Benim 11’im: Dunga

benim-11im:-dunga

Sert bir oyuncu olarak bilinen Dunga, Serie A ve milli takımda kendisiyle aynı dönem oynayan isimlerden güçlü bir kadro oluşturdu

Taffarel: Taffarel, Brezilya tarihinin en iyi kalecilerinden biri. Kalede hep güven verdi, savunmayı organize etmeyi bilirdi ve oyunu harika okurdu.

Roberto Carlos: Kadroya Branco’yu da alınca Roberto Carlos’u sağa attım! 90’ların en iyi duran topçusuydu. Topun başına geçince tüm kaleciler korkardı. İyi de bir liderdi.

Stefano Pıolo: Fiorentina’da beraber oynadık. İtalya’dan çıkmış oyuncular arasında hak ettiği değeri en az gören isimlerden biridir. Şimdi benim gibi bir hoca çünkü oyuncularını anlıyor ve onlardan en iyisini alıyor.

Aldair: Roma’da da, Brezilya’da da topu kanatlara herkesten iyi aktarırdı, Hızlıydı ve atakları arkadan başlatarak daha iyi olmasını sağlardı. Her zaman büyük bir fark yaratırdı.

Branco: Bir başka frikik uzmanı. Her top için savaşırdı. Her şeyini veren oyunculardandı. Antrenmanlarda bile top kapmak için elinden geleni yapardı. Ayrıca farklı bir havası vardı, rakipler ondan korkardı.

Dunga: Bu takımda yer almak büyük bir gurur. Kendimi orta sahanın kalbine, Mauro Silva ve Kubik‘in yanına koyardım. En verimli olduğum yer orasıydı.

Mauro Silva: Güçlü bir defansif orta saha. Topun nerede olduğunu ve nerede olması gerektiğini çok iyi bilirdi. 1994’te kadroya güç kattı. Ayrıca bencillikten uzak oyunuyla takım arkadaşlarını da yukarı çekti.

Lubos Kubik: Ustalık ve fiziksel oyunu birleştirirdi. Bunu bugün bile çok az sayıda insan yapabiliyor. İnanılmaz bir yetenekti.. Çek Cumhuriyeti’nde libero oynasa da sahanın her yerinde görev alabilirdi.

Ronaldo: Tartışmasız Dünya Kupası tarihinin en iyi oyuncularından biri. Son derece mütevazı. Çocukluğundan beri tanırım. Sessiz, golleriyle konuşan bir oyuncu.

benim-11im:-dunga

Ronaldo

Rivaldo: Ceza sahasında topla her koşuşunda en azından şut çekebileceğini bilirdim. Hücuma dönük orta saha veya santrfor fark etmez, aynı etkiyi sağlardı. Bir dönem dünyanın en iyi oyuncularındandı.

Romario: 94’te Dünya Kupası’nı almamızı sağladı. Brezilya’nın yetiştirdiği en iyi hücumculardan biri. Oda arkadaşı olarak, kendine en çok güvenen isimlerden biri olduğunu söyleyebilirim.

Yedekler

Roberto Baggio: Hiç zorlanmadan adam geçebilirdi. Savunmacıları oldukça zorlardı.

Zinedine Zidane: Hem kuvvetli hem de son derece yaratıcıydı. Zidane’ı savunması çok zordu.

Marcio Santos: Güçlü bir savunmacı. Her zaman güvenebileceğiniz bir oyuncuydu.

Dıda: Taffarel gibi Avrupa’da tutunan nadir Brezilyalı kalecilerden biriydi.

Teknik Direktör: Sven- Göran Eriksson

Eriksson, 1988’de beni Fiorentina’ya transfer etti ve ilk sezonumda bana çok şey öğretti. Yani o dönemi asla unutamam.

FFT Arşiv

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply