Dünya Kupası’nda tüm zamanların en kötü şöhretli oyuncuları

Kayda değer tüm dramalarda bir iyi bir de kötü adam rol alır. Bu kural Dünya Kupası sahnesinde de aynı. Turnuva, yıllar boyu bize kahramanlarını sundu ve sunmaya devam ediyor. Ancak her yerde olduğu gibi kötü şöhretli oyuncularda davranışlarıyla akıllarda yer ediyor. Ve işte karşınızda Dünya Kupası tarihinin kötü şöhretli oyuncuları…

David Beckham

Beckham’ın gittiği kulüplerin ve tabii ki İngiliz milli takımının efsanesi olduğunu kimse inkar edemez. Ancak 1998 yılında, sinirlerine hakim olamayan toy bir delikanlıyken o bile ülkesinin tepkisini çekmeyi başarmıştı. Bir ikili mücadele sonrası yerde kalan Beckham, şimdilerde Atletico Madrid’in teknik direktörlüğünü yapan Dieogo Simone’ye tekme atmış bunun sonucunda da oyunu terk etmek zorunda kalmıştı. O gün İngiltere 10 kişi kalmasına rağmen cesurca savaşmış ancak maçı penaltı atışları sonucu kaybetmişti. Turnuva sonunda günah keçisi ilan edilen Beckham bu kötü şöhretinden 2002 yılında yine Arjantin’e attığı ve İngiltere’nin galip geldiği gol sonrası kurtuldu.

Luis Suarez

Uruguay’ın kötü çocuğu 2010 Dünya Kupası’nda parıldayan futboluyla dikkatleri üzerine çekiyordu, ta ki Gana karşısında turnuvanın kurtarışını gerçekleştirene kadar. Uzatmaların son anında paçayı kurtaran Uruguay o maçtan galip ayrılsa da yarı finalde elenmekten kurtulamadı.  Suarez ise üstüne yapışan kötü şöhreti Premier Lig’e kadar taşımayı başardı. Golcü oyuncu elde ettiği bu kötü şöhretten bu yıl gösterdiği performansla sıyrıldı.

Zinedine Zidane

Fransızların dünyaca ünlü yıldızı Zinedine Zidane 2006 Dünya Kupası sonrası futbolu bırakacağını açıklarken, kimse ondan bu derece etkili bir son beklemiyordu. Fransa gruplardan çıktıktan sonra eğer elenirse o maç Zizou’nun son maçı olacaktı. Ancak Fransa finale kadar yürümeyi başardı ve Zidane kariyerini taçlandırmak için o son güzel ana çok yaklaşmıştı, Materazzi ile karşılaşıncaya kadar. Maçın en kritik anlarından birinde Zidane’ın Materazzi’nin göğsüne attığı kafa onun  omuzlarda sahayı terk etmesine engel oldu. Karşılamadan sonra Materazzi’nin kendisini proveke ettiğini söyleyen Zidane yine de son maçında kötü şöhrete yakalanmaktan kurtulamadı. Ne olursa olsun bu müthiş futbol kariyerini sadece bir tek kötü anla hatırlamak Zidane yapılacak en büyük haksızlık olacaktır.

Harald “Toni” Schumacher

Alman Toni Schumacher tarihteki en korkutucu kaleci olabilir. Agresifliğiyle bilinen kaleci 1982 yılında  Fransa karşısında çıktıkları yarı final mücadelesinde o yüzyılın suçunu işleyebilirdi. Maçın ikinci yarısında Platini’nin muhteşem pasıyla Alman ceza sahasında kaleciyle karışı karşıya kalan Patrick Battison Schumacher’ın gaddarca müdahalesine maruz kalmaktan kurutulamadı. Pozisyon sonrası hareketsiz yerde yatan oyuncuya inanmadığı her halinden belli olan kaleci kötü şöhretini bu pozisyon sonrası taçlandırdı. İşin garip tarafı hakem de Fransızlara inanmamış, pozisyon sonrası ne bir penaltı verilmişti ne de Schumacher’e kırmızı kart göstermişti.

Frank Rijkaard

1990 Dünya Kupası’nın son 16 turunda karşı karşıya gelen Hollanda ve Almanya takımları maçı birer kişi eksik tamamlayacaklarını tahmin etmemişlerdi. Ancak Rudi Voller ve Frank Rijkaard arasındaki ağız dalaşı ikisinin de oyundan atılmasına sebep oldu. Her ne kadar iki oyuncuda oyundan atılsa da asıl suçlunun rakibini yüzüne iki kez tüküren Rijkard olduğu açık şekilde görüntülerden belli oluyor. Bu maçın kötü şöhretli adamı kendisiyle beraber rakibini de ateşe atmayı başarıyor.

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply