Melo büyük balığın peşinde

“İyi bir ciğeriniz olmalı” diyor Melo. “Balık avında tüple dalışı sevmiyorum, çünkü o zaman balıklarla değilim. Bu yüzden uzun süre nefessiz kalabilmek için iyi bir ciğer şart.” Tatildeki en büyük hobisi bu: Babası ve arkadaşlarıyla birlikte Rio açıklarında dalıp, zıpkınla balık avlamak! “Ayrıca korkusuz olmalısınız” diye devam ediyor anlatmaya. “Korkarsanız yapamazsınız. Sert bir eliniz olmalı.”

Peki bu hobi ona ne öğretti? “Sabretmeyi ve stratejiyi… Bazen saatlerce av peşinde koşup boş dönebilirsiniz. Sabretmezseniz başaramazsınız. Diğer taraftan balığın nereye doğru gittiğini bilmek zorundasınız. Onun için iyi bir stratejiniz olmalı.”
Bazen avına o kadar kilitleniyor ki, kontrolü kaybedebiliyor. Bir anısını anlatıyor: “Yanımda bu işlerde usta bir arkadaşımla birlikte dalmıştık. Kısa bir süre önce kaplumbağa avlamış bir köpekbalığı gördük. ‘Hart, hurt’ seslerini duyabiliyorduk. Avını yemekle meşguldü. Çok büyük bir köpekbalığıydı. Arkadaşıma ‘Bu köpek balığını öldüreceğim’ dedim. Arkadaşım bunun çok tehlikeli olduğunu, eğer kaçırırsam gelip köpekbalığının beni öldüreceğini söyledi, ben de peşini bıraktım.”

Melo'yu yine hırsı yaktı

Melo’nun tüpsüz ve zıpkınla balık avı hikâyeleri onun karakterini çok iyi yansıtıyor. Mesela babasının daha büyük balıklar yakalamasını da hazmedemiyor. “Babam kadar iyi değilim ama tatilde biraz pratik yapınca onun seviyesine yaklaşıyorum. Beni bazen kızdırıyor” diyor. “Ben küçük balık yakalamışım, bir bakıyorum o koca bir balıkla çıkmış. Ben bir küçük yakalamışım, o üç tane tutmuş…”

[spot] Hırs, cesaret, en iyi olma içgüdüsü… Bunlar zaten Melo’nun doğasında var. İçindeki hırs gözlerinden okunuyor. [/spot]

Hırs, cesaret, en iyi olma içgüdüsü… Bunlar zaten Melo’nun doğasında var. Sabrı ve stratejiyi ise her gün öğrenmeye devam ediyor.

İşte evinde yaklaşık 1,5 saat süren röportajın bize göre en çarpıcı noktası Melo’nun balıklarla olan ilişkisi… Çünkü bu ilişkinin ipuçlarını verdiği karakteri sahada da oynadığı her dakika ortaya koyuyor. İçindeki hırs gözlerinden okunuyor. Kaplumbağayı katır kutur yiyen köpekbalığını avlama içgüdüsü, Elazığspor maçında 90’ıncı dakikada kaleye geçmek için öne atlama içgüdüsünü andırıyor. Bir yanıyla sakin tavırlarıyla sanki bu halini kontrol altına almaya çalışıyormuş izlenimi veriyor.

“Bir kere balık avlamak için Meksika’ya gitmiştik” diyor Melo. “Orada bir sürü balık vardı. Gözlerinizi bağlasanız bile mutlaka bir tane yakalardınız. Brezilya öyle değil. Daha çok denemek zorundasınız. İşte ben bunu seviyorum.”
2014 Dünya Kupası’nda Brezilya Milli Takımı formasını giymek ve kupa kazanmak, Galatasaray’la Avrupa’da bir kupa kazanmak şimdilik onun için Brezilya’da köpek balığı avlamak kadar zor. Ama Melo hedeflerinin tam da bu tarafını seviyor!

Ahmet Yavuz ( @ahmetlyavuz )

Melo röportajını FourFourTwo’nun Ocak 2013 sayısında okuyabilirsiniz…

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply