Ligue 1 ilk yarı analizi

Ligue 1 ilk yarı analizi

Majör liglerin en minörü olarak diğerlerinin oyuncu fabrikası olma ünvanına, tüm zamanların en pahalı transferine sahip olma özelliğini de ekledi… Karşınızda Ligue 1 ilk yarı analizi!

Monaco, Şampiyonlar Ligi’nde taraflı tarafsız herkesin takdirini toplayan performansının yanında ülkesinde de 4 yıllık PSG hegemonyasına son verdiği için futbolseverlerin sempatisini kazanmıştı. Ancak kulübün sezon öncesi kilit isimlerini kaybetti ve Emery ile yola devam eden PSG, futbol dünyasının dengelerini sansasyonel transferlerle değiştirmeye başladı. PSG’nin iddiası Ligue 1 şampiyonluğundan fazlasıydı ve birçoklarına göre lig başlamadan şampiyon belirlenmişti! Neyse ki Ligue 1 ilk yarı analizi PSG’den fazlasını içeriyor.

Önceki sezonu 3’üncü sırada bitirerek büyük bir başarıya imza atan Nice’te sakatlıklar ve Jean-Michel Seri’nin belirsizliği, Monaco’ya benzer şekilde kilit isimlerini kaybeden Lyon’da yeni oyuncuların bilinmezliği ve kendini Şampiyonlar Ligi potasına atmak isteyen Marsilya’nın yetersizliği, PSG ile mücadele edebilecek bir takım bırakmıyordu. Kadrolarını Bielsa ve Ranieri gibi tecrübeli isimlere emanet eden Lille ve Nantes, Avrupa Kupaları hedefi koyarken bu yarışa yeni hocasıyla St.Etienne’in de dahil olması bekleniyordu.

Ligue 1 ilk yarı analizi

Ligue 1 ilk yarının en iyi 11’i

PSG zirvede yalnız kaldı

7’inci haftaya kadar baş başa giden PSG ve Monaco arasındaki fark haftalar ilerledikçe açıldı ve devre arasına 9 puan farkla girildi. Geçen yıl kaldığı yerden devam ederek 18 maçta 19 gole ulaşan Cavani’ye, 11 gol 10 asistle Neymar, 8 gol 8 asistle de Mbappe eşlik edince PSG zirvede yalnız kaldı. Sezona kötü girmeyen ancak Şampiyonlar Ligi’nin başlamasıyla ligde de düşüşe geçen Monaco’da Falcao 15 golle takımının gol yükünü çekmeye çalıştı. Gidenlerin yerine gelenlerin istenen katkıyı veremediği Monaco, geçen yıl yarı final oynadığı Şampiyonlar Ligi’nde galibiyet alamayarak elendi.

En önemli dört oyuncusunu kaybeden ve bunların yerine genç ve tecrübesiz isimlerin alındığı Lyon’da ise sezon başı bu durum bir şüphe yaratıyordu ancak Genesio’nun öğrencileri muazzam bir hücum performansı ortaya koyarak 46 gol attılar ve ilk yarının en heyecan verici takımlarından biri oldular. 13’er gol atan Nabil Fekir ve Mariano Diaz öne çıkan isimler oldu.

UEFA Avrupa Ligi’nde Konyaspor ile aynı grupta yer alan, ritmini bulana kadar gereksiz puan kayıpları yapan ancak ardından Thauvin’in önderliğinde toparlanarak son 14 lig maçında yalnızca 1 kez mağlup olan Marsilya, hâlâ liderin peşini bırakmış değil. Thauvin 8 gol 8 asistle öne çıksa da savunmayı toparlayan isim olan Luiz Gustavo’ya da hakkını teslim etmek gerek.

Tecrübeli teknik adam Ranieri’yle anlaşan ve sezonun flaş transferlerinden birine imza atan Nantes, arasına 4’üncü ile 5, 6’ncı ile de 6 puan fark koyarak sahadaki oyun planlarına benzer şekilde dengeyi kurmuş durumda. Sezon başında yaptıkları çıkış Ranieri’nin Leicester ile yakaladığı çizgiyi hatırlatsa da haftalar ilerledikçe ilk 5 hedefi daha makul hale geldi. 19 maçın tamamında ilk 11’de sahaya çıkan Abdoulaye Toure ve daha önemli liglere transfer yapabilecek sağ bek Leo Dubois, sezonun Nantes adına dikkat çeken isimleri oldu.

Ligue 1 ilk yarı analizi

Neymar’ın transfer ücretinin bir kısmı forma satışlarından karşılandı

Balotelli, Nice adına fark yarattı

Bir aralar küme düşme potasına kadar gerileyen Lucien Favre’ın Nice’i, ilk yarının son haftalarına gelirken toparlandı. Lyon hezimetinden sonraki 5 haftada ligin en çok puan toplayan takımı oldu ve ilk yarıyı 6’ncı sırada kapattı. Bu periyotta 4 gollük katkı veren Balotelli, Nice adına fark yaratan oyuncuydu. Sezon başında Galatasaray’dan ayrılan ve Nice’e katılan Wesley Sneijder, ilk yarı boyunca bekleneni veremedi ve çok az süre aldı. Ritim bularak takıma ağırlığını koyacak bir Sneijder, ligin ikinci yarısında, Nice’in son dönemdeki yükselişine ciddi katkı sağlayabilir.

İlk 6’nın böyle şekillendiği Ligue 1’in ilk yarısında beklentileri en çok aşan takım ise geçtiğimiz sezonu küme düşme potasının yalnızca 3 puan üstünde bitiren Montpellier oldu. Ligue 2’deki başarısız sezonun ardından Montpellier’in başına getirilen Michel Der Zakarian, 13 golle ligin en az gol yiyen takımını yarattı ve bu süreçte PSG’den gol yemeyen tek takım olarak bu sezonki ilk puan kayıplarını tattırdılar. Özellikle 3’lü stoperin sağına çekildikten sonra muhteşem bir performans gösteren 20 yaşındaki Nordi Mukiele, takımın parlayan ismiydi.

Beklentilerin altında kalan kulüpler ise hiç tartışmasız Bordeaux, St.Etienne ve Lille oldu. Sezona Avrupa Kupası parolasıyla çıkan bu 3 takım da ilk yarı sonunda son 6 içinde ve sezona başladıkları teknik adamlarla yollarını ayırmış durumdalar. Bordeaux-Gourvennec ilişkisi de yakında bitecektir. Son 4 maçını kaybeden ve deplasmandan 6 maçtır eli boş dönen Bordeaux, ilk 7 haftayı yenilgisiz kapatmıştı ancak 6-2’lik PSG mağlubiyetinin ardından yalnızca 5 puan alabildiler. Bordeaux adına sezonun en iyi olaylarından biri gelişimine devam eden Malcom’un sezon sonu çift haneli rakamlara İngiltere’ye gidecek olması olabilir.

Sezona RB Salzburg’u iki sene üst üste şampiyon yapan Oscar Garcia’yla başlayan St.Etienne’de ise bu travmayı yaratan maç içerde 5-0 kaybedilen Lyon derbisi oldu. Son 10 maçını kazanamayan Ligue 1’in en çok şampiyonluğa sahip takımı, Fransa’nın en iyi kalecilerinden birine sahip olmasına rağmen sonuncu Metz’in ardından ligin en çok gol yiyen takımı.

Takımın başına Marcelo Bielsa’yı getirerek uzun soluklu bir projeye girişen Lille hüsrana uğrayan bir başka ekip. Bielsa’nın ligi tanıyan tecrübeli isimleri takımdan göndermesi ve yola yepyeni ve genç bir kadroyla çıkması, kâğıt üstünde heyecan veren bu yapılanmayı daha başlamadan bitirdi. Son 13 haftanın 12’sini küme düşme potasında geçiren Lille’de kaleci Mike Maignan’ın etkili performansı olmasa takım lige demir atabilirdi.

Ligue 1 ilk yarı analizi

Nebil Fekir bu hareketinden sonra söyledikleriyle yeni düşmanlar yarattı

En değerli oyuncu: Neymar

Açıkçası Ligue 1, Neymar’a biraz hafif gelmiş durumda… Hiçbir adaptasyon problemi yaşamayan ve ilk maçlarıyla beraber farkını gösteren yıldız oyuncunun 11 gol 10 asistlik performansı, MVP için başka seçenek bırakmıyordu.

En çok gelişim gösteren: Nabil Fekir

Geçirdiği çapraz bağ sakatlığı nedeniyle potansiyeline ulaşması geciken Lyon akademili Fekir, ağır abilerinin takımdan ayrılmasıyla kaptanlığı alarak Lyon’un saha içi ve dışı lideri konumuna geldi. 13 gol, 3 asistlik performansıyla da Lyon’un müthiş ofansif performansının baş aktörlerinden olarak Fransa milli takımının geniş havuzunda ilk 11 için ciddi bir aday konumuna yükseldi.

En iyi genç oyuncu: Kylian Mbappe

Bu ödülün doğal favorisi olan ve hatta en değerli oyuncu için bile adı geçebilecek Mbappe, artık zaten yeterince popüler bir isim. İstatistikleriyle en iyi 11’de olmayı da ön 3’lüdeki her oyuncu kadar hak etse de öbür oyuncuların takımlarında aldıkları lider rolü ve takımlarını sürüklemeleri, onu bu 11’in dışında tutan etken oldu.

Teselli ödülü: Mariano Diaz

Cavani’nin artık standardı haline gelen insanüstü performansı nedeniyle ilk 11 dışında kalan Dominikli, Lyon hücumlarının bitiricisi konumundaydı. 19 maçın tamamında ilk 11’de başlayıp 13 gol 4 asistlik performans göstererek genç yaşta geldiği Fransa’da kendinden şüphe duyanları utandıran Diaz, adeta Lacazette’i aratmadı ve belki de kendisini gönderen Real Madrid’i pişman etti.

Yazı Ali PehlivanTrScouts

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply