Dünya Kupası İkonları (1974): Cruyff&Beckenbauer

Bu yaz Rusya’da düzenlenecek olan Dünya Kupası’nda gerçekleşmesi olası senaryolar arasında belki de en imkansızı, Arjantin ile Portekiz’in finalde karşılaşması. Hayır, bunun sebebi iki ülkenin de turnuvanın en güçlü favorilerinden olması değil, dünyanın en iyi iki oyuncusu Cristiano Ronaldo ile Lionel Messi’ye sahip olmaları! Bu tarz rekabetlere futbol tarihinde ne yazık ki çok sık rastlanmıyor.

1998’deki finalde Zinedine Zidane ile Ronaldo karşılaştı ama Fransız oyuncunun o turnuvaya kadar tam anlamıyla efsane seviyesine geldiğini söylemek pek doğru sayılmaz. O yüzden sadece 1974 Dünya Kupası finali bu kuralın bir istisnası olarak gösterilebilir.Franz Beckenbauer ile Johan Cruyff, dünyanın en büyük kupasını kazanmak için sahneye çıktığında tüm dünyada nefesler tutulmuştu; zira dönemin en büyük iki yıldızı, kariyerleri boyunca sadece dört resmi maçta rakip oldu. Dünya Kupası finalinden bir sene önce, Ajax ile Bayern Münih’in Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek finalindeki mücadelesinde karşı karşıya gelirlerken, Cruyff sakatlığı nedeniyle rövanşta forma giyemedi. İki efsanenin rakip olduğu diğer iki karşılaşma ise Beckenbauer’in New York Cosmos, Cruyff’un Los Angeles Aztecs ve Washington Diplomats forması giydiği dönemde ABD’de oynandı.

Futbol tarihinin bu iki unutulmaz ismi, saha içinde ezeli rakip olmalarına rağmen saha dışında çok iyi arkadaştılar. Cruyff, Mart 2016’da hayatını kaybettiğinde Beckenbeauer “Şoktayım. Johan Cruyff vefat etmiş. O sadece arkadaşım değil, aynı zamanda kardeşim gibiydi” şeklinde bir tweet attı. “Kardeş”, iki oyuncunun kariyerleri düşünüldüğünde hiç de yanlış bir kelime olarak durmuyor. İkisi de üçer kez Şampiyon Kulüpler Kupası kazandı, futbola devam etmelerine rağmen 1978 Dünya Kupası’nda forma giymedi ve Avrupa sonrası kariyerlerine ABD’de devam etti. Dahası, teknik direktörlüğe başlamaları arasında bile sadece birkaç ay var. Kulübe performansları başarılı olsa da bu kariyerleri fazla uzun sürmedi.

Cruyff özellikle basında yer alan sert demeçleriyle tanınıyordu ve Beckenbauer de ondan farklı değildi. Kaiser’in 2000 Avrupa Şampiyonası’nda grubunu sonuncu sırada tamamlayan Almanya Milli Takımı için kullandığı “Rumpelfussball” tabiri, futbol literarütüne keskin bir giriş yapmıştı. Cruyff ile Beckenbauer, iki farklı kez aynı takımın formasını giydi. Hollandalı, Barcelona’dan ayrıldığında Cosmos’la anlaştı ve Ağustos 1978’de Dünya Yıldızlar Karması’yla oynanan dostluk maçında Beckenbauer’le birlikte mücadele etti. Bundan bir ay sonra da Chelsea’ye karşı Londra’da sahaya çıktılar. Ne var ki ABD’li yetkililer bütün büyük isimlerin New York’ta olmasını istemiyordu ve Cruyff da bu yüzden Los Angeles’a transfer oldu.

Cruyff, Beckenbauer’in 70’inci doğum gününde Alman dergisi 11Freunde’ye şöyle bir açıklamada bulundu: “Ne zaman bu kadar iyi arkadaş olduğumuzu tam olarak söyleyemem ama futbolculuğumuzda birbirimize hep saygı duyduk ve bu da zaman içinde dostluğa evrildi. Fırsat buldukça görüşüyoruz çünkü kışları kayak yapmak için Kitzbuhel’e gidiyorum. Birlikte vakit geçiriyoruz, sohbet ediyoruz, yemek yiyoruz… Aramızdaki ilişki, yıllar geçtikçe çok güçlü bir hal aldı.”

Johan Cruyff ya da Franz Beckenbauer olmanın nasıl bir duygu olduğunu belki sadece Pele ve Maradona anlar çünkü Cruyff’un da dediği gibi; “Zirvedekiler hep yalnızdır.”

FFT Arşiv Mayıs

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply