Görkemli bir golcü: Gerd Müller

Alzheimer tedavisi devam eden Alman golcü, hayatı boyunca birçok zorlukla boğuştu…

Nördlingen doğumlu Müller, II. Dünya Savaşı’nın son günlerinde hayata gözlerini açtı. Zor bir çocukluktu onunki… Almanya savaştan mağlup ayrılmış, Hitler’in orduları Stalingrad’da facia üstüne facia yaşamıştı. Yetmemiş, dört sene geçmeden 1949’da Almanya Doğu-Batı olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Ortaokul çağındaki Müller de bir fabrikada tekstil işçisi olarak çalışmaya başladı.

“KISA ŞİŞKO MÜLLER”

Kasabanın yerel takımı 1861 Nördlingen’e katıldığında 15 yaşındaydı. Hocası onu ilk gördüğünde “Bu çocuktan adam olmaz” demişti. Hatta bir de ona lâkap takmıştı: “Kısa Şişko Müller”! İşte o çocuk, kısa sürede onu mahcup edecekti. Müller şunu fark etmişti; yere yakın olması, topa daha yakın olması demekti. Topa daha yakın olması da “gole daha yakın” olması anlamına geliyordu! Kısa sürede gole alışan santrfor; 51 maçta 108 gol atınca Bayern’in dikkatini çekmiş oldu.

gerd12

“GÜREŞÇİ Mİ BU?”

Müller, Bayern Münih’e geldiğinde takım 2. Lig’in sıradan ekiplerinden biriydi. Nazi döneminde yönetime en çok destek veren bölgelerden biri Bavyera olmasına rağmen “En fazla Yahudi üyeye sahip olan kulüp” unvanı Bayern’in pek de işine yaramamıştı. Takım, sadece 1931 yılında bir kez şampiyon olmuş, ardından yıllarca 2. Lig’de  “debelenmişti”. Müller geldiğinde, takımda Beckenbauer ve Sepp Maier gibi henüz efsane olmamış isimler de yer alıyordu. Fakat “Kısa Şişko Müller sendromu” sürüyordu. Teknik direktör Zlatko ‘Cik’ Cajkovski, “Ne yapacağım bu tıknazı!” diyordu. “Topçu değil, halterci bu!”

BAYERN’İ COŞTURDU

Tam 64 santim çapındaki baldırlarıyla Müller, Bayern ile çıktığı ilk maçında iki gol attı, sezonu 26 maçta 33 golle bitirdi ve takım Bundesliga’ya çıktı. Ardından gelen ilk sezonda Almanya Kupası kazanıldı; ardından da goller, kupalar ve şampiyonluklar… Müller, Bayern kariyerinde 607 maça çıktı ve 566 gol attı. 15 senede dört lig şampiyonluğu, üç Şampiyon Kulüpler Kupası zaferi, birer Kupa Galipleri Kupası ve Kıtalararası Kupa, dört Almanya Kupası elde etti.

“Kaiser” lakabıyla anılan Beckenbauer; 70’li yılları domine eden, sadece Bayern’in değil, Alman ve Avrupa futbolunun da kaderini değiştiren bu adam için şöyle diyor:

“Birçok büyük oyuncuyla beraber oynadım: Wolfgang Overath, Paul Netzer, Karl-Heinz Rummenigge, Paul Breitner… Bence aralarında en iyisi Gerd Müller’di. Durdurulmazdı. Bayern bugün sahip olduğu her şeyi ona borçlu. Onun golleri olmasa hepimiz antrenman sahasında, eski bir tahta sıranın üzerinde oturuyor olurduk!”

gerd13

İLK MİLLİ MAÇ TÜRKİYE’YE KARŞI

Müller ilk kez bir hazırlık maçında Türkiye’ye karşı milli olmuştu. Oyunun son dakikalarında oyuna girince gol de atamadı. “Bay Gol”, ikinci maçta gösterdi hünerini; Arnavutluk’a atılan dört golde imzası vardı. Milli takım kariyerini tamamladığında CV’sinde 62 milli maç ve 68 gol vardı. Daha da önemlisi jübile maçıydı. Çalışkan Panzerler, Total Futbol’un beşiği Hollanda’ya karşı oynuyordu. Henüz 3. dakikada top Almanların ayağına değmeden golü yazmıştı Hollandalılar. Güzel futbolun 1 numaralı savunucusu Johan Cruyff ve arkadaşları bir şeyi; yani Gerd Müller faktörünü unutmuştu. Önce Breitner penaltıdan skoru eşitlemiş, sonra da günün gazete sayfalarında “89 dakika tutarsın, 1 dakika tutamazsın; golünü yazar” denilen Müller durumu 2-1’e getirmişti. Bir Dünya Kupası finali maçında takımına kupaya getiren golü atıp milli jübilesini yaptı Müller…

ALKOL BELÂSI

Müller, Almanya yıllarının ve Dünya Kupası’nın ardından gittiği ABD’de de üç sene Cubillas ve George Best ile birlikte oynadı, ardından da futbolu bıraktı. Bu yıllarda boşluğa düştü ve kendini alkole verdi. Müller’i Bavyera’nın bir barında bulan eski takım arkadaşları alkol tedavisine iknâ etti. Tedavi bitince, Bayern Münih büyük bir vefa örneği göstererek efsane oyuncularını kulüp bünyesine aldı ve teknik ekipte görev verdi.

gerd11

NASIL BİR FUTBOLCUYDU?

Artık YouTube’da Müller’in birçok maçına, hem de 90 dakikasına ulaşmak mümkün ama biz, dönemin ünlü spor gazetecisi ve spikerlerinden Pertev Tunaseli’nin Milliyet’teki yazısında Müller’i nasıl tarif ettiğini hatırlatalım:

“Müller’in 90 dakika sahada dolaştığını sananlar hüsrana uğramıştır. Müller hakiki bir centilmen, futbolu ilim hâline getirmiş biri. Avustralya’dan Alaskya’ya kadar maç kasetleri toplar. Ne kadar zengin İtalyan kulübü varsa peşindedir. Müller’in yavaş görünen oyun akışı içinde fizik noksanlıkları olduğunu düşünenler hep yanılır. 90. dakikada bile koşar, geriye yardım eder. Bir kaleci Müller’e karşı oynuyorsa asla yere düşürmemeli çünkü anında bir ayak uzanacak, Bayern gol kazanacaktır!”

Yazı Kaan Kavuşan

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply