PREMIER LİG ÖNCESİ: ARSENAL

aubameyang-ve-mkhitaryan-wenger-icin-savasmaya-haz

Bu sezon bazı takımlar biraz değişti örneğin Man United ve Tottenham. Bazı takımlar eklemeler yaptı: en belirgin örneği Liverpool. Ancak bazı takımlar köklü değişiklikler yaşadı. Bunu en fazla yaşayan da Arsenal oldu

Londra’nın diğer ekibi Chelsea de farklı bir oyun sistemine geçse de Arsenal büyük bir değişiklik yaşadı. 22 senedir Arsenal’in başında olan teknik adam, yıllar süren #WengerOut kampanyasının ardından istifa etti. Kulübün yalnızca başında olmayan, aynı zamanda uzun süredir transferlerde de büyük etkisi olan Fransız teknik adamn başarısız olmasındaki etkenlerden birisiydi. Yıllar boyunca iyi transferler yapsa da gerek kendini yenileyememesi, gerek büyüyen futbol ekonomisinde harcamaya çekinmesi onun modasının geçmesine ve demode olmasına neden oldu. Bunun da tek suçlusu kendisi. Belli başlı başarısız transferler, büyük transfer hedeflerinin kaçması ve hatta Luis Suarez’e yapılan 40 milyon sterlinlik teklif reddedilince üstüne bir sterlin eklemesi bardağı dolduran damlalardı. Bunun üstüne kötü sonuçlar, Şampiyonlar Ligi’ne yıllar sonra katılamama gibi etmenler gelince artık sabır taştı.

Yine de Wenger’in son günlerinden ötürü onu kötülemek oldukça yanlış. Öyle bir teknik direktör ki Premier Lig tarihinde en uzun süredir bir takımın başında çalışan isim olup Alex Ferguson’u geçti. Öyle bir teknik direktör ki bir nesil Arsenal’in adını ondan aldığını düşündü! Ve öyle bir teknik direktör ki, Pep Guardiola’nın korkunç Manchester Citysinin bile başaramadığı bir şeyi başardı: namağlup Premier Lig şampiyonu oldu. Bunu yaparken de bazı isimleri geliştirdi, bazılarını sıfırdan keşfetti ve futbol piyasasına sundu. Yalnızca Arsenal değil, aynı zamanda dünya futbolu da bu Fransız centilmene çok şey borçlu.

Ancak Wenger günleri geride kaldı ancak mirası ne denli yok olacak bilinmez. Wenger öncesi sıkıcı, tipik İngiliz futbolu oynayan topçular, onunla beraber Barcelona’nın bile imrendiği müthiş bir pas oyunu oynadı. Arsenal başarısız olsa da son yıllarına dek büyük keyif veriyordu. Yerine geçen Unai Emery onun kadar estetik oynatmıyor ve daha çok sonuç odaklı oynuyor. Öyle ki başına geçtiği takımlarda duran toplar ve sıkı antrenmanlar çok önemli. Yine de Emery sıkı çalışmanın yanında kaliteyi de isteyen bir teknik direktör. Bu yüzden Wenger öncesi döneme dönülmeyeceği kesin.

yazi-londradan-bir-fransiz-gecti-arsene-wenger

Peki ya kadro? Wenger’in son yıllarında kadroda bir yetersizlik olduğu aşikardı. Zaten kötü sonuçların gelmesinin nedeni buydu. Ancak bu oyuncuları da alan Arsene Wenger idi. Arsenal yönetimi de bunun farkına varıp daha iyi oyuncuları bünyesine katacak bir yapı oluşturdu. Bu yapının içinde Japonya’dan Kagawa ve daha nicesini geliştirdiği bilgisayar programıyla bulan ‘Elmas Göz’ Sven Mislintat, Arsenal’in bir hayli çektiği sakatlıkları bir hayli azaltan Yüksek Performans Sorumlusu eski Liverpool doktoru Peter Brukner ve Neymar’ı Nike ile arayı iyi tutarak Barcelona’ya kazandıran oyuncularla anlaşmaları yürüten Raul Sanllehi bulunuyor. Bu yapı da gelen teknik direktörlerin ya da Wenger gibi takımı tek başına yönetecek birisinin olmasını engelliyor. Böylece daha sistemli ve uzun vadeli çalışabilecekler.

Çoğu geçen sezon göreve gelen bu isimler etkilerini bıraktı. Burgess sakatlıkları azaltırken, Mislintat oyuncu keşfini ve en uygun oyuncuları buluyor, Sanllehi de onları takıma kazandırıyordu. Lyon’da esip gürleyen Alexandre Lacazette beklenen performansı gösteremese de devre arası gelen Aubameyang ve Mkhitaryan etkisini kısa sürede göstermişti. Bu ikilinin Dortmund’daki geçmişini ve uyumunu da es geçmemek gerek. Aynı zamanda Sanllehi, Mesut Özil’i takımda tutabilmeyi başardı. Bu yaz da eksikliklerini bir hayli giderdiler.

TOP 5 | Transfer bekleyen futbolcu

Öncelikle kaleden başlayalım. Petr Cech ve David Ospina büyük hayallerle gelseler de hatalar ve ortalama altı performanslar hayal kırıklığı yaşattı. Bekleneni veremeyen bu kalecilerin yerine bir numaraya Leverkusen’den Bernd Leno geldi. Yıllardır göz önünde olan ancak en yüksek seviyeye bir türlü çıkamayan Leno, kendisini ve Arsenal’i zirveye çıkarabilecek bir kaleci. Leno kaleye güven getirirse de savunma soru işaretiydi. Savunmasında en iyi ismin Laurent Koscielny olduğu bir takımdan bahsediyoruz! Sağ bek Bellerin de bir türlü potansiyeline ulaşamayınca sağlam bir savunma oluşmuyordu. Bu sezon bunlar iki takviyeyle halledildi: Auba gibi Dortmund’dan Yunan stoper Sokratis ve sağ beke bonservissiz Stephan Lichtsteiner. Dortmund’da kötü başlayan ancak zamanla performansı yükselen Sokratis, Arsenal savunmasına ihtiyaç duyulan sağlamlığı ve sertliği getirebilecek bir oyuncu. Lichtsteiner’in yaşı ilerlese de fiziğiyle hala üst seviyede oynayabilen, katkı verebilen ve güvenebileceğiniz bir sağ bek. Yani artık Bellerin o kadar rahat değil. Kim bilir, belki de İsviçreli’nin gelişi onun da performansını yukarıya çeker.

Arsenal geçen sene kalite olarak önde sorun yaşamadı ancak savunmanın önü de sıkıntılıydı. Ramsey ve Wilshere fena olmasa da o mevkide isteneni veremedi, Granit Xhaka ise beklentilerin birazını bile karşılayamadı. Wilshere de gittikten sonra bu bölgeyi kim dolduracak? Tabiki Lucas Torreira. Torreira, İngiliz oyuncuya göre çok farklı ancak tam Arsenal’in ihtiyaç duyduğu bir oyuncu. Çift yönlü oynayabiliyor ancak öne çıkan özelliği enerjisi ve top kapma becerisi. Ufak boyu onu güçsüz gösterse de bu sadece bir yanılgı. Dünya Kupası’nda Portekiz ile oynadıkları son 16 maçında Cristiano Ronaldo’yu çok zorladı ve onun etkisiz kalmasını sağladı. Sampdoria’da parlayan Uruguaylı oyuncu henüz 22 yaşında ve gelişmeye çok açık. Onun varlığıyla beraber Arsenal orta sahası eskisi kadar yumuşak olmazken, kolay da geçilmeyecek. Ancak Emery’nin onu tek başına mı yoksa ikilide mi oynatacağı belirsiz. Torreira daha çok savunmanın önünde tek başına oynamayı seven ve en iyi oyununu bu şekilde oynayan bir isim. Ancak Emery’nin ona bunu sağlayabileceği 4-4-2 baklavayı oynatması mümkün görünmüyor. Belki 4-1-2-3 oynarsa Torreira bu sistemde elinden gelenin en iyisini yapabilir. Yine de ikili orta sahada oynasa bile iyi bir performans sergileyeceği kesin.

Orta alana diğer transfer ise Lorient’den Matteo Guendouzi. Fas asıllı Fransız futbolcu pas oyununu oynayabilen bir isim. Üstelik Wilshere’den de daha defansif ve daha fizikli. Henüz 19 yaşında olan oyuncu, Arsenal’de ilk on bire giremese de zorlayacaktır. Torreira’nın önünde oynarsa partneriyle beraber orta sahaya direnç katabilir. Yine de bu sistemde takımın en yaratıcı ismi Mesut Özil’in nerede oynayacağı meçhul. Çünkü Mesut ne orta alan ne de kanatta verimli olamaz. Yine de Guardiola’nın yaptığı gibi Emery ondan bir sahte sekiz çıkarabilir mi, bunu merak ediyorum. Bunu başarırsa Mesut, Kevin de Bruyne ve David Silva’nın yaptığını tekrarlayabilecek kapasiteye sahip.

Alexandre Lacazette: "Annem beni savunmadan hücuma aldı!"

Hücuma transfer yapılmadı çünkü buna gerek yoktu. Mesut, Henrikh Mkhitaryan, Aubameyang, Lacazette hatta yedekte Welbeck ve Iwoni. Arsenal hali hazırda hücumda en fazla derinliğe sahip takımlardan birisi. Ancak Emery’nin hangilerini ve nasıl kullanacağı merak konusu.

Arsenal için bu sezon yeni bir çağ olacak ve bu çağa iyi başlangıç yapmak isteyeceklerdir. Yıllardır süre gelen başarısızlıklar moralleri ve sabrı tüketse de Emery’nin de Londra’nın diğer ekibindeki Sarri gibi zamana ihtiyaç duyacağı kesin. Onun oyun sistemine oyuncular nasıl tepki verecek bu bir soru işareti. Bir de sıkı antrenmanlarına ve uzun süren video analiz seanslarına!

Ne umarlar: Wenger sonrası iyi bir başlangıç ve Şampiyonlar Ligi’ne dönüş. Bu keyifleri yerine getirirdi. FA Cup’ı da kazanırlarsa onlar için harika bir sezon olur.

Ne bulurlar: Ezeli rakipleri Tottenham ile dördüncülük yarışına girerler. Bunu da Tottenham’ın ilk haftalardaki performansı belirleyebilir. Kadrosu oturmuş olan Tottenham, eksikliklerin bol olacağı ilk dönemde istediği puanları alabilirse Arsenal için zorlayıcı olabilir. Avrupa Ligi’nde ise yarı final görebilmeleri olası.

Yazı: Ege Edoğan

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş