Manchester’lılar şimdi daha sağlam!

Man City-Tottenham maçına Bale’in muhteşem golüyle Spurs’ün geri dönüşü ve sahada olmaması gereken Balotelli’nin penaltısı damga vurdu. Balotelli, skor 2-2’yken Scott Parker’ın kafasına bastı ve bu yüzden Howard Webb’in raporuna dayanarak dört maç ceza yiyecek. Fakat orada kırmızı kart çıksaydı ya da Defoe boş kaleye 90+1’de golü atabilseydi maçın gidişatı daha farklı olurdu. Tottenham’ın kat ettiği yol ortada… Man City’nin önemli eksikleri olduğunu söyleyebilirsiniz ama Tottenham’ın da Adebayor ve Sandro gibi çok önemli iki eksiği vardı.
Arsenal-Man United maçına ise menajerler damga vurdu diyebiliriz. Alex Ferguson ve Arsene Wenger, herkesin saygı duyduğu iki büyük menajer ama taktiksel reflekslerinin zayıfladığı da bir gerçek. United ilk yarıda Djourou’nun bulunduğu kanadı “ipek yolu”na çevirirken Wenger, ikinci yarıda United orta sahası yok olduğunda Ferguson izlemekle yetindi.

Hoş geldin Robbie Keane
Wolverhampton ile Aston Villa’yı karşı karşıya getiren Midlands derbisinde ise öne çıkan iki olay var. İlki Robbie Keane; İrlandalı oyuncu iki aylığına geldiği Villa’ya sezonun en güzel galibiyetini yaşattı. Attığı iki güzel gol var ki bu sezonun akılda kalanları arasına girecekler. İkincisi ise Matt Jarvis’in kararları. Kendi aut çizgisinde presi yediğinde risksiz tercih olarak Berra’ya döndü ve Berra’nın hatası penaltıya sebebiyet verdi. Bu pozisyonun aynısı ikinci yarıda yaşandı ve bu sefer Berra’ya bakıp topu ileri doğru şişirmeye karar verdi. Bu karar da Robbie Keane’in ilk güzel golüne sebebiyet verdi. Biraz geri planda kalsa da heyecan dozu yüksek bir maç oldu ki City-Spurs maçından sonra haftanın en güzel maçı buydu.

Newcastle ve Liverpool’un çöküşü
Hangisi daha kötü bilemiyorum; Fulham’dan tek devrede beş gol yemek mi yoksa Bolton’dan üç gol yemek mi? Sezonun en sağlam savunma hatlarından birine sahip iki takım olan Liverpool ve Newcastle, bu hafta tam anlamıyla epik mağlubiyetler yaşadı.
Liverpool’un sorunu orta saha hattı ve savunma arasındaki derin boşluktu. Lucas her ne kadar eleştirilse ve beğenilmese de Charlie Adam ile Steven Gerrard’ın arkasına bir toparlayıcı lazımdı. İşte o boşluk, Liverpool’un Bolton’dan üç gol yemesine neden oldu. Kenny Dalglish buna bir çözüm bulamayınca mağlubiyet kaçınılmaz oldu.
Newcastle ise savunma tandemi bozulduğu için beş golü birden kalesinde gördü. Steven Taylor’ın yerine oynayan Williamson felaket bir maç çıkarıp gollere neden olan birçok hata yaptı. Ayrıca takımın aksayan bir başka ismi de Ben Arfa. Fransız, çok yetenekli bir oyuncu ancak takım oyununa uyum sağlaması ve törpülenmesi şart. Alan Pardew’ın değiştirdiği Newcastle’a pek uyan bir oyun anlayışı olduğunu söylemek zor.

Frikikler ve uzaktan goller
Bu hafta ziyadesiyle frikik ve uzaktan gol izledik. Sadece QPR maçında Buzsaky ve Rodallega’nın frikikleri, Smith’in uzaktan attığı muhteşem gol vardı. Bale’in inanılmaz falsosu City-Spurs maçının en güzel anıydı. Sunderland’li Craig Gardner’ın Swansea kalesine yolladığı füze olağanüstüydü ki Gardner bunları bu ara sık yapıyor. Daha önce Al Habsi’ye de mermi gibi bir şut çıkarmıştı. Bunun yanında Robbie Keane’in ceza sahası dışından attığı iki güzel gol var. West Brom’lu Graham Dorrans’ın Stoke’u yıkan golü de güzel bir frikik golüydü. Her ne kadar kaleci hatası olsa da aynı maçta Morrison’ın attığı golde uzaktan goller sınıfına giriyor.

Toplu sonuçlar:

Everton 1–1 Blackburn Rovers
Manchester City 3–2 Tottenham
QPR 3–1 Wigan Athletic
Fulham 5–2 Newcastle United
Stoke City 1–2 West Bromwich Albion
Norwich 0–0 Chelsea
Arsenal 1–2 Manchester United
Sunderland 2–0 Swansea City
Wolverhampton 2–3 Aston Villa
Bolton 3–1 Liverpool

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply