Bir kariyerin ardından: Yasin Sülün

Başarılı bir futbolcu olduğumu, PAF takımda oynarken anladım. Herkes yetenekli olduğumu söylüyordu ama ben daha önce sadece zevk aldığım için futbol oynuyordum. 18 yaşından sonra A takıma yükseldim, hocalarımla özel olarak çalışmaya başladık. O zaman futbola meslek olarak bakmaya başladım.

Futbol hayatımda yaşadığım en mutlu an, Beşiktaş’la 100’üncü yılda şampiyon olduğumuz gün. Benim için ayrı bir yeri var. Bu, tarihe geçmiş ve zamanla daha da değerlenecek çok önemli bir zafer. A takıma çıktığım ilk maçı da unutmuyorum tabii.

Kariyerimdeki en büyük üzüntüyü, tahmin etmek zor değil! Şampiyonlar Ligi’nde Chelsea ile oynarken orta sahada kaptırdığım bir top dönüp gol oldu. Belki 10 tane kaptırsam bir tanesi gol olacak ama öyle bir maçta kaptırdım ki maç berabere bitse gruptan çıkacaktık. Maalesef yenildik. O Chelsea maçında çok büyük üzüntü yaşadım.

Kendimle en çok gurur duyduğum an, altyapıdan çıkıp Beşiktaş forması giydiğim gündü. Toplam 15 Beşiktaş forması giydim. Beşiktaş’ta geçirdiğim her sezon benim için çok önemliydi.

Futbol hayatım boyunca en büyük pişmanlığı, 2003-04 sezonundan sonra Beşiktaş benimle yollarını ayırırken sergilediğim tavrın ardından yaşadım. Keşke o zaman “Ben gitmek istemiyorum, buranın çocuğuyum” deyip kalsaydım. Çünkü kadro dışı kalsam da sonradan affedilme ihtimalim vardı ama gurur yaptım. Biraz daha bekleseydim daha uzun yıllar Beşiktaş forması giyebilirdim, belki de futbolu Beşiktaş’ta bırakırdım. Fakat o günlerde gönderileceğimi öğrenmek beni çok üzmüştü.

YASIN UZUNTU

Bunu daha önce kimseye anlatmadım ama Fenerbahçeli Cemil Turan benim dayım! 18 yaşında A takımla idmanlara çıkıyordum. Henüz profesyonel sözleşme imzalamamıştım. O dönemde Cemil dayım, Süleyman Seba’yı aramış, “Sözleşme yapmayacaksanız Fenerbahçe’ye alalım” demiş. Öyle söylediği için kulüpte biraz kargaşa olmuş. O telefon konuşmasından sonra Beşiktaş’a imza attım; yoksa belki de Fenerbahçe’ye gidecektim. Daha sonra Cemil dayım bana, “Beşiktaş’ta herhangi bir problemin olursa önce kulübünle konuştuktan sonra bize gelebilirsin” dedi.

Beni en iyi anlatan üç kelime mütevazı, adaletli ve iyi… Bu sıfatlara sahip olmak benim için futbolculuktan daha önemli.

Benim için futbol, bir yere kadar yalnızca bir oyundu, zevkti. Bir yerden sonra para kazandığım meslek oldu. Hayatımda belki de kazanamayacağım her şeyi futbol sayesinde elde ettim. Beşiktaş sayesinde isim kazandım. Hepsini birbirine bağladığımız zaman severek oynadığım futbol benim her şeyim oldu diyebilirim.

Taraftardan en ilginç tepkiyi, Kasımpaşa formasıyla Olimpiyat Stadı’nda Beşiktaş seyircisinin önünde aldım. 20 bin taraftar, beni çağırıp tezahürat yapmıştı, ben de onların yanına kadar gidip karşılık vermiştim. O benim için çok özel bir andı.

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply