Futbol Yalanları serisi -2

Telefon hilelerinden sahte oyunculara; bu hikâyeler, tıpkı hayatta olduğu gibi futbolda da hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığının ispatı!

Esteban bir İtalyan ismi!Size yemin edebilirim!

2000’lerde patlayan sahte pasaport skandalı, utancından kıpkırmızı olmuş birçok Güney Amerikalı oyuncunun Avrupa macerasını havaalanında sonlandırdı. Tam o zamanlar Corinthians’tan Arsenal’e transfer olan Edu’nun Portekiz pasaportunun sahte çıkması yolculuğunu aksatmıştı. Esteban Fuertes ise İtalyan kimliğinin sahte olduğu ortaya çıkana kadar Derby County formasıyla sekiz maçta oynamıştı bile. Jim Smith, pek etkilenmemiş görünen bir yüzle, “Oyuncunun pasaportunun sahte olduğunu, hatta çok kötü hazırlanmış bir sahte olduğunu öğrendik” diye homurdanıyordu. 24 Serie A yıldızının karıştığı skandaldan en çok etkilenen ise İtalya’ydı. Lig yönetiminin Avrupa vatandaşı olmayan oyuncu sayısını maç kadrosunda beş, ilk 11’de üç isimle kısıtlaması, kulüpleri kuralın etrafından dolaşmaya itiyordu. O dönem Lazio orta sahasının önemli isimlerinden Juan Sebastian Veron’un Güney İtalyalı olduğunu iddia ettiği atalarının varlığı, mahkeme salonlarında yaklaşık 10 yıl tartışıldıktan sonra oyuncu suçlamalardan beraat etti. Veron’un İtalyan pasaportu almasına yardımcı olan Maria Elena Tedaldi’nin 15 aylık cezası tecil edildi.

“Kanıtları yok et yeter Gunter”

Bundesliga’nın kurulduğu yıllarda, takımların 10 bin marktan fazla imza parası vermesini engelleyen bir kural söz konusuydu. Uzaklarda kalmış bir şehirde ikamet eden Hertha Berlin için bu önemli bir sorundu. Birçok oyuncu Berlin’de yaşamak istemiyordu, yani önemli bir finansal teşvik şarttı. Kulüp de kayıtlarda göstermeden 55 bin mark fazla imza parası ödemenin bir yolunu buldu. Defterlerin sorumlusu Gunter Herzog, fazladan 55 bin adet bilet bastırdı ve gizlice hepsini satarak satışların kayıtlarda görünmemesini, dolayısıyla da hiç vergi ödenmemesini sağladı. Herzog, cenaze levazımatçılığı yapıyordu ve bütün biletlerle haksız kazançları dükkânındaki tabutlara
saklamıştı. Bir denetçi, kirli sırları ortaya çıkardı. Hertha, ceza olarak 1965’te ligden düşürüldü.

Schalke’nin sinsi transfer paketi

Almanya’nın köklü kulüplerinden Schalke, 1963 yazında Karlsruhe’den Gunter Herrmann ve Hans-Georg Lambert’i transfer etmek için harekete geçtiğinde küçük bir sorun çıktı. Lig kurallarına göre bir oyuncunun bonservis bedeline 50 bin marktan fazla ödenemezdi. Neslinin en iyilerinden biri olan Almanya Milli Takımı oyuncusu Herrmann’ı almak için gereken bedel bundan çok daha fazlaydı. Diğer yandan Lambert ortalama bir oyuncuydu (Schalke’de sadece bir maçta forma bulabildi) ve Herrmann’dan daha az para ettiği kesindi. Çok geçmeden basit bir çözüm bulundu: Schalke, iki isime de 50 biner mark ödeyerek Lambert’e verilen fazla miktarla Herrmann için ödenmeyen eksik miktarı telafi etti. Almanya Futbol Federasyonu bu taktiği anladı ve iki kulübü para ve puan silme cezasıyla tehdit etti. İki kulüp, oyunu kuralına göre oynadığı için cezadan yırttı. Sinsice!

Yetenekler: Pas atma, şut çekme ve palavra sıkma!

Rodrigo Souza, 26 yaşındaydı ve yaşına göre etkileyici bir özgeçmişe sahipti. 2003 U-17 Dünya Kupası’nda Brezilya’yla, 2011 Brezilya Kupası’nda Vasco’yla şampiyonluklar yaşamış; Palmeiras, Gremio, Atletico Paranaense, Flamengo ve Hollanda devi Feyenoord’da oynamıştı. Şubat 2013’te yayınlanan basın bildirisi, önemli bir menajerin, oyuncunun temsil haklarını aldığını ve Serie A takımlarından Genoa’ya transferinin an meselesi olduğunu ekleyerek bitiyordu. Muhabirler bildiri hakkında araştırma yaptığında oyuncuyla daha yeni çalışmaya başladığını belirten şirket, elindeki belgelere daha yakından bakmaya karar verdi. Oyuncunun federasyonda kaydı yoktu ve bahsedilmiş kulüplerden hiçbirinde forma giymemişti. Bu kuyruklu yalanla ilgili en ilginç detay ise Souza’nın Flamengo’lu forvet Deivid de Souza’nın bir fotoğrafını kullanmasına rağmen neredeyse amacına ulaşmış olmasıydı.

 

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply