Futbol forması nasıl ortaya çıktı?

“Forma için oynamak” sloganına hepimiz hakimiz. Peki, nerden, nasıl ve niçin çıktı bu formalar?

Futbolun ilk yazılı kaideleri, 1848’de Cambridge Üniversitesi tarafından belirlenmişti. Taç atışı ve kale vuruşu gibi birçok terimin açıklandığı kurallarda, formalara dair herhangi bir kural söz konusu değildi. Müsabakalarda sahaya çıkan futbolcuları birbirinden ayırt etmek zordu. Giydikleri  şeylerin arkasında herhangi bir numara da bulunmuyordu. Zira sırt numarası, ilk kez 1933’deki FA Cup Finali’nde görülecekti. Bu futbolcular, kendilerine ne verilirse onu giyer, hangi takıma ait olduğunu anlamak için ise çorap, şapka veya atkı renklerine bakılırdı. Renklerle ilgili ilk kural, 1857’de Sheffield FC’den geldi. “Her oyuncu, kırmızı ve koyu mavi renklerde şapkalar takacak, her renk 1 takımı temsil edecek.”

Bu durum işleri bir hayli zorlaştırıyordu. 1870 yılında İngiltere FA Cup Turnuvası, medyada çok fazla ilgi topladı. Bu sebeple kulüplerden, kendi takımlarını ayırt etmeye yarayacak üniformalar giymesi istendi ve üstelik bu öneri, bir gazeteci tarafından ortaya atıldı. Başlarda ağır pamuklu kumaşlardan yapılan, uzun kollu ve yakalı bu formalar, o zamanlardan beri yalnızca futbolcuların hangi takıma ait olduğunu anlamak için değil; taraftarların da hangi takıma gönül verdiğini gösterebilmesini sağlayan birer sembol haline geldiler.

1857, Sheffield FC

1857, Sheffield FC

Takım renkleri, temsil ettikleri okul veya kulübe göre seçiliyordu. Zengin olmayan futbol takımları, daha ucuz formalar giyiyordu. Genelde beyaz rengi tercih ediyorlardı. Varlıklı takımlar ise kulüplerine uygun renkleri seçebilecek paraya sahipti; hatta rakip takımın aynı rengi giyme ihtimaline karşın alternatif renkte formalar da hazırlıyordu. Forma geleneğinin ilk örneği, Blackburn Rovers’ın temsil ettiği ve oyuncularının eğitim aldığı Shrewsbury Okulu’na ait beyaz ve mavi renkleri giymesiyle başladı. Diğer bir İngiliz ekibi Reading ise, somon pembesi, soluk mavi ve onları yaratan kürek kulübünün koyu kırmızı renklerini giymişti.  Futbol profesyonel olana kadar ise futbolcular, bu formaların masraflarını ödemek zorundaydı. 1872’de yapılan FA Cup finalinde Wanderers pembe, siyah ve kırmızı renk forma giyerken; rakipleri The Royal Engineers ise koyu kırmızı ve lacivert forma giydi. İki takım oyuncuları da üst orta sınıftan ve küçük aristokrasiden olduğu için, kulübün renginde forma satın alabilecek bütçeye sahiplerdi.

20. yüzyılda formalar, dünya çapında dev bir moda trendi oluşturan geleneksel bir çizgi yakalamaya başladı. Bu dönemlerde bağcık yakalı, geniş çubuklu formalar oldukça popülerdi. 1930’larda bağcıklı bisiklet yaka formalar yerini rugby tarzı formalara bıraktı. Bu geçişin en güzel örneği, 1933’de Arsenal’in beyaz kol ve yakalı kırmızı formasıdır. 20. yüzyılın ortalarında, formalarda “Kıta Stili” ortaya çıktı. Bu futbol forması stili, hafif sentetik kumaşlar ve kısa kollu v yaka tarzıyla belirginleşti ve modern futbol formalarına evrimleşti. Bu esnada Brezilya, kendine has bir görünüme sahipti: Yeşil yakalı ve  manşetli sarı bir forma. Bu formayı genç bir gazete illüstratörü yapmış ve uluslararası bir yarışmada tasarım ödülü kazanmıştı.

1933, Arsenal forması

1933, Arsenal forması

1950’lerde formalarda, sentetik malzemeler kullanılmaya başlandı. Böylece formalar, daha nefes alabilen ve öncekilere nazaran daha hafif hale geldiler. Yüksek sıcaklıklarda oynayan futbolcular için de kısa kollu formalar yapılmaya başlandı. Daha sonra uzun, bol şortlu ve düğmeli formalardan; V yakalı ve bisiklet yakalı formaların kullanıldığı 1960’lara girildi. Bu dönemin şıklığına uygun olarak 70’li yıllara gelindiğinde ise takımlar, daha özgün tasarımlar oluşturmaya başladı. Daha koyu renkte tasarlanan formalar, stadyum ışıkları altında daha görünür hale getirildi. Yine 70’lerde ilk kez bir futbol kulübü, taraftarlara forma sattı. 1975’de Leeds United, formasını daha da satılabilir hale getirecek bir tasarımla oluşturdu. Bu dönemde ortaya çıkan başka bir yenilik ise formaların ön yüzünde, sponsorun marka logosunun basılmaya başlanmasıydı. Böylece formalar, daha ticari bir amaca hizmet etmeye başladı.

1975, Leeds United

1975, Leeds United

1980’lerin ortalarında medya, profesyonel futbolcular tarafından giyilen formaların çeşitli markaları desteklemesi gerektiği fikrini kabul etmeye başladı. Bu, daha önce hiç görülmemiş bir futbol forması pazarlaması dönemi başlattı. Futbol formaları daha hafif, dayanıklı polyesterden üretilmeye devam edildi. 1990’larda, futbol formaları üzerindeki tasarımlar çok daha ayrıntılı hale geldi ve forma pazarındaki rekabet günden güne arttı.

1800’lerde başlayan futbol kültürü, son 25 yıldaki teknolojik gelişmelerle beraber her zamankinden daha hafif ve nefes alabilen formalarla modasını sürdürürken; pamuklu formalar üreten firmalar yaptıkları işlerle övünüyor. Futbolun doğuşundan modern çağa kadar, formalar zamanla evrimleşti, tasarımları farklılaştı ancak değişmeyen tek şey, ticari amaçlarına hizmet etmeye devam etmesi. Son dönemde oldukça kalitesiz formalar üreten birçok büyük firma, futbolseverlerin retro ve klasik formalara ilgi duymasına sebep oldu. Bu da yepyeni bir forma pazarı ortaya çıkardı: Retro ve vintage formalar…

YAZI: Rezzan Yetiş

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş