Bir maçtan ötesi: Manchester United-Liverpool

Öfkenin, kinin ve coğrafi rekabetin derbisi: Manchester United-Liverpool

İki takım arasında kin ve nefret varsa bunun en büyük nedeni genelde, oynanan bir karşılaşmada çıkan olay ya da sonrasındaki söylemlerden gelir. Ancak Kuzeybatı Derbisi’nde durum hiç de böyle değil!

Nefretin tarihi, bir futbol müsabakasına değil iki şehrin Sanayi Devrimi’ndeki çekişmesine dayanıyor. Buharın ilk tüttüğü yer olan Manchester, sanayinin kalbi olmuş ve tüm Birleşik Krallık’tan göç almaya başlamıştı. Bu kendilerini özel hissetmelerine sebep olan bir olaydı. Başta İrlandalılar ve İskoçlar göç ediyor bu da Manchester şehri için ucuz iş gücü anlamına geliyordu.

Nehrin 55 kilometre öte tarafında ise Liverpool kentinden de bir atak geldi. Araba yeni yeni yayılmaya başlamış, uçağın esamesi henüz okunmuyorken tüm uzun yolculuklar karada atlarla, denizde gemilerle devam ediyordu. Okyanusa kıyısı olan Liverpool, bu koşulları düşünerek dünyanın en büyük limanını inşa etti. Bu yaşananlar İngiltere’yi güçlendirse de, iki şehrin tabanını ister istemez karşıya getirdi. Aslına bakarsak iki şehirin ortak paydası, işçi sınıfından geliyor olmaları. Bu anlaşmazlığın temelinde iki işçi sınıfı şehrin “en iyi” olma isteği yatıyordu.

19’ucnu yüzyılda ekonominin başkenti bu iki kent kabul ediliyordu. En büyük limana sahip olan Liverpool, kendisini Kuzey Amerika’ya açılan bir kapı ve Ada için çok önemli bir ticari nokta olarak görüyordu.  Manchester’sa bir pamuk kenti ve Sanayi Devrimi’nin başladığı şehirdi. İngiltere’de bir deyim olan “Manchester yaptı, Liverpool sattı” deyiminin ortaya çıkışı da bu yüzdendir.

İki şehir, 1830’larda dünyanın ilk yolcu trenini raylara sokarak gelir elde etmek için bir dayanışma çabasına girdi. Fakat 1878’de dünya çapında yaşanan ticari kriz nedeniyle, Manchester’da çalışan işçiler diğer şehirlere göç etti ve şehir ekonomik olarak darbe yedi.

Hal böyleyken Liverpool, pamuk ticareti için çok yüksek bedeller istemekle suçlanıyordu. Manchester şehri bu problemi ortadan kaldırmak için, büyük bir kanal açıp Liverpool limanını pasivize hale getirdi. Amaçlarına ulaşan Manchester, kanalı etkin kullanarak ekonomik rahatlık yaşadı. Ancak bu çok uzun sürmedi, İngiliz sömürgeciliğinin bitmesi ve konteyner gemilerinin ortaya çıkışıyla hem Liverpool hem de Manchester şehri bir anda vurgun yedi. Ekonomik olarak dibi gören iki şehirde de dışarıya göç ve yoksulluk arttı.

bir-mactan-otesi-manchester-united-liverpool-ynwa

Tüm bu yaşananlar ister istemez futbola da sıçradı. Öyle ki Manchester United, amblemine gemi figürü koyarak geçmişe atıfta bulunmuştur. 1894’ten beri karşılaşan iki takımın 124 yıllık savaşında; sayısız goller, unutulmaz anlar, şampiyonluklar yaşandı…

Bir defasında Manchester United deplasmanına giden Liverpool taraftarları, kendilerinin giriş yapacağı kapıda üzücü faciayı hatırlatılarak “Hillsborough 89” yazısıyla karşılanmışlardı.  Ancak Liverpool taraftarı stadyuma yaklaştıkça duvarda yazı değişmişti. Duvarda, ” Old Trafford’a hoş geldiniz katil p.. kuruları” yazıyordu. Bunu yapanlar kesinlikle Manchester United taraftarı olamayacak kadar faşist zihniyetli insanlardı ve Manchester halkı tarafından kınanmışlardı.

Liverpool taraftarı olamayacak kadar başka bir faşist grup ise Manchester United’ın uçak kazasına berbat bir gönderme yaparak “Karlar altında ölenler de kim? Matt Busby ve çocukları. Bir uçağa binip gitmeyi beceremediler” tezahüratı yapmışlardı. Bu olay da Liverpool taraftarları tarafından kınanmıştı.

Temelde kinin ve öfkenin yer aldığı her olayda olduğu gibi, Manchester United-Liverpool derbilerinde de aşırıya kaçanlar oluyor. Ancak bu olaylar asla oynanan harika futbolu gölgelemedi ve gölgelemeye de gücü yetmeyecektir. İki büyük tribün kültürü ve takımının mücadelesi “Arnavut kaldırımı”nda da olsa her zaman izlenecektir…

Yazı: Burak Özgül

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply