 

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply