İmkansız aşklar

Yahya Kemal Beyatlı, Deniz Türküsü’nün son satırında “İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar” der. Kim itiraz edebilir ki? Hangi insanoğlu hayal etmekten, bir aşkla bağlandığı idealinden kolaylıkla vazgeçebilir ki? Bazıları hiç gerçekleşmeyecek aşklar yaşamaktan kendilerini alamazlar. Hatta bir kadına ya da erkeğe değil, bir futbolcuyu transfer edebilme ihtimaline bile âşık olabilirler!

Detaylı örnekleri birkaç satır sonra okumaya başlayacaksınız; sayfalara sığmayan birkaç tanesinden burada bahsedebiliriz. Galatasaray’ın 1988-89 sezonundaki muhteşem Şampiyon Kulüpler Kupası serüveninin son durağı Steau Bükreş maçlarında karşısına çıkan sağ bek Dan Petrescu uzun yıllar boyuncu üç büyük kulübümüzün en büyük imkânsız aşkı olup çıktı. Her transfer sezonunda gazeteler onun isminin yanına bir büyüğümüzü eklemeden duramadı. En ciddi operasyonuysa Fenerbahçe yapmıştı. Başkan Metin Aşık ve Vefa Küçük, Sait Tandoğan, Ercan Aktuna, Serkan Acar ve Aziz Yıldırım’dan mürekkep ekibi, 15 Haziran 1991 günü Romanya’ya uzanmış bu dev transferi gerçekleştirmek istemişti. Para, birçok kez olduğu gibi bu aşkın arasına girmişti.

Bir başkasında da üçüncü bir kişi âşıkların kavuşmasını engelledi. Galatasaray 1987-88 sezonunda, Ajax sonrası çıkışını devam ettiremeyen Hollandalı bir yıldıza tutulmuştu: Frank Rijkaard. Yönetici Mehmet Cansun, kiralık olarak İspanya’da oynayan Surinam asıllı savunmacıyla görüştü, her konuda anlaştı, transferi bitirmişti ki aldığı son yanıtla yıkıldı. “Eşim İstanbul’da yaşamak istemiyor. Bu iş olmaz. Kusura bakmayın!” dedi Rijkaard. Sonra Milan’a gitti, devamını biliyorsunuz. O eşinden ayrılması da ayrı bir acı herhalde Cansun için!

Aziz Yıldırım’ın Carlo Ancelotti’ye tutuldu Fenerbahçe teknik direktörlüğü için, olmadı. Ergun Gürsoy Rıdvan Dilmen’e sarı-kırmızı formayı giydirdi, ama onu ezeli rakibine kaptırdı. Mehmet Cansun, Alen Boksiç’i tavladı ancak nikâhı kıyamadı!  Sami Hyypia bile bu topraklarda forma giyebilirdi, giy(e)medi. Bazıları buluşmalarının imkânsız olduğunu bile bile âşık olmaktan vazgeçemedi…

mohamed-zidan-16

Mohamed Zidan – Erol Kaynar – BJK, 2004-05

Beşiktaş başkanlığına 2004’te aday olduğumda öncelikle teknik direktör Klaus Toppmöller’le anlaştım. Bize yıldızı yeni parlayan, Danimarka’da oynayan Mısırlı Mohamed Zidan’ı önerdi. Zidan’la anlaşmamız hiç zor olmadı ve yıllık 600.000 euro karşılığında el sıkıştık. Başkanlık seçimini Yıldırım Demirören kazanınca bu anlaşmayı kendisine verdim. Demirören ve transfer işlerini yürüten eniştesi “Bu adamı alırsak Erol Kaynar’a prim yaptırmış oluruz” diye düşünerek anlaşmayı görmezden geldiler ve Zidan Beşiktaş formasını giyemedi.

Kulüp Kariyeri: AB, Midtylland, Werder Bremen, Mainz 05, Hamburg, Borrussia Dortmund, Mainz, Baniyas SC

ali-sen_resim

Eusebio da Silva Ferreira – Ali Şen – FB, 1975-76

Portekizli Eusebio 1960-70 yılları arasında dünyanın en önemli beş futbolcusundan biriydi. 1965’te Avrupa’da yılın futbolcusu seçilmişti. 1966’da Portekiz’i Dünya Kupası’nda üçüncü yapmış ve gol kralı olmuştu. Öyle hızlı ve öyle güçlüydü ki “Kara Panter” lakabının hakkını fazlasıyla veriyordu. 1975’te rahmetli Emin Cankurtaran Fenerbahçe’nin başkanıyken yönetimde olmamama rağmen beni onun transferi için görevlendirmişti. Gidip Eusebio ile görüştüm ve ondan Fenerbahçe’ye gelmesi için söz aldım. İstanbul’a döndüğümde Emin Cankurtaran transferden vazgeçmişti.

Kulüp Kariyeri: Sporting Lourenço Marques, Benfica, Rhode Island Oceaneers, Boston Minutemen, Monterrey, Beira-Mar, Toronto Metros-Croaita, Las Vegas Quicksilvers, New Jersey Americans, Uniao de Tomar

hi-res-4fac01475fae15f2125598036e14917b_crop_north

Yaya Toure – Ceylan Çalışkan – BJK, 2005-06

O zamanlar ünlü olmayan Yaya’ Belçika’da oynarken tanımıştım. Ukrayna’da Metalurh Donetsk forması giyerken 2005’te onu Beşiktaş’a transfer etmek için görüşmeler yaptım. “Ben istiyorum ama kulübüme ve menejerliğimi yapan ağabeyim Kolo Toure’ye sormalısınız” dedi. Kolo da transfere onay verdi. Kulübü 1.000.000, Yaya da 750.000 dolar istiyordu. Teknik direktör Rıza Çalımbay ve yöneticiler, Lucescu’dan olumlu referans alınca antrenör Zeki Önatlı’yı Ukrayna’ya göndermeye karar verdiler. Ancak o hafta Ukrayna’da Eurovision şarkı yarışması olduğu için Ukrayna’ya yoğunluktan dolayı Avrupa’nın hiçbir ülkesinden uçak bileti bulamadılar. Ve olay orada bitti, kapandı. Büyük şanssızlık!

Kulüp Kariyeri: Beveren, Metalurh Donetsk, Olimpiyakos, Monaco, Barcelona, Manchester City

 

Zlatan İbrahimoviç – İbrahim Altınsay – BJK, 2000-01

Yönetimde bulunduğum ilk yıl iki Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynayacaktık. Teknik direktör Nevio Scala iyi bir santrfor transfer etmek istiyordu. Pascal Nouma, Zlatan İbrahimoviç ve Pierre Van Hoojdonk’un kendileri ve kulüpleriyle anlaştık. Maliyetleri hemen hemen aynıydı. Hocamız o zaman İsveç’te Malmö’de oynayan 18 yaşındaki İbrahimoviç’i deneyimsiz buldu, öteki iki adaydan da daha genç olan Nouma’yı seçti.

Kulüp Kariyeri: Malmö, Ajax, Juventus, Inter, Barcelona, Milan, Psg, Manchester United

belodedici

Miodrag Belodedici – Alp Yaman – GS, 1988-89

Steaua Bükreş’in ünlü savunma oyuncusu Belodedici’nin bütün izinleri Romanya devlet başkanı Nikola Çavuşesku’nun oğlu ve benim dostum Valentin’in elindeydi. Bu sayede 1988 yılında bonservis bedeli ödemeden oyuncuyu alacaktık. O günlerde Belodedici ülkesindeki karışıklıklar yüzünden Yugoslavya’ya, Belgrad’ın Kızılyıldız takımına kaçtı. Rotamızı Yugoslavya’ya çevirdiğimizde Türkiye’deki gazeteciler “Belodedici Türkiye’ye geliyor” diye ortalığı inlettiler. Yugoslavya’ya gittiğimizde kulüp Belodedici’yi saklamıştı. Yanımızda Valentin ve Romanya hükümet yetkililerinden biri olmasına rağmen onu bulamadık, transferi yapamadık.

Kulüp Kariyeri: Steaua Bükreş, Kızılyıldız, Valencia, Valladolid, Villarreal, Atlante

Soccer - 1988 European Championships - Holland v USSR - Final

Ruud Gullit – Galatasaraylı bir yönetici – GS, 1994-95

Ruud Gullit, Sampdoria’da oynarken Adnan Polat’la birlikte İtalya’ya gidip kendisiyle ve kulübünün yetkilileriyle görüştük. Kulübün istediği bedeli ödemeye hazırdık ve Gullit de Türkiye’ye gelmek istiyordu. Transfere oldu gözüyle bakıyor, hazırlıkları bitiriyorduk ki Gullit bizi aradı. “Yeni bir sevgilim var. Onu çok seviyorum. O Türkiye’ye gelmek istemiyor, ben de ondan ayrılmak istemiyorum” dedi. Şaşırmıştık. Sevgili faktörü hiçbirimizin aklına gelmemişti. O sezon İngiltere’ye gitti.

Kulüp Kariyeri: HFC Harlem, Feyenoord, PSV, Milan, Sampdoria, Chelsea

robert-pires

Robert Emmanuel Pires – Turgay Kıran – GS, 2005–2006

Arsenal’de oynayan Robert Pires’i Galatasaray’a transfer etmek konusunda kulüp içinde anlaşmaya varmıştık. Rahmetli başkanımız Özhan Canaydın güvendiği menejerleri görevlendirmişti. Transferin bittiği haberi geldi. Kulüpte hazırlıkları yapıp Pires’i beklemeye başladık. Günler geçti, Pires ortada yok! Özhan Canaydın bunun üzerine Pires’in numarasını bulup aradı. Pires, böyle bir transfer teklifi almadığını söyleyince hepimiz şoke olduk. “Galatasaray’a gelmeyi isterim ama Arsene Wenger’le konuşmanız gerek” dedi. Başkanımız Wenger’den “Daha önce haber verseydiniz olurdu, Pires’i size verirsem bu dakikadan sonra yerini dolduramam” yanıtını alınca büyük transfer yattı.

Kulüp Kariyeri: Metz, Marsilya, Arsenal, Villareal, Aston Villa

pavel-nedved_Juventus

Pavel Nedved – Mehmet Cansun – GS, 1996-97

Nedved, Sparta Prag’da oynarken 1993’te UEFA Kupası maçında Galatasaray’a iki maçta iki gol atmıştı ve Çek Milli Takımı’nın yıldızıydı. Onu transfer etmeyi çok istedik fakat Nedved’in bonservis bedeli Galatasaray’ın bütün bütçesini aşıyordu. Biz de o zaman birlikte çalıştığımız Adnan Polat ile birlikte Nedved’in bonservis bedelini üstlenip Galatasaray’ı bu büyük ekonomik yükten kurtarmayı düşündük. Başkanımız Alp Yalman ve yönetim kurulu bunun uygun olmadığını söyleyince transferden vazgeçmek zorunda kaldık.

Kulüp Kariyeri: Dukla Prag, Sparta Prag, Lazio, Juventus

 Röportajlar: Hilal Gülyurt

 

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply