Akhisarspor – Fenerbahçe maçının ardından spor yazarları neler söyledi?

Akhisarspor, kendi seyircisi önünde Fenerbahçe’yi 3-0’lık skorla yenerek rakibinin küme düşme hattına gerilemesine neden oldu

Akhisarspor deplasmanına konuk olan Fenerbahçe, Bokila, Manu ve Regattin’in 90+5’te bulduğu gollerle 3-0 mağlup oldu. İki takım arasında oynanan son 4 maçta yenilgisi bulunmayan Manisa ekibi, bu maçlarda toplam 10 gol atıp yalnızca 4 gol yiyerek farklı bir üstünlük sağladı. Ligdeki son 4 maçında da yenilgi yüzü görmeyen Yeşil-Siyahlı ekip, puanını 16’ya yükseltirken Fenerbahçe, 14 puanda kalarak sondan 3. sıraya geriledi. Spor basınının da gündeminde geniş yer alan karşılaşmayı, spor yazarları bakın nasıl değerlendirdi?

Mehmet Demirkol – Fenerbahçe Light (Fanatik)

Fenerbahçe kendi seyircisi dışında kimseyi korkutmuyor. Bu hafta itibarıyla bütün maçları seyretmiş biri olarak ligin tartışmasız en kötü futbol oynayan takımı olduğunu söyleyebilirim. Boş pas yapıyorlar. Boşuna pas yapıyorlar. Santrfor performansı yok. Orta saha direnci yok. Takım boyu çok uzun. Yüksek yüzdeyle gol yiyorlar. Bu takımın adı Fenerbahçe olmasa küme düşmenin en büyük adayı olur. Ümit kesilen takım yani. Adının Fenerbahçe olması bu adaylığı geçersiz kılmıyor. Sadece biraz ümidi var Fenerbahçe’nin. Adının getirdiği bir ümit.

Koeman ‘Valbuena takımı’yla bir kıpırdanma sağlamıştı. Ancak o ve Jailson’un yokluğunda bu plan uygulanamaz oluyor. Başka da bir plan yok.

Dün Akhisar geri çekilip ceza sahasıüzerinde oyunu kabul ettiğinde de daha iyi olan taraftı, kalabalık çıktıklarında da… Ezici bir fark vardı arada. Çünkü Fenerbahçe hiçbir rakibini korkutmuyor. Bu Fenerbahçe değil Fenerbahçe Light…

Uğur Meleke – Bu maç Kuşadası’nda bitmişti (Hürriyet)

F.Bahçe, Akhisar’a dün akşam kaybetmedi. Sarı lacivertliler maçı, cumartesi günü Ersun Yanal ile yapılan görüşmenin resmen açıklanmasıyla kaybetmişti aslında.

Fenerbahçe bu maçı, dün 20:50’de Akhisar’da değil, cumartesi öğleden sonra Kuşadası’nda kaybetti. Fenerbahçe yönetiminin Ersun Yanal’la görüştüğü resmi olarak deklare edildiği anda, Koeman dönemi de artık fiilen sona ermişti. Akhisar, Krasnodar karşısında nasıl bir futbol oynadıysa, Fenerbahçe önünde de bire bir aynı oyunu sergilediler. Yine stoperde Lopes iyi oyun kurdu, Güray yine sol bekten ekstra hücum silahı olarak dikkat çekti. Sissoko ve Serginho sezgileriyle çok top kazandılar, Barbosa süratiyle rakibin sağ bekini bezdirdi. İki maç arasındaki tek fark, Krasnodar’ın ikinci devrede oyunu çevirebilecek yetenekli ayakları vardı. Fenerbahçe’ninse yoktu. Evet, Fenerbahçe’nin çok eksiği var… Koeman, elindeki 12-13 oyuncudan bir 11 kurmaya çalıştı; muhtemelen de kafasında iki opsiyon vardı: Birinci opsiyonu, dün başlayan takımdı. Yani sağ bekte Şener, göbekte Isla, sol açıkta Eljif’li düzen. Büyük bir fiyaskoydu bence bu taktik. Ne Isla, Isla gibiydi sahada; ne Eljif, Eljif gibiydi, üstelik Şener de Barbosa’ya karşı çaresizdi.

Erman Toroğlu – Fenerbahçe the end! (Fotomaç)

Yazıya “Bitmişlik” diye başlasam çok seksi olmaz. Şunu diyebiliriz; The End… Filmin sonu… Filmin yönetmeni Ali Koç… Reji sorumlusu Comolli… Başaktör Cocu… Yardımcı rolde Koeman… Film büyük iddiayla vizyona girdi. İlk başta herkes mutluydu. Oynayan da seyreden de… Ve pembe bulutların üzerinde uçuyorlardı. Çünkü bu film için yönetmen bir senedir çalışıyordu. Fakat film ilerledikçe olay Agatha Christie romanlarına benzemeye başladı.
Filmin çekimlerinde önce başaktör setten ayrıldı. Setten ayrıldı ama memleketten ayrılmadı, çünkü parasını alacaktı. Rejisör ise hala memleketteydi ve setteydi. Film henüz bitmedi, ama Fenerbahçe bitti! Düşünün bu maçtan sonra lig bitecek olsa şu anda sarı-lacivertliler, Spor Toto 1. Lig’e düşecekti. Peki size bir soru; Bu Fenerbahçe takımı Spor Toto 1. Lig’e düşse ne olur? a) Federasyon tarafından düşme kaldırılır mı? b) Düşme kaldırılmaz, Fenerbahçe, Spor Toto 1. Lig’de oynarsa yayın ihalesi yeniden mi yapılır? Çünkü bu ligde Fenerbahçe’nin bütün maçları full dolar. İçeride, dışarıda… c) F.Bahçe’nin çok maçı gündüz oynanır. Bu da avantaj mı olur, dezavantaj mı olur onu bilemem. Ali Koç çok iddialı geldi. İyi, tamam da kendi kulübündeki tecrübeli insanları bile dinlemedi. Telefon açanların telefonlarına bile dönmedi. Ama duyuyorum ki babası sevgili Rahmi Koç’un bile telefonlarına dönmezmiş. İyi güzel de sen telefonlara dönmezsen işte dün akşam olduğu gibi adamı böyle maç bitmeden geriye dönüş için Havalimanı’na döndürürler! Filmin galası yapıldı, gösterime girdi, gişede çakıldı… Dün gece son perdeydi ve bitti! Şimdi yarın sabahtan itibaren yeni bir filmin çekimine başlanacak. Yönetmen aynı olacak, oynayanlar değişecek. Türkiye’de herkes merak ediyor. Bakalım ikinci film bize neler gösterecek? Yönetmen hala burnunun dikine mi gidecek? “Ben bu işi çok iyi biliyorum, kimse karışmasın” mı diyecek? Tecrübeli insanlara danışmayacak mı? Merakla bekliyoruz. Çünkü ikinci film de bu şekilde olursa yönetmenin işi biter! Çok net! Bugün “The End” dedik. İkinci filmde de yönetmenin yaptıkları değişmezse başlık şu olur; The End-2… Ama yanına iki kelime daha yazarlar “Yönetmen de gitti” diye… Çünkü Fenerbahçe camiası The End-3’ü kaldırmaz!.

Gürcan Bilgiç – Teslim de oldular (Fotomaç)

Başından, sonuna kadar facia hikayesi seyrettirdi bize Fenerbahçe. Titanik’in batışı gibi. “Olmaz” denilen her şeyin başına gelmesini seyrettiriyor. Akhisar’daki oyunun sürpriz olduğunu veya “beklenmedik” diye nitelendiren olursa eğer, zaten bu oyunun veya futbolun gerçeklerinin farkında değil. Şöyle özetleyelim; takımın en değerli ve beklentisi en yüksek oyuncusu Mehmet Ekici, hakemin elini kaldırıp; çift vuruşu işaret ettiği pozisyonda, topu direkt kaleye kullandı. Bu oyuncuya, takımın “oyun aklı” olarak bakıyoruz. Fenerbahçe’nin kenar yönetimiyle, sahadakilerin buna cevabı arasında fark yok anlayacağınız. Devre bittiğinde iki faul yapmıştı F.Bahçe. Kazanması gereken ve büyük bölümünü geride oynadığı 45 dakikada gösterilen agresifliğe bakın hele. Kaybedilen maçlar veya puanlar değil, karşı koyma duygusu. Her şeyi ile bitmiş, tükenmiş ve saklanmaya başlamış bir grup var. Giresun’a karşı da aynı duyarsızlık hakimdi. Sezonun tek hedefi için sahaya çıkmışlardı ama bunu hissettirecek kıvılcımı bile çıkarmadılar.
İkinci yarı başladığında takımın oyuncularına veya formatına da bir hamle yapılmadı. Toptan kaçmaya, pastan saklanmaya başlayan oyuncular da çoğaldı. Barış Alıcı ve Eljif tamamen maçtan koptular. Mehmet Topal’ın gücü kalmadı, Ekici de teslim bayrağını çekti. Fenerbahçe taraftarı elbette öfkeli. Ama önce kendisinde arasın sorumluluğu. “Fenerbahçe böyle mi oynar” kibiriyle, düzeni bozan birinci unsur onlardı. İkincisi ise Ali Koç’un her şeyini teslim ettiği Comolli. Cocu ve Koeman sadece sonuçtur. Bir daha tekrarlayalım; futbolu herkes biliyor ama “oyunu” bildiğinizde farklısınız. Ankaragücü yenilgisi sonrasında Cocu’yu basın toplantısına bile çıkarmadan, “Bu camia bu sonucu kaldıramaz” diyen Ali Koç’un, şimdi Comolli’ye “Fenerbahçe düşme hattında olamaz” demesi gerekir. Artık Ersun Yanal dışında hiçbir hamlesi de kalmadı. Bu kadar iyi niyete, doğru felsefeye, bütçeye rağmen, bugünü yaşamaları yazık..

Serdar Ali Çelikler – Dedenizi dinleyin sayın Ali Koç! (Haber Türk)

Semih Özsoy
Mehmet Burhan Karaçam
Erol Bilecik
Sevil Zeynep Becan
Şaban Erdikler
Mustafa Tankut Turnaoğlu
Fethi Pekin
Metin Şen
Turhan Şahin
Mustafa Kemal Danabaş
Acar Sertaç Komsuoğlu
Simla Türker Bayazıt
Ömer Okan
Burak Çağlan Kızılhan
Belgin Aral
Alper Pirşen
Ozan Korman Tarman
Metin Sipahioğlu
Selahattin Baki
Muhittin İlker Dinçay
Esra Nazlı Ercan

Yukarıda ismi yazılı olan 21 kişi, yedekler de dahil F.Bahçe yönetim kurulu üyeleri. Şimdi onlara sesleniyorum. Ya bu hafta içi başkan Ali Koç’un inadını kırıp bu takımın toparlanma formülü olan Türk teknik adam ve devre arası en az 3 çok kaliteli transfer yapılması konusunda ikna ediniz. Ya da istifa ediniz.

Çünkü bu takım, bu inat ile, bu yönetim anlayışı ile, bu Comolli ile bu futbol yönetimi beceriksizliği ile bu kadro yapılanması ile küme düşer. Siz de tarihe geçersiniz. Ben sizin yerinizde olsam, başkan inat etmeye devam ederse istifa ederdim.

Gelelim Ali Koç’a.. Anlattık.. Dinlemedi.. İnat etti. Çok sevgili Demiyın’ının kurduğu kadro bu işte. Akhisar daha iyi kadro. Ve daha iyi kadro sonucu aldı. Kulübesi daha kuvvetli idi ve oyuna girenler golü attı. Demiyın’ının kurduğu kadronun en iyi oyuncusu Hasan Ali idi..

Sayın Başkan çok sevgili Demiyın’ını al holdinge koy. Ama Samandıra’dan gönder. Giresunspor eşleşmesinden sonraki konuşması dağlara taşlara olan idari müdürü holdingine al. Ama F.Bahçe’mizi ehil ellere bırak artık. Bu hafta hem idari direktörünü hem de teknik direktörünü yenile. Kalan 19 maçta en az 8 maç kazanmalı ki 38 puan yapsın bu takım ve düşme hattının üstüne çıksın. Bu kadro bu vasat kalecisi ile bitik orta sahası ile yetenek fakiri yeni transferleri ile 8 maç kazanamaz. Bu hafta Samandıra’yı ehil ellere teslim edin. FFP’yi falan boşverip en az 3 çok iyi transfer yapın. Yoksa tarihe tersten geçeceksiniz. Bana inanmıyorsanız dedenize inanın. İyi adama iyi para vereceksin. Kötü adamın maliyeti daha yüksek olur demiş rahmetli Vehbi Koç. Comolli’den ve onun yaptığı yahniden bu kadar oluyor. Bu vasatlık sadece size değil; sadece kulübe değil holdinginize de geleceğinize de külfet doğurur.

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş