PREMIER LİG ÖNCESİ: LIVERPOOL

mohamed-salahi-olan-kazandi-liverpool-5-2-roma

Geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi finaline yükselerek beklentileri aşan Liverpool, yaptığı transferlerle sadece İngiltere’de değil, aynı zamanda tüm dünyada en çok merak uyandıran kulüplerden biri

Geçen sezon muhteşem ama alternatifsiz bir ileri hatta, belli kalitede bir orta alana ancak korkunç bir geri dörtlüye sahip olan Liverpool – Virgil van Dijk’ın gelişi biraz da olsa savunmayı toparladı – yaptığı transferlerle hem kaliteyi hem de kadro derinliğini arttırdı. Coutinho’nun gidişinin ardından alternatifsiz kalan inanılmaz ön üçlü Salah-Firmino-Mane bu sene bir alternatife sahip: Xherdan Shaqiri. İsviçre ile harika işler çıkaran ancak Bayern transferinin ardından önce Inter’de kiralık ardından da Stoke City’de futbolseverleri üzen Arnavut asıllı oyuncu, sonunda ait olduğu seviyeye döndü ve bu sene bu üçlünün alternatifi olacak. Bu üçlü oynamadığında ya da maçın ilerleyen dakikalarında etkisi azalan Liverpool, Shaqiri ile bu sezonu çözebilir. Premier Lig’de ve Şampiyonlar Ligi’ndeki Roma maçında ön üçlüden birisinin çıkmasının ardından ilerideki kalitesi giden ve bu nedenle oyun hakimiyetini kaybeden Liverpool bu sezon benzerini bu denli yaşamayabilir.

Orta alana ise iki takviye geldi: RB Leipzig’den Naby Keita ve Monaco’dan Fabinho. Geçen sezon Keita transferini tamamlayan ancak anlaşmayı bu sezon için yapan Kırmızılılar için Keita çok önemli. Orta alanda özellikle hücumda harika işler çıkaran Keita; dinamik, hızlı ve gol atabilen bir oyuncu. Yani Jürgen Klopp’un heavy-metal futbolu için biçilmiş kaftan. Enerjik oyunuyla orta sahaya direnç de katan oyuncu, Klopp’un ellerinde iyice parlayabilir. Aynı zamanda geçtiğimiz sezon harika bir sezon geçiren ancak bu sezonu ağır bir sakatlıkla kapatıp Dünya Kupası’nı kaçıran Alex Oxlade Chamberlain’in de dönüşte ne kadar hazır olacağı bir soru işareti. Hem onun yokluğunda, hem de geri dönüşünde formsuz olma ihtimaline karşı harika bir çözüm. Aslen hücum oyuncusu olan eski Arsenalli, eğer geri dönüşünde formayı kapamazsa hücum hattında rotasyonda forma giyebilir. Bu da Liverpool’un elini daha da güçlendirir. Yani Keita’nın gelişi orta alana yalnızca kalite ve derinlik değil, aynı zamanda ileriye de kalite ve derinli sağlayabilir.

Fabinho ise sözleşmesi sona erip Juventus’a transfer olan Emre Can’ın yerine geldi. Hücum oyunundan çok orta alandaki savunmacı yapısı, fiziği, mücadelesi ile dikkat çeken Brezilyalı, Jordan Henderson’un yerine oynayabilir. Burada çıkacak rekabet Liverpool’a yarayacaktır. Fabinho’nun hızı soru işareti olsa da Henderson’dan yavaş olmadığı kesin, bu nedenle sorun yaşayacağını pek sanmıyoruz. Ayrıca hücumdan savunma oyununa geçişte sıkıntı yaşayan ve orta sahası zaman zaman kolay geçilebilen Liverpool’un bu sıkıntısının da reçetesi olma potansiyeline sahip. Orta ikilinin gerisinde bir nevi çapa oynarsa atakları karşılama konusundaki kalitesini gösterecektir. Gerek savunma gerek pas açısından Jordan Henderson’dan daha iyi olduğu kesin.

Savunmadaki sıkıntı yalnızca Fabinho ile değil, aynı zamanda bir kaleci ile çözüldü. Yetersiz kaleciler Simon Mignolet ve Loris Karius arasında kararsız kalan ve onları dönüşümlü oynatan Klopp, sezonun orta kısımlarından itibaren tercihini Alman kaleciden yana kullanmıştı. Ancak Premier Lig’de yaptığı hataların ardından Şampiyonlar Ligi’nde yaptığı iki büyük hata biletinin kesilmesine neden oldu. Artık kale Roma’dan transfer edilen Alisson’a emanet. Geçen sezon Roma’nın çıkışında büyük bir pay sahibi olan Brezilyalı, beş büyük ligde de De Gea’nın hemen ardından en fazla kurtarış yüzdesine sahip olan isimdi. Başkent ekibinin yarı finale çıkmasında da rol oynayan kaleci, yalnızca iki direk arasında güvenilir değil. Aynı zamanda topu uzun ve isabetli oynayabiliyor. Yani Liverpool’un o hızlı kontralarına geriden harika servisler yapabilir. Karius ve Mignolet’ye göre hem elleri hem de ayakları çok iyi olan file bekçisi, yalnızca Liverpool’un gol yeme sorununu çözmesinin yanı sıra asist ya da asistin asistini yaparsa şaşmayın!

Yine de kafada soru işaretleri yok değil. Liverpool’un savunma hattı hala soru işareti. Sağ bekte Andrew Robertson, sol bekte Trent Alexander-Arnold ellerinden geleni yapsa da zaman zaman savunma bakımından sınıfta kaldılar. Zaten stoperde de belli sıkıntılar yaşayan Liverpool’da bir de bek açığı olunca savunma zaafları iyice ortaya çıkıyordu. Bu sezon onların performansının yanı sıra sakatlıktan dönen Nathaniel Clyne’ın da performansı önemli. Formayı Arnold’dan geri alabilecek mi? Ya da onun performansını yükseltebilecek mi? Aynı zamanda sol bekte Robertson’un bir alternatifi yok. Aslında İspanyol Alberto Moreno var ancak yaptığı hataların ardından artık güvenebilir ve zaman zaman James Milner orada forma giyiyor. Ancak en büyük sorun hala stoper. Van Dijk belli bir kalite getirip savunmayı toparlasa da partneri halen Dejan Lovren. Lovren biraz da sosyal medya kurbanı. En ufak hatası olay olan Hırvat oyuncu, Dünya Kupası’nda harika bir performans gösterdi. Elbette dünyanın en iyi stoperi olduğu söylemi bir hayli abartı olsa da iddia edildiği kadar kötü bir stoper değil. Yine de her an hata yapabilecek olması Liverpool açısından bir sıkıntı. Transfer sezonunun kapanmasına bir gün kala Liverpool bu bölgeye bir takviye yapmadı ve yapmayacak gibi de duruyor. Bu nedenle savunmada hala soru işaretleri mevcut.

Diğer bir soru ise Salah başta olmak üzere ön üçlünün bu denli iyi oynayıp oynayamayacağı. Elbette birden müthiş bir düşüş söz konusu değil ancak Şampiyonlar Ligi’nde toplamda 30 gol atan ve 41 golde katkısı olan akıl almaz bir üçlü. Bu sezon bu denli performans gösterebilirlerse takviyelerle güçlenen Liverpool’un şampiyonluğa oynamasına ve tarihinde ilk kez Premier Lig şampiyonu olmasını sağlayabilir. Ancak Salah bu denli Messi-Ronaldovari bir sezon geçirir mi bilinmez. Zaten bu seviyeyi sürdürürse onların kalitesinde olduğu artık netleşir. Yani Salah’ın önünde kendini kanıtlama gibi bir meydan okuma var, zira Firmino ve Mane bu seviyeye yakın oynayan oyunculardı. Bunların yanı sıra yedekten girecek Adam Lallana’nın, WBA’dan kiralık dönen Daniel Sturridge’in, diğer bir kiralıktan dönen oyuncu Divock Origi’nin ve geçen sezon yedek kulübesinde yetersiz kalan Dominic Solanke ve Danny Ings’in de performansı bir hayli önemli. Çünkü Liverpool kulübeden katkı alamıyordu. Bu sezon kadro derinliği artsa da bu oyuncuların katkı yapması onları bir adım ileriye taşıyabilir.

Salah

Salah

Dediğimiz gibi Liverpool’da birçok heyecan yaratıcı yeni oyuncu, yeni meydan okumalar ve kendini kanıtlayacak isimler var. Geçen sezonki başarının tekrarı, geçen sezon patlama yapan ön üçlü ve yeni transferlere çok büyük ölçüde bağlı. Bunca harcamanın ardından Kırmızılar’a harika bir futbol oynatan Jürgen Klopp’un da artık bir kupa kazanması lazım. Her ne kadar oyun heyecan verici olsa da gelecekte yalnızca kupalar hatırlanır.

Ne umarlar: Salah-Mane-Firmino üçlüsü aynı kalitede oynasın, yeni transferler katkı versin ve Dejan Lovren hata yapmasın. Bir de Premier Lig, ya da en azından bir kupa onlar için harika olurdu.

Ne bulurlar: Tahmin etmesi zor çünkü Liverpool’da birçok değişken var. Ancak yine en kötü ihtimalle Premier Lig’de ilk dörde girip Şampiyonlar Ligi vizesi alırlar ve FA Cup’ı da eğer Klopp’un final kaybetme hastalığını atlatırlarsa şampiyon olabilirler. Yine de sezon öncesinde favori Manchester City’i en çok zorlayacak takım olacaklarını tahmin ediyorum.

Yazı: Ege Erdoğan

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş