Röportaj: Ozan Tufan

Avrupa’da en genç gol atan olmak. Nasıldı o gün?

O maçta sol arka adalemde sorun vardı. Masörümüz Recep abiye de söylemiştim. Çok ağrıdığı için ne yapacağımı düşünüyordum. Hoca beni ısınmaya gönderdiğinde Recep abi Batalla’ya masaj yapıyordu. Benimle ilgilenecek hali yok! Hoca beni oyuna alacağını söylediğinde daha da panik oldum. “Açma germe yapamıyorum abi” dedim. O da bana “Kasığını yırt gel ama iyi oyna” dedi. “Tamam, abi” dedim. Heyecandan ağrıdığını anlamıştı herhalde. Zaten oyuna girince hiç ağrı hissetmedim. Bir pozisyonda topu Pinto’ya verdim. Sonra da ne hikmetse kaleye doğru koşmaya başladım. Top önüme düşünce sol ayağımla vurdum. Gol olunca ne yapacağımı şaşırdım zaten.

Gol atarsan ne olacağını biliyor muydun?

Bilmiyordum. Maçtan önce kendime bir söz vermiştim. Top toplayıcılık yaparken abilerden forma isterdim, vermezlerdi. Formamı isteyen ilk kişiye verecektim. Maçtan sonra hocalarımızdan biri gelip “Formanı kimseye verme, müzeye asacağız” dedi. O gün veremedim ama ondan sonra çok verdim. Şimdi abilerin derdini anlıyorum.

Kaç yıldan beri Bursaspor altyapısındasın?

10 sene oldu. İlk geldiğimde 1995 doğumlular için takım yoktu, beni 1993’lerle oynatmaya başlamışlardı. İlk maçımda röveşatayla iki gol atmıştım. Vakıfköy’de çok güzel günler geçirdim. Rakiplerimizle konuştukça en iyi yerlerden birinde olduğumu anlıyordum. Hocalarımın hepsine teşekkür ederim.

a8656950b6c644b5981053f664b35513

Basser senin aklını çok iyi kullanan bir oyuncu olduğunu söylüyor. Onunla neler konuşuyorsunuz?

Çok iyi bir insan. Her konuda bana çok yardımcı olur, yapmam gerekenleri söyler, genç futbolcuları yemeğe götürür, güldürür bizi.

Daha önce ayak tabanında bir sakatlık olmuş ve doktorun sana “Futbol hayatın bitti” demiş. Nasıldı o günlerin? Nasıl atlattın?

Çocuktum, daha 13 yaşımdaydım. İnanılmaz ağrılar çektim. Doktor ne yaptıysa olmadı. Sonra “Top oynamayacaksın” dedi. Çok ağladım. Evde durunca biraz tombullaştım, eski hızımı kaybettim, çok vazo kırdım. Doktor bir de bana “18 yaşından sonra geçer bu ağrılar” dedi. Şimdi çok iyiyim. Yarın da doğum günüm. 18 oluyorum (gülüyor)!

Altyapılarda oynarken senden çok bahsediliyordu, gol krallığın, en iyi oyuncu ödülün vardı. Sonra sakatlığın çıktı ve unutuldun. İsyan etmedin mi hiç?

Sakatlanınca benden umudu kestiler, ben de kestim ama babam kesmedi. Onun sayesinde döndüm. Kadro dışı kaldım, yedek kaldım ama onun sayesinde devam ettim.

Daha önce birçok kez mevkin değişmiş. Nerelerde oynadın? Nerede daha iyisin?

Altyapılarda forvettim. Sonra hızlı olduğum için hocam beni sağ açığa aldı. Sonra sağ bek oldum. Hiç defansif yönüm yoktu, çok kolay çalım yiyebiliyordum. Artık oyunumu daha iyi dengeleyebiliyorum. Top ayağıma gelir gelmez ayağımdan çıkarmaya bakıyorum. Tecrübeli insanlar biraz daha çok ayağında tutabiliyor ama genç oyuncuların kendini garantiye alması lazım. Hocam bana nerede görev verirse orada kendimi geliştirmek için çalışıyorum. Yaşım küçük olabilir ama elimdeki imkânların farkındayım. Sakatlık günlerimden sonra bunu çok iyi anladım.

Röportaj: Hilal Gülyurt Fotoğraf: Barış Tekin, TFF

FourFourTwo Mayıs 2013

 

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply