Ayağınızı denk alın, Romelu Lukaku geliyor!

Everton santrforu, geçen seneyi gol açısından bir hayli bereketli kapatmış olsa da 2016’da gözünü daha yukarılara dikti. Jose Mourinho’yu haksız çıkarmak gibi bir hedefi kesinlikle yok!


ROMELU LUKAKU, DÜNYANIN EN İYİ SANTRAFORU OLABİLİR Mİ?
Bu soru, yaklaşık bir sene önce birçoklarına saçma gelebilirdi. Dönemin Chelsea menajeri Jose Mourinho, Finansal Fair Play kuralları doğrultusunda bütçeyi denkleştirmek için 2014’te onu Everton’a 36 milyon avroya sattığında, Belçikalı oyuncunun kariyeri pek de parlak ilerlemiyordu. Premier Lig’e adım attığından bu yana çalıştığı Andre Villas-Boas, Roberto Di Matteo, Rafa Benitez ve son olarak da Jose Mourinho hep başka santrforları tercih ettiğinden Lukaku’yu kiralık olarak yolladılar. Önce West Bromwich Albion, ardından da Everton formaları giyen genç golcü, burada ufak tefek parıltılar sergilemiş olsa da 2014 Dünya Kupası’ndaki hantal ve sakar görüntüsü, Chelsea’nin onu yollayarak doğru kararı verdiğini düşündürüyordu. Kilo almış ve konsantrasyonunu kaybetmişti çünkü hem babası ciddi bir rahatsızlık geçiriyordu, hem de yakın bir arkadaşını trafik kazasında kaybetmişti.

lukaku22

Ne var ki takip eden 12 aylık süreç, o sorunun aslında çok da saçma olmadığına işaret eder hale geldi. Artık karşımızda daha güçlü, daha enerjik, daha konsantre bir Lukaku var. Hatta Everton için çok zor geçen 2014-15 sezonundan akılda kalan nadir olumlu şeylerden biri olduğu bile söylenebilir. Bu sezon Premier Lig’deki ilk 19 maçında rakip filelere yolladığı 15 gol, adının artık Sergio Agüero ile aynı cümlede anılmasını sağladı!

“Benim için harika bir yıldı” diyor Belçikalı. FourFourTwo ekibi, Everton tesislerinde yorucu geçen bir idman sonrası kendisiyle buluştu. Hatta antrenman bitiminde yaptığı ekstra frikik çalışmasını da izleme şansı bulduk. “Sezonun ilk maçından itibaren komple bir santrfor olmaya çalışıyorum. Doğru mantaliteye sahibim ve istikrarlıyım. Rakip kim olursa olsun ne yapmam gerektiğini biliyorum. Mesela arkada boş alan bırakmıyorlarsa sırtım dönük oynuyorum. Bir şekilde gol atacağımı biliyorum.”

Bu biraz ukalaca gelebilir ancak Lukaku böyle düşünmüyor. Ayrıca özgüveninin yüksek olmasının kime zararı var ki? Zaten istatistikler de bu sözleri destekler nitelikte. Aralık ayında oynadıkları Crystal Palace maçında attığı gol, onu Everton formasıyla ilk 100 maçında 50 gole ulaşan 12’nci oyuncu yaptı. Bunun yanı sıra, 23 yaşına gelmeden Premier Lig’de 50 gol barajını geçen oyuncular listesinde de Robbie Fowler, Michael Owen, Wayne Rooney ve Cristiano Ronaldo’nun yanına adını ekletmeyi başardı.

“O oyuncular 10 yıl boyunca istikrarlarını korudu. Ben de bunu hedefliyorum. Belçika’dayken üç ay çok iyi oynar, ertesi bir ay resmen dökülürdüm! İki yıl önce de kötü bir maç çıkarmışsam moralim hemen bozulurdu. Artık pes etmiyorum. Takımımın bana ne zaman ihtiyacı olursa yardım etmeye hazırım.”

Lukaku’nun uzun boylu, güçlü ve süratli olduğu aşikar ancak üst düzey bir santrfor olmak için elbette bunlar yeterli değil. Premier Lig’deki yüksek tempo ona uyuyor çünkü maç içinde sürekli hareket halinde ama kesinlikle bununla yetinmiyor. Son dönemde hem takım arkadaşlarına gol pozisyonu hazırlama, hem de her iki ayağıyla son vuruş yapabilme becerilerini geliştirdi.

“Tüm bunlar, ne kadar harika bir oyuncuya sahip olduğumuzu gösteriyor” diyordu Everton menajeri Roberto Martinez, Lukaku’nun 50’nci golünden sonra. “Henüz 22 yaşında olduğunu düşünürsek, ileride daha da fazla atacak!” Peki ama ne kadar fazla?

lukaku44

“CHELSEA BENİM İÇİN ÇOK PARA ÖDEDİ AMA SONRA ‘PARA MI SAÇIYORSUNUZ?’ DİYE SORDUM”
Lukaku’nun kökenlerinde futbol var. Babası Roger, Zaire Milli Takımı’nda oynamış ve Belçika Ligi’nde top koşturmuş eski bir futbolcu. Birçok sporcuda olduğu gibi burada da ebeveyni tarafından doğru şekilde yönlendirilmiş bir genç oyuncu örneği söz konusu. Roger, Romelu ve kardeşi Jordan’ı (şu an Oostende forması giyiyor) küçük yaştan itibaren futbolcu olmaları konusunda teşvik etmiş. “Profesyonel futbolcu olacağımı daha o yaşlardan biliyordu” diyor Romelu. “Altı yaşımdayken okuldaki bütün çocuklara karşı oynamıştım. O kadar çok gol atıyordum ki babam bana Ronaldo’nun giydiği kramponlardan aldı. Normalde soğukkanlı biridir ama bir maçta dört gol attığımı görünce gözyaşları içinde anneme ‘Bu çocuk bütün ailemizi kurtaracak’ demiş.”

Takip eden dönemde Lukaku’nun başarılarının ardı arkası kesilmemiş. Yerel ekiplerinden Rupel Boom’da futbola başlayan Romelu, 10 yaşında Lierse altyapısına girmiş ve orada çıktığı 34 maçta 76 gol atarak herkesi büyülemiş. Ülkenin en köklü kulüplerinden Anderlecht’in bu göz kamaştıran genç yeteneği kadrosuna katması da uzun sürmemiş. “Aslında ilk başta beni değil, Jordan’ı istediler ama kardeş olduğumuzu öğrenince ikimizi birden aldılar” diyor Lukaku. Orada henüz 14 yaşındayken U-18 takımında oynadıktan sonra, 2009’da 16 yaşına girdiğinin ertesi günü profesyonel düzeyde ilk resmi maçına çıkmış. Anderlecht, 2009-10 sezonunda 30’uncu şampiyonluğuna ulaşırken ülkenin en golcü oyuncusu olan Lukaku, bu sayede birçok Avrupa devinin transfer listesine girmeyi başardı.

Lukaku’yu transfer etme yarışını, Ağustos 2011’de Chelsea kazandı. Belçikalı genç yeteneği 12 milyonu peşin, bonuslarla birlikte 20 milyon avroluk bir bonservis ücretiyle kadroya katmak, o dönem için şahane bir hamle olarak nitelendirilmişti. En nihayetinde milli formayı giymeye başlamış bir oyuncu söz konusuydu. Ayrıca Stamford Bridge’e ilk çıktığında bütün Chelsea taraftarı onu Didier Drogba’ya benzetmekte geç kalmadı.

Ne var ki ilerleyen süreçte elle tutulur hiçbir şey olmadı! Andre Villas-Boas ve Roberto Di Matteo döneminde sezonun büyük bölümünü tribünde geçirdi. İşte her şeyin biraz fazla hızlı gittiğini anlaması da o döneme denk geldi. “Her zaman yaşımın üstündeki kategorilerde oynadım. Belki de bu yüzden altyapı eğitimimi tam anlamıyla tamamlayamadığımı düşünüyorum. Yetenekliydim, çok hızlı gelişiyordum, fiziksel olarak hazırdım ama komple bir oyuncu olmak için gerekli özelliklerin tümüne sahip değildim. Chelsea’deki ilk dönemimde de bununla yüzleştim. İlk gittiğim gün soyunma odasında Drogba ile Michael Essien’in arasına oturmuştum. Antrenman sonrası hemen Jordan’ı arayıp ‘Belçika’da yaptıklarımız burada gördüklerimin yanında hiç kalır!’ dedim.”

Blackburn karşılaşmasında maçın adamı seçilmesi, ilk dönemine dair ender olumlu hatıralardan. Chelsea’nin FA Cup ve Şampiyonlar Ligi zaferlerine rağmen Lukaku kendini hiç mutlu hissetmiyordu. Hatta Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmayı bile reddetti! “Salomon Kalou kupayı bana verdiğinde geri almasını söyledim. Ona dokunmak istemiyordum çünkü o zaferin bir parçası değildim. Chelsea benim için çok para ödedi ama bir süre sonra ‘Etrafa para mı saçıyorsunuz?’ diye sormaya başladım.”

lukaku-33

“AYRILMAMI MOURINHO’NUN İSTEDİĞİNİ SÖYLÜYORLAR AMA DOĞRU DEĞİL. BEN İSTEDİM”
Fazla oynama şansı bulamamak, Lukaku gibi büyük potansiyele sahip genç bir oyuncu için büyük sorun yaratabilirdi ancak ona göre durum biraz farklıydı. Drogba gibi bir rol modelle tanışmak, birlikte antrenmana çıkmak ve ondan tavsiyeler almak, futbolunu ve karakterini ciddi anlamda geliştirmiş: “Şampiyonlar Ligi, Premier Lig, Dünya Kupası… Drogba’nın oynamadığı turnuva yok. Evet, forma şansı bulamamak beni hayal kırıklığına uğrattı ama öğrenmenin de ne kadar önemli olduğunu anladım. Kiralık gittiğimde de iddialı bir şekilde geri döneceğimi biliyordum.”

2012-13 sezonunda kiralık olarak gittiği West Brom’da sergilediği parlak performans, Chelsea’ye çok daha güçlü dönmesini sağladı. “Steve Clarke’la çalışmak istedim çünkü gelişimime katkıda bulunacağını biliyordum. Bana sürekli ‘İyi bir oyuncu olduğunu biliyorum ama bunu göstermen lazım’ derdi. Daha önce Jose Mourinho’nun yardımcısıydı ve ben de bir gün Mourinho’yla çalışmak istiyordum çünkü çok karizmatik bir menajerdi. Clarke bana çok iyi davrandı. Şans buldum ve bunu değerlendirdim. Oynadığım ilk maçta gol attım ve o sezonu 17 golle tamamladım. Beni oynatmadığında da nedenini açıklıyordu. O olmasa belki de Belçika’ya dönüp ailemle yaşamaya devam edecektim ama Premier Lig hayalimi canlı tutmama yardım etti.”

O hayalde önemli rol oynayanlardan biri yine Chelsea’ydi. Alex Ferguson’un Manchester United menajeri olarak çıktığı son maçta Lukaku da WBA formasına hat-trick’le veda ederken, o sezon Chelsea’deki bütün forvetlerden daha fazla gol atmış oluyordu. Bu, artık Chelsea’ye dönme zamanının geldiğine işaretti. Ne var ki 2013-14 sezonunun başında Mourinho yönetiminde Chelsea’yle iki maça çıkan Belçikalı, transferin son gününde Everton’a kiralandı.

“Çok garip bir durumdu” diyor Lukaku. “Chelsea’de iyi bir sezon öncesi kampı geçirmiştim ve kadroda yer bulabileceğimi düşündüm ama öyle olmadı. Herkes bunu Mourinho’nun istediğini söyleme başladı ama aslında ayrılmak isteyen bendim. Önümüzde bir Dünya Kupası vardı ve ben gayet iyi bir sezon geçirmiştim. Kesinlikle geri adım atmamalıydım. 20 yaşındaydım ve insanlara tek sezon parlayıp sonra kaybolan oyunculardan olmadığımı ispatlamamam gerekiyordu. Jose’ye sadece ‘Oynamalıyım’ dedim. Buna hazır olduğumu düşünüyordum. Bana ‘Gitme, sana ihtiyacım var’ diyebilirdi ama o da daha fazla oynamam gerektiğinin biliyordu.”

Lukaku, Everton formasını giydiği ilk günden itibaren adeta uçuşa geçti. İlk maçında West Ham’a karşı galibiyet golünü atarken, Newcastle’ı iki gol ve bir asistle yıktı. Liverpool’la oynayan ve 3-3 biten Merseyside derbisinde de rakip fileleri iki kez havalandıran Lukaku, sezonu 31 maçta 15 golle tamamlarken Everton’ın Premier Lig’i beşinci bitirmesinde büyük rol oynadı.

Lukaku, Temmuz 2014’te Everton’la kalıcı olarak sözleşme imzaladı. “Roberto Martinez beni iki kez aramış ama ulaşamamış. Neyse ki üçüncüde telefonu açtım. Uzun bir görüşme yaptık. Daha sonra Chelsea kulübüyle konuştum, ardından annemi aradım ve bu kararı aldım. Herhangi bir pişmanlığım yok. Everton’la çıktığım ilk antrenmandan itibaren her şey mükemmel gitti. Roberto Martinez benimle özel olarak ilgilendi. Takımda Ross Barkley, John Stones, James McCarthy, Gerard Deulofeu gibi genç isimler var ve geleceğe yönelik ciddi bir yapı kurulması beni çok heyecanlandırıyor.”

lukaku55

BU SEZON EVERTON’IN İNİŞLİ ÇIKIŞLI PERFORMANSINDA GÖZE BATAN EN DEĞERLİ İSİM OLDU
Martinez, Lukaku için “Şu an dünyanın en iyi 9 numarası” demişti. Belçikalı oyuncunun sergilediği performans, ülkesinin 2014 Dünya Kupası kadrosunda yer almasını sağlarken, ABD karşısında uzatma dakikalarında attığı golle takımını çeyrek finale çıkardı.

Lukaku, basında Mourinho’yla tartışma yaşadığına yönelik çıkan haberlerin saçmalıktan ibaret olduğunu söylüyor. Portekizli menajerin “Lukaku, Chelsea’de forma rekabeti verecek kadar motive değil” sözleri bir hakaret olarak algılansa da, Lukaku bunun aslında daha fazla maçta oynama arzusundan kaynaklı bir talep olduğunu belirtiyor.

“Everton’la sözleşme imzaladığımda beni ilk tebrik eden Mourinho oldu. Bu durumun geldiği noktadan memnun değilim. Everton’da iyi performans sergilediğimde herkes Mourinho’yla alay ediyordu. Ona büyük saygım var ama doğru kararı verdiğimi düşünüyorum.”

Lukaku’nun zirve yürüyüşü tam gaz devam ederken ciddi bir sorun baş gösterdi. Bir yandan kendisi sürekli sakatlıklarla boğuşuyor, diğer yandan babasının rahatsızlığıyla uğraşıyordu. Bunlara, yakın arkadaşlarından Wolfsburg orta saha oyuncusu Junior Malanda’nın trafik kazasında hayatını kaybetmesi da eklenince Lukaku’nun hayatı bir anda karanlığa gömüldü. “Malanda’nın ölümü beni çok değiştirdi. Yakın arkadaştık, yazları gelip bizde kalırdı. Çok trajik bir olay. İnsan hayatı işte bu kadar basit! O olayın ardından birkaç hafta oynamak benim için çok zordu. Neyse ki takım halinde dokuz günlüğüne Katar’a gittik ve orada zihnimi biraz olsun boşalttım.”

lukaku77

Hem de ne boşaltmak! Lukaku artık her şekilde gol atan bir santrfor haline geldi ve bu sezon Everton’ın inişli çıkışlı performansında en değerli ismi olarak göze çarptı. “İnanılmaz bir sezon” diyor Belçikalı. “Puan durumu o kadar karışık ki! Üst üste üç maç kazandığınızda lider bile olabilirsiniz. Premier Lig’in bu kadar çekişmeli geçmesi, İngiliz futbolu için çok önemli. Tabii Everton olarak ligi ilk dörtte bitirmek istiyorsak Bournemouth, Crystal Palace gibi takımlara karşı yaşadığımız puan kayıplarını tekrarlamamalıyız. Bu konuda kendimizi geliştirirsek şansımız olduğunu düşünüyorum. Buradaki ilk sezonumda bunu başarmıştık. Elimizdeki kadroyla harika bir yapı oluşturabiliriz ve bu doğrultuda birbirimizi motive ediyoruz.”

Lukaku’nun İspanyol oyuncu Deulofeu’yla göz kamaştıran bir ortaklığı olduğu aşikar. “Her zaman en doğru kararı vermeye çalışıyor. Bu yüzden bu kadar çok gol atıyorum. Asist yapmak için sürekli fırsat arıyor. Hatta bir maçta hakem golümüzü iptal edince asisti güme gitmişti ve buna inanılmaz sinirlendi! Onun gibi bir kanat oyuncusu her santrfora gerekli. Önümüzdeki senelerde dünyanın en iyi 10 oyuncusundan biri olacağına inanıyorum.”

Lukaku’nun kulüp performansı her geçen gün daha iyiye gidiyor. Peki milli takım düzeyinde durumlar nasıl? Belçika’nın altın jenerasyonu, artık bir kupa kazanabilecek mi? “Kupa kazanmamızı sağlayacak kalitede oyuncuya sahibiz. Geniş bir kadromuz var ve herkes ilk 11 oynayabilir. Mesela stoper bölgesi için Thomas Vermaelen ile Jan Vertonghen kapışıyor. Onların yanı sıra Toby Alderweireld de bir savunmacı için fazlasıyla zeki bir oyuncu. Avrupa Şampiyonası’nı kazanma ihtimalimiz var ama bunun için şansın da yardım etmesi gerek tabii. İngiltere, Almanya, Fransa, hatta Galler gibi zorlu rakiplerle karşılaşabiliriz ve buna hazırlıklı olmalıyız.”

Tüm bunları anlatırken Lukaku’nun heyecanı gözünden okunuyor. Futbol konuşmayı çok sevdiği belli. Röportaj için bize ayrılan zamanı çoktan aştık ama misafirimiz bu durumdan şikayetçi değil. Saha içi ve dışında yaptığı her hareket daha iyi bir futbolcu olmaya yönelik.

“Kararlı ve disiplinli biri olduğum için bu noktaya geldim. Çocukluğumdan beri böyleyim. Her antrenmanda daha iyi bir oyuncu olmak için çalışıyorum çünkü bu sayede takım arkadaşlarıma yardım edebilirim.”

Peki bir gün dünyanın en iyi santrforu olabilir mi? Yüzünde utangaç bir ifadeyle “Bunun garantisini veremem” diyor Lukaku. Biz FourFourTwo olarak bunu kesinlikle garanti ediyoruz! 

Yazı Nick Moore Fotoğraf Matt Stewart

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply