1978 Dünya Kupası İkonu – Kempes

Ülkesinde Dünya Kupası finaline çıkmak her oyuncu için avantajlı bir durumdur ancak bazıları için ciddi bir yük anlamına gelebilir

Mario Kempes, Arjantin’de düzenlenen 1978 Dünya Kupası’nda, omuzlarında ne kadar ağır bir yük olduğunu ve bunun yarattığı baskıyı dışarı pek göstermemişti. Turnuvayı gol kralı olarak tamamladı ve kupayı kaldırdı ancak söylediğine göre gerçek biraz farklıydı.

“Esas yükü taraftarımız değil, kendimiz yaratmıştık ve turnuvayı kazanmaktan başka çaremiz yok gibi hissediyorduk” diyordu Kempes. “Gruptaki ilk maçımızda İtalya’ya kaybedince şaşkına döndük, yaşadığımız hayal kırıklığını tarif edemem.” Kempes baskıyla başa çıkabilmek için sigara içtiğini itiraf ediyor. “Günde 10-12 tane içiyordum. Sadece ben değil, takımdaki birçok oyuncu bunu yapıyordu. Hatta maçlara giderken totem olsun diyen bir sigarayı üçüncü kalecimiz Hector Baley’yle paylaşıyorduk.”

23 yaşındaki Kempes, Arjantin kadrosunda futbol hayatına yurt dışında devam eden tek oyuncuydu ve Valencia formasıyla harika bir performans sergiliyordu. Milli takım teknik direktörü Cesar Luis Menotti, takımın birbirine yakın olması için her oyuncunun Arjantin’de oynamasını istiyordu ancak tek istisna Kempes’ti. Çıkarılan kurala göre 28 yaşının altındaki oyuncular, Menotti’nin izni olmadan ülke dışına transfer olamıyordu. İspanya’da top koşturan Kempes, belki biraz de yüzden tüm ülkenin yükünü omuzlarına almak zorunda olduğunu hissediyordu.

Dönemin hükümeti, halk üzerinde yarattığı baskı rejiminin devam etmesi için Dünya Kupası’nda gelecek zaferin çok önemli olduğunun bilincindeydi ve takımdaki birçok oyuncu, bu konudaki gerçek düşüncesini açıkça dile getirmeye korkuyordu. “Hiçbir şeyden haberimiz yoktu, adeta hapsolmuştuk” diyordu Kempes.

Arjantin’in ikinci turda Peru’yu 6-0 yendiği maçla ilgili şike iddiaları günümüzde bile devam ediyor ancak o kadar kritik bir maçta alınan farklı galibiyet bile takımın üzerindeki baskının hafiflemesine izin vermemişti.

Tangocular final maçından önce rahatlamak için ilginç bir yönteme başvurdu. “Bunu çok az kişi bilir ama final maçından önce Hector Baley balığa çıkmak istedi” diyordu Kempes. “Balık tutmaktan nefret ederdim ama Menotti’den izin isteme görevi bana kalmıştı. Americo Gallego da bizimle birlikte geldi. İlk başta bu fikre ısınamamıştım ama daha sonra rahatlamak için dahiyane bir düşünce olduğunu anladım.”

Parana Nehri’nde terk edilmiş bir kayık bulan üç arkadaş, birkaç saatliğine balık tutmak için sulara açıldı. “Hiç kimse bizi görmedi” diyordu Kempes. “Elimizde bir sürü balıkla kampa döndük ve final öncesi son takım yemeğine katıldık. Takımdakiler bizi görünce şoke olmuştu!”

Finalden önce çok daha ilginç bir şey gerçekleşti. Sert ve disiplinli karakteriyle tanınan Menotti, oyunculara yaptığı konuşmada bambaşka bir profil sergilemişti. “Hayatımda daha kısa konuştuğunu görmedim” diyordu Kempes. “Bize ‘Maçta ne olursa olsun, benim gözümde çoktan kazandınız’ diyerek teşekkür etti.” Finalde Hollanda’yı 3-1 geçen Arjantin, bu zaferi yıldız oyuncusu Kempes’in iki golü ve ufak bir balık macerasına borçluydu.

FFT

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş