Peter Crouch Yakın Markaj’da

Peter Crouch Yakın Markaj'da

İngiltere forması giyerken yuhalanmak nasıl hissettirdi? Dirk Kuyt’ı neredeyse öldüreceği doğru mu? Ayakları gerçekten yatağın dışına çıkıyor mu? Peter Crouch yanıtladı

Peter Crouch için bir zamanlar kimsenin sevmediği futbolculardan biri olmak hayatının gerçeklerinden biri. 2017’de Halkın Adamı olan İngiliz futbolcu, hakkındaki kanıyı değiştirmek için çok çalıştı!

Çocukken Chelsea top toplayıcısıydın, o maçları hatırlıyor musun? 
Topu yeterince hızlı atmadığım için Dennis Wise’ın bana kızdığını hatırlıyorum. O maçı Chelsea geriden gelip kazanmıştı, Dennis de bu sefer topu çok hızlı attığım için bana kızmıştı! Herhalde dünyanın en iyi top toplayıcısı değildim ancak maçları bu kadar yakından izleyebilmek harika bir tecrübeydi.

Spurs’ten Dulwich Hamlet’e kiralandığında ne hissettin? Bir Premier Lig kulübünün altyapısından yetişip, kendini bir anda amatör liglerdeki sert savunmacılara karşı bulmak nasıldı?
Büyük bir kültür şokuydu. Spurs’te yedeklerle antrenman yapıyordum ve önümde birçok oyuncu olduğundan bir maça çıkamayacaktım. Dulwich’e kiralanma fikri David Pleat’tan geldi. Başlarda kararsızdım ancak oraya gitmek aldığım en iyi kararlardan birisi olabilir. Gözlerim açılmıştı. İri  iri savunmacılar beni tekmeliyordu ve bu beni kesinlikle güçlendirdi. Şu an altyapılardaki genç oyuncuların çoğunun bunu istemediğini düşünüyorum. 23 yaş altında büyük maçlar oynadıklarını düşünüyorlar, aslında durum bu değil. En çok kariyerimin başlarında kiralık gittiğim yerlerde bir şeyler öğrendim. Odaklanmamı sağladılar.

Peter Crouch Yakın Markaj'da

Peter Crouch eşiyle

İnsanlar boyunla ilgili soru sorduğunda rahatsız oluyor musun?
Evet, hayatım boyunca bunu yaşadım (gülüyor). Aslında tüm bu soruları cevaplamak için kağıtlarım vardı. “Orada hava nasıl?”, “Neden basketbolu tercih etmedin?” gibi sorular… En az günde üç kez!

Portsmouth’ta Robert Prosinecki ile oynamak nasıldı? Günde 20 sigara içtiği doğru mu?
Onunla oynamak inanılmazdı. Harika bir karakteri olmasının yanı sıra inanılmaz bir oyuncuydu. Fazla hareket etmezdi çünkü buna gerek duymazdı. O sezon sanırım 19 gol attım ancak bunların her biri bana altın tepside sunulmuştu. Fazla konuşmazdı ancak çok fazla şeyi anladığını bilirdiniz. Onunla birebir konuştuğunuzda harika bir İngilizce ile karşılık verirdi, daha sonra ise “Anlamıyorum” derdi. Maçların devre aralarında ve maçtan sonra duş aldığımız yerde ve içebileceği en ağır sigaralardan içerdi.

2005’te 7 milyon sterlin’e Liverpool’a transfer oldun ve ilk 18 maçında gol atamadın. O dönem ne kadar zorluydu? Rafa Benitez ne dedi?
Evet, kısır bir dönem geçirdim. Aslında uzun ve kısır bir dönem (gülüyor). Derhal Southampton’a geri dönmek istedim. “Ne yaptım ben?” diye düşünüyordum. Neyse ki üstesinden geldim. Teknik direktör eskisinden farklı şeyler yapmamı istiyordu. Bunları yapıyordum ve sıkı çalışıyordum ancak biraz daha geride oynasam da o ilk golü atmaya çalışıyordum. Öyle bir hale geldim ki, kendi kendime “Biraz daha bencil olmalıyım” diyordum. Ben de teknik direktörün istediğinin aksine biraz daha ileride oynamaya başladım. Sonunda birkaç gol attım ve teknik direktörün beni daha az istemesine rağmen, taraftarlar beni takımda görmeyi daha çok istiyordu! Sanırım bu konuda biraz anlaşamadık ancak Rafa hakkında diyecek kötü bir şeyim yok. O birinci sınıf birisi.

2006’daki “Gerrard Finali”nde sahada olmak nasıldı? West Ham karşısında ilk yarım saatte 2-0 geriye düştüğünüzde maçı kazanacağınızı düşünüyor muydun?
İlk olarak, bir golüm ofsayt gerekçesiyle sayılmamıştı ancak ofsayt değildi, bunu açıklığa kavuşturalım (gülüyor). West Ham oyuncuları ve teknik direktörü Alan Pardew, maçlardan sonra dans ediyordu. Biz de devre arasında “Kupanın etrafında dans etmelerini izleyemeyiz” dedik. Stevie bize maçı kazandırdı. İki harika gol atıp maçı uzatmalara götürdü. Bazen o madalyaya bakıp “Belki de bunu Stevie’ye vermeliydim” diyorum.

İngiltere kadrosuna alındığında senden şüphe eden pek çok kişi vardı. Sence neden? Attığın 22 golle senden şüphe edenleri haksız çıkarmak nasıl bir his?
Böyle dediğinde kulağa hoş geliyor (gülümsüyor). Kariyerim boyunca bunu yaşadım. İlk kez oynamaya başladığımda taraftarlar bana bakıp: “Nasıl futbol oynayabiliyor?” diyorlardı. Ekim 2005’te Old Trafford’daki Polonya maçında oyuna girmiştim ve yuhalanmıştım. Zordu tabii. O zamanlar eğer ben oynuyorsam uzun top oynamanız gerektiğine dair ezber bir algı vardı. Ancak zamanla bundan fazlasını yapabildiğimi kanıtladım. Taraftarlar beni görmeden bu izlenime sahip olduğu için daha sıkı çalışmam gerekti. David O’Leary sanırım beni yeteneğimden çok görünüşümden ötürü oynatmıyordu. Southampton’a gitmeden önce Villa’da forma şansı hak ettiğimi düşünüyorum.

Dünya Kupası’ndan önce robot dansı nasıl ortaya çıktı? Hangi şarkıyla dans ediyordun ve o hareketleri en son ne zaman yaptın?
Hâlâ yapıyorum (gülüyor). Hangi şarkıydı hatırlamıyorum ancak gayet iyi yaptım, bu yüzden gollerden sonra yapıyordum. Sanırım ITV ya da birisi partiyi çekmişti. Çıktığında da herkes mesaj atmıştı: “Gördün mü? Bunu gollerden sonra kutlama olarak yapman gerek!”

Dünya Kupası’nda Trinidad ve Tobago’ya gol atarken 60 santim uzun olduğun Brett Sancho’nun saçını neden çektin?
Doğal bir hareketti. Daha sonra fotoğrafları görene dek bunu yaptığımın farkında değildim. Hava topuna çıktığında rakibin üstüne çıkabilmek için her şeyi yaparsın. Bunu yaptığımı gerçekten fark etmemiştim ancak geri dönüp baktığımda kötü olduğunu biliyorum. Maçtan sonra bana bir şey demedi ancak Kenwyne Jones, Tobago’da pek sevilmediğimi söyledi. Ben de orada tatil yapmadım.

Peter Crouch Yakın Markaj'da

Peter Crouch, Rafa Benitez’le uzun yıllar birlikte çalıştı

Uyurken ayakların yatağın dışına çıkıyor mu? Cevabın “evet”se çorap giyiyor musun?
Otellerdeki yatakların dışına çıkıyor, evet (gülüyor)! Evime 2 buçuk metrelik bir yatak aldım. Ancak hayatım boyunca bunu yaşadığım için alıştım. Dışarıya çıksınlar diye yorganı biraz yukarıya çekiyorum ve çıkıyorlar! Yatağın ölçüsüne uysalar bile dışarıda olmaları gerekiyor. Sanırım alışkanlıktan.

Dirk Kuyt FFT’ye verdiği Yakın Markaj röportajında go-kart’ta onu neredeyse ezdiğini söyledi! Bir de senden dinleyelim. Bu gerçekten yaşandı mı?
Evet, Şampiyonlar Ligi finalinin hemen öncesinde yaşandı. Portekiz’deki bir antrenman kampındaydık ve go-karta gittik. Pite giderken frenlerin çalışmadığını fark ettim. Xabi Alonso ve Dirk Kuyt karşımda duruyordu. İkisinden birine çarpacağımı biliyordum. “Hangisi daha önemli?” diye düşündüm ve direksiyonu Kuyt’a doğru kırdım! Can havliyle kenara çekildi. Panikledim ve kendimi araçtan dışarıya attım. Araç duvara vurdu ve alev aldı. Rafa’nın finalde seçtiği kadroya bir etkisi var mı bilmiyorum…

Avrupa’daki ve uluslararası maçlarda hakemlerin sana karşı sert davrandığını düşünüyor musun? Top ne zaman yanından geçse hakem düdük çalıyordu…
Liverpool’a geldiğimde alışmam gereken bir şeydi. Bunu ilk olarak Şampiyonlar Ligi’nde yaşadım. İngiltere’deki hakemler daha anlayışlıydı ancak Avrupa’dakiler her şeye düdük çalıyordu. 2006 Dünya Kupası’nda bütün hakemler toplanıp benim hakkımda konuşmuş: “Peter Crouch’a dikkat etmeniz gerek. Kollarıyla şunu ve bunu yapıyor!” Yani alışmam gerekiyordu. Eğer sürekli faul yapacaksanız sahada olmanın bir anlamı yoktu.

Mayıs 2010’da Manchester City’e attığın kafa golüyle, Tottenham 4’üncü sıraya yerleşti ve Şampiyonlar Ligi’nde oynamaya hak kazandı. Bu gol senin için ne kadar kıymetli?
Elbette çok önemli. Spurs uzun zamandır Avrupa kupalarına katılamıyordu ve bu gol bizi oraya taşıdı. Harika bir sezon geçirmiştik ve orada olmayı hak etmiştik. Müthiş bir performans sergilemiştik. Golü attıktan sonra kalenin arkasında koşarken tüm oyuncuların kutlamasını ve seyircilerin yüzünü görmek sahada hissettiğim en iyi şeylerden biriydi. Kariyerimin en özel anlarından biri olabilir.

Peter Crouch, Yakın Markaj'da

Peter Crouch, Dirk Kuyt’ı az kalsın öldürüyordu

Spurs’teki iki yılında Gareth Bale, gelecek vaat eden bir oyuncudan Avrupa’nın en iyilerinden birine dönüştü. Bunu bekliyor muydun? 
Aslında hepimiz bunu bekliyorduk. Gareth başta sol bekte oynuyordu ancak ileride oynamaya başladığında neler yapabileceğini fark ettik. Ancak o zamanlar bile her antrenmanın en iyisiydi. İnsanları bu durumu şu şekilde açıklıyordum: “Cristiano Ronaldo’nun sağ bek oynadığını düşünün!” Gareth, hücumda harika olsa da savunmada eksikleri ortaya çıkıyor. Defansif zaafları aklını bir süreliğine de olsa karıştırdı ancak bu durumu atlatınca üçüncü bölgede kendisini göstermeye başladı. Doğal bir gelişim gösterdi. Real’de Şampiyonlar Ligi kazandığını görmek beni şaşırtmadı.

Benoit Assou-Ekotto’nun Spurs’teki sorunu neydi? Röportajlarda garip görünüyordu. Hepsi gösteriş için miydi?
Ne diyeceğimi bilemiyorum. Benoit ile ilgili bir belgesel çekebilirsiniz. O biraz… farklıydı. Her ne kadar iyi olsa da futbol oynamaktan nefret ederdi. Bir keresinde santradan 1 buçuk saat önce oyuncuların bekleme odasındaydım ve gelip hangi takımla karşılaşacağımızı sordu. Rakibimizi söyledim. “Tamam, doğru” dedi ve kruvasan yiyip sıcak çikolata içmeye devam etti. Biraz garipti. Antrenmanlara garip arabalarla gelirdi ve antrenman sonrası soğuma çalışmalarına katılmazdı. Tam bir divaydı!

Peter Crouch Yakın Markaj'da

Peter Crouch, Harry Kane’deki cevheri görenlerden

Harry Kane’i Tottenham’ın altyapısında görmüş müydün? Bu kadar harika bir santrafor olacağını düşünüyor muydun?
Bildiği her şeyi ben öğrettiğim için bu kadar iyi olacağını biliyordum (gülüyor). O aralar antrenmanlarda onu sık sık görüyorduk ve Premier Lig’de her sezon 25-30 gol atacağını düşünen birisi olduğunu sanmıyorum. Her geçen yıl daha da gelişti ve şimdi Premier Lig’in en iyisi değilse bile en iyilerden birisi. İnanılmaz bir adam! Spurs’teyken onunla birlikte çalışmıştık; aç olduğu, öğrenme ve daha iyi olma isteğiyle dolu olduğu açıktı.

Mart 2012’de, Manchester City’e Stoke City forması ile Britannia Stadyumu’nda attığın gol en iyi golün mü? 
Sanırım. 2006’da Liverpool formasıyla Galatasaray’a ve 2008’de Portsmouth formasıyla Stoke’a attığım röveşata golleri de çok iyiydi. Ancak Man City’e attığım gol en iyisi. Birkaç hafta önce Blackburn’e karşı da denemiştim. Top önüme düştü, kaldırıp vole vurmayı denedim ancak düzgün vuramadım ve kaleci kurtardı. “Tekrar denemeliyim” diye düşündüm ve City’e karşı bu fırsatı elde ettim. Tekrar topu kaldırmayı denedim, yerden vurmaktansa, volelerde daha iyi olduğumu düşünmüştüm. Böyle bir fırsatı her gün yakalayamazsınız, topun ağlara gidişini izlemek harikaydı.

Birkaç yıl önce fazla forma şansı bulamıyordun? Kariyerinin bitmek üzere olduğunu düşündün mü? Yeniden oynayabilmek için nasıl bir mücadele verdin?
Stoke’ta fazla oynamadığım dönemler oldu. Bazen takımlar başka oyuncular arar ancak bu işe yaramazsa oynamaya hazır olduğumu hissettiririm. Birkaç kez teknik direktörün kapısını çaldım ancak asla kadroya giremedim diye bağırıp çağırmam. Daima oynamak istesem de takımın iyi olmasını isterim. Liverpool’dayken Fernando Torres gelmişti ve teknik direktöre bir şey diyemezdim çünkü her hafta gol atıyordu. Ancak benim yerime oynayan oyunculardan fazlasını yapabileceğimi düşünüyorsam bu moralimi bozar.

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply