Süreyya Soner’in belgeseli vizyona giriyor!

Beşiktaş'ın malzemecisi Süreyya Soner'in belgeseli vizyona giriyor!

Beşiktaş’ın emektar malzemecisi Süreyya Soner‘in belgeseli Güzel Adam Süreyya, 9 Şubat’ta vizyona girecek!

Beşiktaş’ın 35 yıllık malzemecisi Süreyya Soner’in hikâyesi bir başka. Çünkü o azimle bir gün Beşiktaş’a malzemeci olacağı günün hayalini kurmuş ve sonunda olmuş. Şimdi tek hedefi ölene kadar kulübün malzemecisi olarak kalmak. “Süreyya abi”, FourFourTwo’ya verdiği röportajda Beşiktaşlı hikayelerini anlata anlata bitirememişti:

“Alpay, Sergen, Hasan, Tugay yakama kene gibi yapışırdı. Çok çektim ellerinden”

Soner, kendisini en şanslı Beşiktaşlı sayıyor. Çünkü futbolcular bir yıl çalışıp kazanıyor, kupa hep ona geliyor. “Bir keresinde Saffet’e kupayı emanet etmiştim. Kupa ortadan kayboldu. Süleyman Seba’dan sağlam bir fırça yemiştim. Sonra bulduk ama o gün bugündür korkudan kupaya sarılarak gezerim.” Bir korkusu daha var: “Bir gün rüyamda Barcelona ile maç yaptığımızı benim de formaları maça götürmeyi unuttuğumu gördüm. Kan ter içinde uyandım. O günden beri maçlardan önceki gece formaları yattığım yatağın yanına alırım.”

Röportaja başlamadan önce aldığım tüyolarla,  “Bazı geceler de Schumacher’in kafana krampon fırlatmasıyla uyanıyor musun?” diye sorduğumda gülerek anlatmaya başlıyor. “Onu hiç sorma ya! Schumacher Türkiye’ye geldiğinde ‘Bana ilk golü atana altın saat hediye ediyorum’ diye röportaj vermişti. Eski malzemeci Halil abiyle anlaştık. ‘Bu saat bizim ikişer maaşımıza denk’ dedik. Ferdinand’ı kafa kola aldık. ‘Ferdinand senin bu maçta iki golün var, rüyamda gördüm’ dedim. ‘Kesin atarım, saat de senin olur’ dedi. Eskiden statlarda güvenlik olmadığı için bizden nöbetçi olurdu. Maç oynanırken ben soyunma odasında beklemek zorundaydım. Maçtan hiç haberim yok! İlk yarı bitmeden kapı çaldı. Ferdinand ayağını tutarak geldi. ‘Ulan’ dedim, ‘Sakatlanacak zamanı mı buldun!’ ‘Ne diyorsun Süreyya? Ne Oğuz bıraktım, ne Aykut, hepsini çalımlayıp golü attım’ dedi. Maçı aldık. Fenerbahçe’nin soyunma odası matem yeri gibi. Oğuz kaptan o zaman. ‘Abi söyle Schumacher’e saati versin’ dedim. ‘Erkeksen sen söyle lan!’ dedi. Gittim. Schumacher soyunma odasında terör estiriyor. ‘Tony, saat, Ferdinand’ dedim. Kramponunu bir fırlattı, beni sırtımdan şişledi. Ben de kramponu alıp, ‘Ferdinand, saati alamadım ama bunu aldım’ dedim.

Beşiktaş'ın malzemecisi Süreyya Soner'in belgeseli vizyona giriyor!

Bir de Quaresma’yla kavgası var! “Kulübe ilk geldiği gün, imza töreninde Quaresma’ya malzemeleri götürdüm. Bu bir geldi havalı havalı. Tercüman ‘Süreyya abi dikkat et, bu adamın bir küpesi şu kadar eder, bilekliğini, kolyesini saymıyorum bile’ dedi. ‘Napayım ya, o zaman maça getirmesin’ dedim. Tercüman çevirmiş, bana yan yan bakmaya başladı bu. Malzemeleri hazırladığım yere gitmedi. ‘Benim yanıma getir’ dedi. ‘Ulan oğlum buraya hazırladım, gel şurada soyun!’ Yok. Kavgayla tanıştık anlayacağın. ‘Bu manyak kim ya?’ diye sormuş. Tercüman da ‘Bu adamın sözünü dinlemezsen bir yıl içinde buradan gidersin’ demiş. Şimdi benim adım Süper! Bazen arar beni ‘Nerdesin Süper?’ der. Buna öğretmişler ‘Ben de geliyorum’ demeyi. Nereye gitsem peşimde!”

“Amokachi’nin yırtık pantolunun çöpe attım. Meğer modaymış!”

Süreyya Soner de Amokachi’yi delirtmiş bir keresinde “Amokachi pantolonunu yıkanması için kulüpten bir görevliye vermiş. Bana kimse haber vermemişti. Baktım yırtık pırtık bir pantolon. O zaman da tesiste işçiler çalışıyor. ‘Futbolcuların çamaşırları bitti, işçilerinki mi kaldı!’ dedim. Pantolonu yırtıp, çöpe attım. Amokachi bütün kulübü seferber etmiş, pantolon aratıyor. Amokachi failin ben olduğumu anlayınca ‘O pantolona ben dünyanın parasını saydım’ diyerek beni duşlara yatırmıştı.” Soner, yırtık pantolonun moda olduğunu o gün öğrenmiş.

Beşiktaş'ın malzemecisi Süreyya Soner'in belgeseli vizyona giriyor!

“Yurtdışı kampına malzemelerin yanında okey, tavla, kavun karpuz da götürürdüm”

Futbolcularla malzemecilerin atışmalarına takılmamak lazım aslında. Onların atışmaları bir günlük; dostluklarıysa ömür boyu. Süreyya Soner’in anlattıkları kıssadan hisse. “Bir defasında hastalandım. İki gün işe gelemedim. O zaman Les Ferdinand Beşiktaş’taydı. Tesistekilere sürekli beni soruyormuş. Arkadaşlar bıkıp ‘Çok meraklıysan evine git’ demişler. O da adresi almış, sora sora Zeytinburnu’na, evime gelmiş. Annem balkondan görmüş, ‘Bir Arap seni soruyor’ dedi. Baktım bizimki. Beni alıp özel bir hastaneye götürdü. Üç gün orada bana baktı. Sonra alıp tesise götürdü.”

Bir de Metin Tekin’in yaptığı babalık var: “Eşime evlenme teklif ettim. Kabul etti ama babası defalarca istememe rağmen kızı bana vermedi. Ben çok ısrar edince bir kere daha konuşmayı kabul etti ama beni evine çağırdığı saat bizim hazırlık maçından iki saat önce! Korkumdan saati de değiştiremedim. Metin’le birlikte annemi arabaya attığımız gibi kayınpederin evine gittik. Bir futbol muhabbeti başladı ki sorma gitsin! Maça geç kalıyoruz ama bir türlü kız isteme faslına geçemiyoruz. En sonunda Metin dayanamadı ‘Allahın emri, peygamberin kavliyle’ deyiverdi. Kızı alınca aceleden annemi de orada unutup maça yetiştik. Hatta biraz da geç kaldık.” Düğün namağlup şampiyon olunan 1991-92 sezonunda son maçının hemen ertesi gününde yapıldı. Düğün salonunu kaptan Rıza Çalımbay tuttu, bütün takım hep birlikte Süreyya Soner’in düğününde eğlendi.

Beşiktaş'ın malzemecisi Süreyya Soner'in belgeseli vizyona giriyor!

Yıllarını bir kulübün içinde geçirince malzemeciler de taraftarın gözünde kulübün bir parçası oluyor, herkes onları tanıyor ama Süreyya Soner’i tanımayan biri var: “Antalya’da Galatasaray’la oynayacağımız bir kupa maçından önce taraftarlardan biri tribünden yedek kulübesine bağırmaya başladı. Tigana, Sergen, Tayfur, Okan Buruk, ben yedek kulübesindeyiz. Tigana’ya ‘Sen Beşiktaş’a yaramazsın’ dedi. Sergen’e ‘Sen git atları izle’, Okan’a ‘Galatasaraylısın sen, git orada oyna’, Tayfur’a ‘Yaşlandın sen, git evinde otur’ dedi. Baktım sıra bana geliyor. Adamın yanına gidip ‘Rahat dur, yoksa seni attırırım’ dedim. ‘Ulan bıyıklı sen hiç konuşma 15 senedir maçlara geliyorum, hep yedeksin!’ dedi. Ben afalladım. ‘Nerede oynadığın bile belli değil. Bir sene olur, iki sene olur, kiralık da göndermiyorlar. Senin torpilin nerden?’ dedi. Kulübedeki herkes gülmekten ağlamıştı o gün!”

Seslendirmesini Yılmaz Erdoğan’ın yaptığı Güzel Adam Süreyya’nın konukları arasında Fikret Orman, Metin Tekin, Ali Gültiken, Feyyaz Uçar, Les Ferdinand, Gordon Milne, Ricardo Querasma gibi bir çok önemli isim bulunuyor. Belgeselin yönetmen ve metin yazarlığı ise Gökçe Kaan Demirkıran imzasını taşıyor.

Röportaj Hilal Gülyurt FourFourTwo Arşiv

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply