Röportaj: Hasan Şaş

Hasan Şaş eğer “Futbol profesyonel gibi görünen amatör bir oyundur. Amatör ruhla her zaman mücadele etmeniz gerekir” sözlerini söylemeseydi bile biz onun böyle düşündüğünü bilirdik. Onun bu amatör ruhla mücadelesinin en yakın şahidi Ali Sami Yen Stadı. O tarihi statta Hamburg maçında yaşadığı kırgınlığı hâlâ unutamamış olsa da bastığı yerlerde UEFA ve Şampiyonlar Ligi zaferlerinden, lig şampiyonluklarına pek çok başarıdan hatıra var. Bologna ve Real Madrid maçlarının oynandığı; 2001-02, 2005-06 ve 2007-08 şampiyonluklarına tanıklık eden stat artık olmayacak ama Hasan Şaş’ın o yıllarda biriktirdiği anılar bu sayfalarda yaşayacak; bazen tebessümle, bazen de kahkahalarla hatırlanacak!


İstanbul’a gelmeden önce, Adana’dayken Ali Sami Yen hakkında ne düşünürdün? Futbolculuğunun erken döneminde bu stat ne ifade ediyordu senin için?
“Mikrofonlarımız Ali Sami Yen Stadı’nda” anonsunu duyduğumuz anda radyoyu kulağımıza sokardık. Eğer bağlanıyorlarsa mutlaka Prekazi ortalamıştır, Tanju vurmuştur! Hele bir de 20, 25 dakika golsüz geçmişse kesin gol vardır. 1992’den sonra televizyondan izlemeye başladım. Hayranlıkla, ağzım açık izlerdim tüm maçları.

Ali Sami Yen’deki ilk maçında Adana Demirspor’la 1994-1995 sezonunda Galatasaray’a 3-0 yenildiniz. Sen 77’nci dakikada oyuna girmiştin. İlk kez o zaman bastın Sami Yen’in çimlerine. Neler hissettin?
Çok şaşırmıştım. Daha büyük ve daha kalabalık bir stat hayal ediyordum. İki katlı olduğunu gördüğüm zaman “Bu statta baskı olur mu?” diye düşündüm kendi kendime. Ama bu stadın nasıl cehenneme dönüştüğünü Galatasaray’a transfer olup Avrupa maçlarına çıktığımda anladım. Evet stat, 20-25 bin kişilik olabilir, ama gerçekten ürkütücü bir atmosferi var. Adana Demirspor’dan Ankaragücü’ne transfer olduktan sonra Ali Sami Yen’e maça geldiğimde, bir gün Galatasaraylılarla birlikte sahaya çıkacağımı biliyordum; hatta bundan emindim. İstedim ve başardım.

Daha sonra Galatasaray formasıyla 98-99’da sezonun ilk maçında Altay’a karşı sahadaydın. Taraftarla tanıştın…
İlk maçı çok iyi hatırlıyorum. Sami Yen’de olup olmadığımdan emin olmak için kafamı gökyüzüne kaldırırdım. İyi oynamıştım. Benim hareketlerimle oluşan uğultuyu duydukça tüylerim diken diken olmuştu.

Ali Sami Yen’de oynanan son lig maçında taraftarlar senin için de tezahürat yaptılar. Ne düşündün o anda?
Çok duygulandım. Metin Oktay’la başlayan, Hakan Şükür, Fatih Terim, Hagi, Taffarel nostaljisini yapıyorlarsa, demek ki insanların aklında kalmışız, iyi şeyler yapmışız. Bunu duymak çok mutlu etti beni.

HASAN SAS MAÇ (GANTEP)


Futbolculuk yıllarında seni en çok etkileyen anlar hangileriydi peki?
Galatasaray seyircisinin iki maçtaki performansını unutmuyorum. O maçları hatırlayınca hâlâ çok heyecanlanırım. Herhalde 60 yaşına gelsem yine aynı hissi yaşarım. Birincisi, 2005-2006 sezonunda Fenerbahçe Denizlispor’dan gol yediğinde statta kopan “Gol” sesi! Kendimden geçtim o anda. Dibinde birisi bağırsa o kadar etkilenmezsin. Bir diğer an da, 2001-2002 sezonundaki Real Madrid maçı… Ertesi gün ablamın düğünü vardı. İlk yarı 2-0 bitmiş, “Eyvah” dedim kendi kendime. “Bari 2-1 falan bitsin de düğünde rezil olmasak”. Devre arasında kavgalar koptu; Lucescu, Hagi, Jardel, Cüneyt Tanman birbirine girdi. Ama o kavga bize olumlu yönde yansıdı. Hepimiz motive olduk. İkinci yarı sanki rakiple forma değişmiştik. Maç 2-1 oldu, ardından benim golüm geldi. Lucescu’ya doğru koşuyorum, o sırada beni sırtımdan çekmeye çalışıyorlar. Lucescu’ya doğru giderken bir yandan “sosyete tribünü” dediğimiz yeri görüyorum. Ama sosyetelikten çıkmış, gol sevinciyle varoş olmuş! Bir taraftar ikinci kattan Lucescu’nun arkasına atlıyor! O anı unutamam. Gözümün önünde balkondan atladı adam! Atlayacağını bilsem daha hızlı koşup tutardım. Allah’tan bir şey olmadı.

2000-2001 sezonunda Ali Sami Yen’deki Paris Saint Germain maçından sonra Lucescu gerçekten formanı istedi mi?
Çok şaşırmıştım. Maçı 1-0 galip bitirdik. O maçta çok fazla koşmuştum. Soyunma odasına giderken arkamdan biri seslendi, döndüm baktım Lucescu. “Yes mister” dedim. Eliyle işaret ederek formamı istedi. “Oğlum Razvan için istiyorum” dedi. Hemen çıkardım, üç saniye bile sürmedi. Benim için çok duygusal bir andı bu, iyi ki hatırlattın.

Bu kadar duygulandığına göre Lucescu senin için özel bir teknik direktör olsa gerek!
Altı ay ceza yedikten sonra askere gidip geldim. Tabii daha sonra takımla antrenmanlara çıktım ama maç eksiğim vardı. İlk hafta Denizli deplasmanında oynayacaktık. 19’uncu kişi olarak gittim oraya. Çünkü antrenmanlara yeni başlamıştım. Lucescu beni yanına çağırdı. “Beni kiralık mı yollayacak acaba?” diye de düşünüyorum o sıralar. “Hasan, senin en büyük silahın çalım atmak. Benim takımımda istediğin kadar çalım atabilirsin, özgürsün” dedi. Oysa o güne kadar bütün hocalarım çalımlarımdan şikayetçi olmuştu! Lucescu’dan bu sözleri duyunca acaba gönderme mi yapıyor diye çalım atmamaya başladım, sürekli pas vermeye çalışıyorum (gülüyor). Zaman içinde bu sözlerinde samimi olduğunu anladım. Bana büyük güven aşıladı.

Eric Gerets’le de iyi günlerin oldu! O da mı özgür bıraktı seni?
O beni yanına çağırır, “Sen çalım atmaya başlayınca saçımda beyazlar çıkıyor” derdi. Ben de “Hocam o zaman buradan dede olup gidersin” derdim (gülüyor). Şaka bir yana, o da bana hep güvendi. “Sahada ölsen bile seni oynatacağım” derdi ama çalımlarıma biraz karışırdı.

Seni zaman zaman aşırı hırslı gördük Sami Yen’de. Mesela Lokomotiv Moskova maçında hırsın Sami Yen’e sığmadı, golden sonra reklâm panolarını tekmeledin. Bunda Ali Sami Yen atmosferinin etkisi var mıydı?
O maça yedek başladığım için üzülmüştüm. İlk maçı deplasmanda oynamıştık. İkinci maçta o maçın ilk 11’inden bir tek ben oynamamıştım. Kendi kendime “Bir tek suçlu ben miyim?” diye sormuştum. Üstelik o ilk maçı 2-0 kazanmıştık! Kötü de oynamış olabilirim ama içerlemiştim biraz. Çok hırslanmıştım. Gözüm hiçbir şey görmüyordu. Gol attıktan sonra önüme çıkan ilk şeyi, reklâm panosunu tekmeledim. Powerade sevinmişti, onların da reklâmını yaptım (gülüyor). Ayağım çok acımıştı ama.

2002-2003 sezonunda Lokomotiv Moskova’ya attığın golün, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde Ali Sami Yen’de attığı son gol olduğunu biliyor muydun? Ali Sami Yen tarihinde senin adın da yazıyor!
Bilmiyordum, öğrendiğim iyi oldu!

Meşhur bir videon var internette. 2002-2003 sezonunda Ali Sami Yen’de İstanbulspor’a karşı oynadığınız maçta bir şutun auta gidiyor, taraftar tepki gösteriyor. Sen maçtan sonra soyunma odasında taraftara sitem ediyorsun. O anı anlatır mısın?
Maçın 20-25’inci dakikası… 2-0 öndeyiz. Rakibi geçtim, “Bir de ben deneyeyim” dedim kendi kendime. Stattan bir uğultu koptu, rezil oldum! O anda saklanmak istedim. Devre bitti, soyunma odasına girdim. O sezon bir belgesel çekimi vardı. Bizimle birlikte sürekli kamera dolaşıyordu, doğal hallerimizi çekiyordu. Ben de o sırada taraftarın tepkisine veryansın ettim (gülüyor).

Hafızandan bir Ali Sami Yen maçını silme şansın olsa hangisini seçerdin? Tromsö mü, yoksa Hamburg maçı mı?
Hamburg… Çünkü Tromsö maçı bir futbol kazasıydı. Deplasmandaki ilk maçı çok kötü bir sahada oynamıştık. O saha için tarla bile denemez. Çukurova’daki tarlalarda oynamaya razıyım. Hamburg maçınıysa hatırlamak bile istemiyorum. Evet, Ali Sami Yen’de çok güzel anılarım var ama o olay beni çok üzdü. İçimde hâlâ bir kırgınlık var. Europa Lig’de Hamburg maçında sakatlıktan yeni kurtulmuştum. Hem de çapraz bağlarımdan sakattım ve üç ay 20 gün gibi kısa bir zamanda iyileşmiştim. Sakatlık sürecimde haliyle kilo da almıştım. Bunu ancak bir kamp döneminde atabilirsiniz. Bülent hoca beni 18 kişilik kadroya aldı. Galatasaray’ın kadrosunda sıkıntı vardı ve elinde benden başka oyuncusu kalmayınca beni oyuna almak durumunda kaldı. Hazır olmadığımı biliyordum, ama yapacak bir şey yoktu. O maçtan önce bir de bizim malzemeci bana small forma getirmiş. Ben hep large giyerdim. O da beni iyice kilolu gösterdi. Bir iki de top kaybedince, taraftarın tepkisiyle karşılaştım. O an “Ali Sami Yen’in zemini yarılsın da içine girsem” diye düşündüm. Zaten o anda futbolu bırakma kararı aldım.

Ali Sami Yen deyince aklına ilk ne geliyor? O stadın senin için en özel yeri neresiydi?
Bizim meşhur bir kazan dairemiz vardı. Teknik direktör kadroyu açıkladıktan sonra 15 dakikalık bir boşluk olurdu. Bu kazan dairesinde toplanır, muhabbet ederdik. Kimi son çayını kahvesini içerdi, kimi namazını kılardı. Kadroya giremeyenlere takılırdık. Maçın tüm gerginliğini üzerimizden atardık. Feldkamp kazan dairesini kapattı, o gitti şampiyon olduk. Kazan dairesi efsanedir. Maçı kazandığımız, motive olduğumuz yer orasıydı.

Sana göre Sami Yen’de attığın en güzel golün hangisi?
Galatasaray’a geldiğim sezonun üçüncü haftasında Kocaelispor’a attığım gol en şık golümdü. Top kontrolü vardı, çalım vardı. Bireysel yetenek ön plandaydı.

Fenerbahçe’nin Denizli’de puan kaybettiği ve şampiyon olduğunuz 2005-2006 sezonunun o meşhur son 16 dakikası sana göre ne kadar sürdü?

Ali Sami Yen’de geziniyorum, herkes gergin olduğumu bildiği için yanıma yaklaşamıyor. Skoru öğrenmek istiyorum ama korktuğum için sormak da istemiyorum. Bir taraftan da basın tribününde insanların el kol hareketlerine, tepkilerine bakıyorum. Dünyadan kopmuşum. Fenerbahçe gol atsaydı ne yapardım bilmiyorum. Kendime zarar verebilirdim. Fenerbahçe o gün benim hayatımı kurtardı (gülüyor).

2003-2004 sezonunda Galatasaray Şampiyonlar Ligi maçlarını ilk kez evinden uzakta, Olimpiyat Stadı’nda oynadı. 2006-2007’de de yine maçlar Olimpiyat’taydı. Bu durum takımı nasıl etkiledi?
Florya’daki otobüse biniyorduk, stada gidene kadar sürekli küfür ediyorduk “Bu statta maç oynanır mı?” diye. Biz sadece o zaman stadı kim yapmış, onu bulmaya çalışıyorduk. “Neden bu stat?” diye soracaktık (gülüyor). Bu stat bir futbol stadı değil; olimpiyatlar için yapılmış. Hadi olimpiyatlar için yapıldı diyelim, bu kadar rüzgâr alan bir yerde rekor kırmak da zor. Biz o stada yenilerek gidiyorduk. Fırsatını bulsak yıkardık. Ali Sami Yen burnumuzda tütüyordu. Dünyanın en iyi takımını getirin, o statta başarılı olma şansı yok. Özellikle mayıs aylarında püfür püfür eser; çok iyi mangal yakılır orada, o ayrı.

Röportaj @Ahmet Yavuz Fotoğraf Barış Tekin

FourFourTwo Arşivinden

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply