“Babamdan dolayı Trabzonspor’a sempati duyuyorum”

Rus basınında Trabzonspor’a transfer olduğuna dair haberler çıkan Serdar Taşçı, daha önce FourFourTwo’ya verdiği röportajda Türkiye’de gönlünde yatan takımın Trabzonspor olduğunu açıklamıştı.


Göç hikâyeni anlatır mısın? Ailenden Almanya’ya ilk kim gitti?
Babam 15 yaşındayken dedemle birlikte Artvin’den Almanya’ya, Stuttgart yakınlarındaki Balingen’e göç etmiş. Daha sonra dedem geri dönmüş ama babam oraya yerleşip düğme fabrikasında çalışmaya başlamış. Yakın akrabaların hepsi Türkiye’de. Sadece çekirdek ailemiz Stuttgart’ta, gurbette.

Çocukluk yıllarında Almanlarla ilişkin nasıldı?
Çocukluğumun ilk döneminde çevremde hep Türk arkadaşlar vardı. Daha sonra Almanlarla da arkadaşlık kurmaya başladım. Ailemin Almanlarla çok iyi ilişkileri vardı. Bu benim için avantaj oldu. Böylece onlarla çok kolay arkadaşlık kurabildim, Almancayı çok çabuk öğrendim, Alman mantalitesine daha kolay uyum sağladım.

Futbol topuyla ilk ne zaman tanıştın?
Babam tam bir futbol hastasıydı, Trabzonspor taraftarıydı.  Onun yönlendirmesiyle. 5,5 yaşında yaşadığımız köyün kulübünde oynamaya başladım. Ardından Stuttgart’ın ikinci büyük takımı Stuttgart Kickers’a transfer oldum. İki yıl sonra VfB Stuttgart’ın altyapısına geçtim ve A takıma kadar yükseldim.

Babanla birlikte Almanya’da maçlara gider miydiniz?
Hafta sonu Almanlar için maç zamanıdır. Biz de haliyle zaman zaman babamla VfB Stuttgart’ın maçlarına giderdik. Elber, Bobiç ve Balakov’dan oluşan Bermuda Şeytan Üçgeni’ni unutamam. 

Löw seni milli takıma ilk kez çağırdığında eleştirilere maruz kalmıştı. Ama bunlara göğüs gerdi ve bir Danimarka maçında 23 dakikalığına seni kaptan bile yaptı. Neler düşünüyorsun Löw hakkında?
Milli takım seçimi süresince Löw benimle yakından ilgilendi. Almanya Milli Takımı’nı seçmemde çok önemli rolü var. Milli takımda birçok önemli maça çıktım. Bana güvendiği için ona minnettarım. Kaptanlık pazubandını takmak da benim için çok heyecanlıydı.

Senin hakkında en çok speküle edilen konulardan biri milli takım seçimin oldu. O süreci anlatır mısın?
18 yaşımdayken yine bir Danimarka maçı öncesi Almanya Milli Takımı’ndan ilk teklifi aldım. O zaman sakatlandığım için maça çıkamadım. Ardından dört kez daha çağırıldım ve hepsinde sakatlandığım için oynayamadım! Artık ailem de ben de Almanya Milli Takımı’nın kısmet olmayacağını, Türkiye için oynayacağımı düşünmeye başlamıştık. Sonuçta gönlümde Türk Milli Takımı vardı. Almanya beni altıncı kez davet edince bu kez sakatlanmadım ve Almanya için oynamaya başladım.

Almanya seninle bu kadar yakından ilgilenirken Türkiye’den hiç teklif almadın mı?
Almanya tercihi yaptıktan sonra Türk Milli Takımı’ndan bir baskı hissetmeye başladım. Ama kararımı çoktan vermiştim ve artık Almanya için oynuyordum. Onun öncesinde teklifle ilgili haberleri sadece gazetelerden okuyordum. Babamla konuşan bir Türk vardı ama o burada yaşayan gurbetçilerden biriydi. Türk Milli Takımı’ndan hiçbir yetkili benimle iletişim kurmadı. Bir tek 19 yaşımda bir dostluk maçında Fatih Terim’in yardımcısı Müfit Erkasap’la konuşmuştum. “Türk Milli Takımı’nda oynamak ister misin” diye sormuştu bana. Heyecanla “Seve seve oynarım” demiştim. Ama kısmet olmadı.

Süper Lig maçlarını izliyor musun? Senin oyununa uygun bir lig mi sence?
Türkiye’deki futbolu yakından takip ediyorum. Epey zor bir lig. Medya ve kulüplerin yönetim şekillerine bakınca oldukça zor bir lig gibi görünüyor. Günün birinde Türkiye’de de oynamak isterim.

Türkiye’de desteklediğin bir takım var mı?
Taraftarı değilim ama babamdan dolayı Trabzonspor’a bir sempati duyuyorum. Şampiyon olacağı günü heyecanla bekliyorum.

Röportaj Ahmet Yavuz Fotoğraf Barış Tekin

FourFourTwo Arşiv

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply