O golü kaçırdığıma inanamıyorum

o-golu-kacirdigima-inanamiyorum

FFT’nin tribünde maç izleme konusundaki ilk kuralı: Asla 90 dakika bitmeden stadı terk etme!

Kızım tuvalete gitmek istedi
Arsenal 2-1 Sunderland Premier Lig, 2011-12

Altı yaşındaki bir çocuk tarafından söylenen “Baba, tuvaletim geldi” sözleri elbette sıra dışı bir şey değil. Fakat maç başlamadan önce yerinize geçmeden sekiz kez “Kızım, tuvaletin var mı?” diye sormuşsanız sinir bozucu olabilir! Arsenal’in iç sahada Sunderland’i ağırladığı karşılaşmada Phoebe’nin yaptığı tam olarak buydu. Hakem başlangıç düdüğünü çaldığında biz de kalabalığı yararak tuvalete gitmeye çalışıyorduk. Aniden tribünler coştu: Robin van Persie ilk dakikada golü atmıştı. Lanet olsun! Sıradan bir maçtı ama Sunderland’in skoru eşitlemesiyle iki takım da son 10 dakikada gol arıyordu. Phoebe bir kez daha tuvaletinin geldiğini söyledi. Bizim yeniden yola koyulmamızla tribünlerin bir defa daha coşması denk geldi! RVP galibiyet golünü atmıştı. Hakem bitiş düdüğünü çalarken tam da yerimize oturduğumuz esnada yardımsever komşum “Harika bir goldü” dedi. “Baba, bir şey olmadı ki. Neden sürekli Arsenal’i izliyorsun?” diyerek söylenen Phoebe ise o günden sonra stada girmedi!
Jon Spurling, Arsenal taraftarı

Kolo Toure önüme geçti
Man. United 2-1 Man. City Premier Lig, 2010-11

Maç 1-1’di ve en ön sırada oturuyordum. Maçın bitmesine 12 dakika kala City’nin yedekleri önümüzde ısınmaya başladı. Top, Joe Hart’ın koruduğu kaleye doğru havalandı. O an Kolo Toure önümde ısınma hareketleri yapıyordu. Birden tribünler ayağa kalktı; herkes “İnanılmaz!”, “Aman tanrım!”, “Yok böyle bir gol!” demeye başladı. Rooney kafayla mı atmıştı? Hayır, röveşata! Alex Ferguson’un daha sonra “Gördüğüm en iyi gol” dediği vuruş. Tebrikler Kolo!
Hugh Naughton, Manchester United taraftarı

Televizyonda dizi vardı
Corinthians 3-0 Bahia, Copa do Brasil, 2014

Sanırım böyle bir şeyin dünyada eşi benzeri yoktur: Bir futbol maçı, diziyle aynı saatte olduğu için ertelenecek! Jose Mourinho ile Arsene Wenger’e maç saatinin, ülkenin en popüler dizisi EastEnders ile çakıştığı için erteleme talep edeceğinizi hayal edemezsiniz ama Brezilya’da olan da tam anlamıyla buydu. Bahia ile oynadığımız maçta tıpkı çoğu Corinthians taraftarlarının yaptığı gibi 65’te stadı terk etmek zorunda kaldım. Ülkenin en büyük dizisi o akşamdı ve bundan dolayı da maç 22:00’ye ertelenmişti. 2-0 öndeydik ve 90 dakika kalırsak son treni kaçıracaktık. Stadyumu terk ederken bir anda tribünlerden coşkulu bir ses yükseldi. Son treni yakaladık ama eve gece yarısı yürüyerek gitmeyi tercih eden arkadaşlarım o golü görebildi. Tek sebebi ise dizi!
Fabio Murakawa, Corinthians taraftarı

Babam trafiğe takılmak istemedi
İngiltere 2-1 Yunanistan, Dünya Kupası elemeleri, 2001

David Beckham’ın Yunanistan’a son dakikada serbest vuruştan attığı ve takıma Dünya Kupası bileti kazandıran gol, futbolda “O an neredeydin?” sorusunun sorulabileceği türden bir goldü. Benim cevabım “Tribündeydim ve golü yanımdakilerle çılgınca kutladık” olmalıydı ama insanlara maalesef “Old Trafford’un otoparkında yürüyordum” demek zorunda kaldım. Çocukluğumun en harika anlarından birini, babam “Trafiğe takılmak istemiyorum” dediği için kaçırdım. Stadyumdan gelen ses sıra dışı bir şey olduğunun kanıtıydı. 11 yaşımda babama söylendim. Peki onu affettim mi? Tabii ki hayır! Hatta düzenli olarak o golü hatırlatırım. Sık sık “Neden erken çıkmak istedin?” diye sorarım. “Maçtan çıkmamızı gerektirecek daha önemli ne olabilir ki?” Genellikle bunu sorunca bana üzgün ve yıkılmış bir biçimde bakar. Yanlış karar verdiğini biliyor.


Lee Warner, İngiltere taraftarı

Üç gol kuralını uyguladık!
Newcastle 4–4 Arsenal, Premier Lig, 2010-11

Bu kurala tabiyseniz takımınız pek de iyi değil demektir! Fakat bir Newcastle taraftarı olarak ben, takımınız ikiden fazla fark yiyorsa doğruca bara gitmeyi öngören “üç gol kuralı”nı ciddiye alanlardanım. Arsenal’le kendi evimizde oynadığımız ve devreyi 4-0 geride kapattığımız maçta da bu kuralı uygulama kararı aldım. “Ben bara geçiyorum” diyerek St James’ Park’ı terk ettim ve Mike Ashley kulüpten gidene kadar da stadyuma dönmeyeceğimi belirttim. Barda maçı izledim; önce 4-1, ardından 4-2, 4-3 ve sonunda da 4-4 oldu. Newcastle, Premier Lig tarihinin en büyük geri dönüşüne imza atarken, ben de stadyumdan izleyebileceğim goller yerine BBC yorumcusunu dinliyordum!
O karşılaşma bana hiçbir maçın erken bitmediğini öğretti ve ondan sonra da gittiğim her maçı son saniyesine kadar yerinde izledim.
Jack McLane, Newcastle taraftarı

FFT

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply