Konyaspor’la Süper Kupa kaldıran Mustafa Reşit Akçay röportajı

Mustafa Reşit Akçay Atiker Konyaspor teknik direktörü

“Çok zeki olmadığımı biliyorum” diyecek kadar mütevazı, futbolcularına kitap önerecek kadar gelenekçi… Konyaspor‘la çıktığı ilk maçta Süper Kupa kaldıran Mustafa Reşit Akçay diğerlerinden çok farklı!

Takımınıza kattığınız ya da takımdan ayrılması gerektiğine inandığınız futbolcuları nasıl bir elekten geçiriyorsunuz?
Mustafa Reşit Akçay: Takım içerisindeki dokuyu fazla bozmak istemiyoruz çünkü takım olmak için öncelikle saygıyı yüksek tutmamız lazım. Oyuncuya güven, adalet ve paranın eşit dağıtılması lazım. Farklılıklar elbette olacaktır ama fark açıldığı zaman kurduğunuz ekibi aynı amaç için bir araya getirmeniz mümkün olmaz. Transferde de önceliğimiz bu. Bize verilen bütçeyi tespit ettiğimiz mevkilerde eşit kullanmaya çalışıyoruz. Bu kaygı doğuruyor olabilir, farkındayım ama bu da bizi başarıya götüren etmenlerden biri.

Her detayla ilgilenmeye çalışırken dikkatinizi genele vermekte zorlanmıyor musunuz?
Çok zeki bir insan olmadığımı biliyorum ve bu açığı çalışarak kapatmaya uğraşıyorum. Çalışarak çok açığın kapatılabileceğine inanmış biriyim.

İdmanlarınızdan futbolcularınızın şikâyetçi olduğu oluyor mu?
Genelde çift idmanla çalışıyoruz. İlk antrenman kondisyon, ikinci antrenmanlar teknik ve taktik içeriyor. Taktiksel çalışmalar futbolcuların zekâsı, kültürü ve algısıyla alakalı olduğu için bu özelliklerine güvendiğimiz kişilerle yol almaya çalışıyoruz. Günde iki kez kıyafet değiştirmek, banyo yapmak ve boş boş koşmak bile kolay olmadığı için futbolcularımı anlıyorum. Sosyal hayatlarının bir kısmını alarak onları yoruyorum ama beni anladıklarını biliyorum. Yaptığımız işi içimize sinerek yaparsak karşılığını alırız.

Futbolcularınızı zihinsel olarak da yorar mısınız?
Onları kitap okumaya özendirmeye çalışıyorum. Yolculuklarda ve kendi aramızda toplandığımızda sohbetin bir kitap ya da fikir üretebileceğimiz konular üzerinden açılmasını sağlıyorum. İçlerinde biraz istek oluşturabiliyorsam ne mutlu. Futbolcular daha çok internete meyilli olsalar da ben kitaplardan asla vazgeçmem. Onlarla mutluyum. Kitaplarım olmazsa eksik kalırım.

Vaktinizin tamamı tesislerde mi geçiyor? Nasıl bir hayatınız var?
Egosuz ve komplekssiz yaşamaya çalışıyorum. İnsana dair her şeye saygı duyuyorum. İnsanın yaratandan dolayı da bir değeri var. İnsan mucizevî bir yapı ve bunu aşağılayamazsınız. 400 gramlık karaciğerinizin neler yaptığınızı düşünün, yarım kiloluk kalbiniz dakikada 30 litre kan pompalayabiliyor… Bu olağanüstü makineye değer vermeyip ne yapacaksınız? Buna bir de ruhu kattığınızda anlamlandırması güç bir yapı ortaya çıkıyor. Aşkı nasıl açıklayacaksınız mesela?

Röportaj Hilal Gülyurt  FourFourTwo Arşiv 

“Bana ‘Türk futbolunun Musti’si desinler”

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply