“Erkekler futbol maçlarını erkek sesinden dinlemeye alıştı ya da alıştırıldı!”

Biz onu ekonomi yayınlarından biliyorduk ama futbol sevgisi çocukluğundan geliyormuş!


Üniversitede ekonomi eğitimi almışsınız. Sunuculuğa geçiş süreci nasıldı?
Üniversitenin ardından, önce eğitim aldığım bölümde ilerleyip uzun süre ekonomi sektöründe çalıştım. Daha sonra kendi kendime “Neden bu işi ekran önüne taşımıyorum?” diye sordum. Kafama bunu koyunca diksiyon dersleri almaya başladım. Önce bir ekonomi kanalında finans piyasaları üzerine programlar sundum, ardından A Spor’dan böyle bir teklif alınca değerlendirmek istedim. Bu kadar yeni ve dinamik bir oluşumun bir parçası olmak bana cazip geldi.

Futbola olan ilginizin kaynağı ne? 
Babam fanatik bir futbolsever. Ben küçükken sürekli birlikte maça giderdik. Omuzlarında birçok maç seyrettiğimi, sürekli tezahüratlara katıldığımı hatırlıyorum. Yani ekonomide spora geçiş yapmamı herkes radikal bir değişiklik olarak algılayabilir ama ben çocukluktan beri futbolla iç içeydim.

Arkadaşlarınızla futbol konuşur musunuz? Aranızda hararetli tartışmalar geçer mi?
Sürekli! Vakit buldukça erkek arkadaşlarımla toplanıp birlikte maç izliyoruz. Hatta bir Whatsapp grubumuz var. Toplanma fırsatı bulamazsak, karşılaşma esnasında birbirimizi hınzır bir şekilde gruptan kızdırmaya çalışıyoruz. Hatta bazen yanımda oturan arkadaşıma bile gruptan bir şeyler yazıp onu kızdırmaya çalışıyorum! Herkes farklı takımı tutunca 90 dakikaların ne kadar keyifli geçtiğini bir düşünün! Ayrıca transfer döneminde beni sıkıştırıp, tuttukları takımlarla ilgili haber koparmaya çalışırlar.

Maçları izlerken uyguladığınız totem ya da uğurunuz var mı? 
Klişe olabilir ama maçın gidişatına göre oturduğum yeri değiştirdiğim oluyor! Bazen yer kavgası yapıyoruz ama o anki hararetle istediğim yeri hiçbir zaman kaptırmıyorum. Bunun yanı sıra, özel maçlarda tuttuğum takımın renklerine göre oje sürerim. Grup halinde maç izlemek de bunları daha keyifli kılıyor.

Son dönemde birçok kadın sunucu görüyoruz ama henüz bir kadın spiker çıkmadı. Maç anlatmak kadınlara göre değil mi? 
Sadece Türkiye’de değil, dünyada da pek örneği yok. Bence erkekler maçları erkek sesinden dinlemeye alıştı ya da alıştırıldı. Böyle gelmiş bir düzen var. Onlara bir soralım bakalım, kadın sesinden maç dinlemek isterler mi? Aslında artık kadınlar sadece spiker olarak da değil, hakem olarak da futbolun içinde daha sık bulunmalı. Zaman içinde böyle bir değişim sürecine gitmeliyiz.

Hiç maç anlattığınızı hayal ettiniz mi? Ayna karşısında prova yapmışsınızdır… 
Tabii ki yaptım! Zaten bizim programlarda maç görüntüleri üzerinden yorum yapılıyor ve ben de kritik pozisyonları konuklara yorumlatmadan önce kısa bir girizgahla pas atıyorum. Bu da bir nevi maç anlatmak aslında. Yine de kendimi o kulvarda denemek gibi bir şey düşünmüyorum çünkü işini çok iyi yapan birçok duayen spiker var.

A Spor’daki yayınınızın o kadar erken saatte olması sizi zorlamıyor mu? Ne tür hazırlıklar yapıyorsunuz? 
Sabah Sporu, 6:30’da başlıyor. Ben de yeterince hazırlık yapabilmek için 4’te uyanıyorum. Aslında hazırlık sürecim arabada başlıyor; kanala giderken yolda bütün gazeteleri okuyup, yazarların neler dediğine bakıyorum. Kanalda ilk olarak makyaj ve saç işlerimi hallediyorum. Ondan sonra editörümle birlikte manşetleri tarayarak bir yayın akışı belirliyoruz, bir önceki gün oynanan maç varsa özetlerini izliyorum, pozisyonlar hakkında kritik yapıyoruz… A Spor’daki programın ardından A Haber’de spor bültenlerini sunuyorum ve 13 gibi işim bitiyor. Ondan sonra artık bütün gün bana kalıyor. Vaktimin büyük bölümünü spor yaparak geçiriyorum. Onun dışında da arkadaşlarımla görüşmek için fırsat yaratıyorum çünkü akşam 9 olduğunda uyku bastırıyor!

Twitter ve Instagram’da çok aktifsiniz. Arada olumsuz yorumlar da geliyordur. Bunlardan etkileniyor musunuz?
Seyircileri programa dahil etmek için, daha interaktif bir yayın yapmak için sosyal medyayı kullanıyorum. Olumsuz yorumlar tabii ki oluyor ve olmaya da devam edecek. Benim için önemli olan, görüşleri ne kadar olumsuz olursa olsun, en azından yapıcı eleştirilerde bulunmaları. Bazı insanlar bilgisayar başına geçip birilerini eleştirmekten başka hiçbir şey yapmıyor mesela! İlk başlarda olumsuz yorumlardan etkileniyordum ama artık sadece gülüp geçiyorum!

Röportaj Recep Özerin Fotoğraf Barış Tekin

Yorumlar

yorumlar

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply