PREMİER LİG ÖNCESİ: MANCHESTER UNITED

Premier Lig’in başlamasına sayılı günler kala bu sene ligdeki takımlara kısa kısa göz atacağız. Bugün ise ne son şampiyon City ile ne yenilenen Arsenal ve Chelsea ile başlayacağız. İşe hiçbir şeyin pek iyi gitmediği Manchester United ile koyulacağız

Manchester United, geçen sezonu aslında şanssız bir şekilde ikinci bitirdi. Şehirdeki ezeli rakipleri City, herkesin takdir ettiği bir futbolla rakiplerini hezimete uğratırken, şehrin kırmızı tarafında işler oldukça sıkıcıydı. Oynanan futbol keyifli değildi, Jose’nin ‘faydacı’ futbolunun, rakipleri ezip geçen ve en iyi şekilde kapanan ekibi bile açabilen Pep Guardiolalı City’nin futboluna rakip olmadığı açıktı. Yine de tüm kötü gidişata rağmen United sezonu 81 puanla ikinci bitirdi.
Aslında Mourinho’nun da dediği gibi tam da bir başarısızlık yoktu. “Sanırım İspanya’da 100 puanla şampiyon oldum [2012’de Real Madrid ile] Barcelona ise 91 puandaydı. 91 puan Barcelona için başarısızlık mı? Hayır. Bu yüzden Premier Lig’de bu sezon birçok takım bizim gibi iyi sezon geçirdi; Tottenham ve Liverpool mesela. Ancak City o kadar iyi ve istikrarlıydı ki, topladıkları puanlarla bizim için işi imkansız hale getirdiler. Gelecek sezon da aynı puanı yakalarlarsa yine imkansız olur. 90 puan olurlarsa neredeyse imkansız olur.” Mourinho ikinci olurken, Pep de onun 2004/05’te Chelsea ile kırdığı 95 puanlık rekoru kırıyordu. Ancak şehrin bir yakasında rekorlar ve harika futbol görülürken, diğer tarafındaki tatsız futbol can sıkıyordu. United’ın kırdığı tek rekor ise David de Gea’nın kurtarış oranıydı! (%92)

United’ın diğer bir sezonu kadrodaydı. Aslında hücum oldukça yetenekli isimlerle dolu. Romelu Lukaku, Anthony Martial, Alexis Sanchez, Marcus Rashford, Jesse Lingard her takımın kadrosunda isteyeceği isimler. Ancak savunmada büyük sıkıntılar olduğu açık. Takımın en güvenilir stoperi Eric Bailly sakatlıktan ötürü sahalardan uzak kaldı ve ancak sezonun sonlarına doğru sahalara dönebildi. Jones-Smalling ikilisi her zaman olduğu gibi sakar, çare olarak alınan Victor Lindelof ise tutmadı. Sağ bekte Valencia harika iş çıkarsa da alternatifi yoktu, Darmian’ın yetersiz olduğu gayet açıktı. Sol bekte ise Luke Shaw hocasıyla sıkıntı yaşaması ve yetersiz olmasından formayı Ashley Young’a kaptırdı. Aslında hiç alamamıştı desek yeri olur. Yine de yapılan transferlerden Matic’in takıma çok iyi uyduğunu söylemek gerek.
Sezonu ikinci bitiren Kırmızı Şeytanlar için geçen sezon tatsızdı. Premier Lig konusunda Jose haklı olsa da son zamanların en kötü Sevillasına elenmenin ve FA Cup’ı kaybetmenin bir manası olamaz. Jose kariyerinde ilk defa ikinci sezonunda şampiyon olamazken, ilk kez de İngiliz futbolunda final oynadığı bir kupayı kazanamadı.
Jose için geçen sezon can sıkıcıydı. Taraftarlar için de. Bu sezon ise beklentiler fazla yüksek değil. Transfer döneminin kapanmasına beş gün kala United yalnızca üç transfer yaptı: orta sahaya Shakthar Donetsk’ten Fred, sağ beke Porto’nun gelecek vaat eden oyuncusu Diogo Dalot ve üçüncü kaleci Lee Grant. Ki bu üç transferin hem as hem de yedeklere ihtiyaç duyan United’a yeterli olmadığı kesin.
Mourinho hala gözünü kapalı teslim edebileceği ve Bailly’e partner yapabileceği bir stopere sahip değil. Sol bek yine Ashley Young’a kalacak, ki sezon öncesi turunda Jose ondan memnun olduğunu söylemişti. İleride sağlam bir hücum hattı olsa da Jose, hava toplarında etkili olan güçlü bir forvet istiyordu hatta bir ara West Hamlı Mirko Arnautovic’in ismi geçmişti. Yani Jose istediklerini pek alamadı.

Peki United neler elde etti? Aslında United gizli transferler de yaptı denenebilir. Fred orta sahada dinamik, yaratıcı ve çift yönlü oynayabilecek bir orta saha olarak takıma katıldı ve orta sahada Pogba’nın üstünden sorumlulukları alabilirse Pogba da daha özgür oynayabilir. Dalot sağ beke alternatif sağlarken kiradan dönen ve Palace’ta kiralık geçirdiği sezon iyi bir sezon geçiren Tim Fosu-Mensah hem bu mevkiye hem de orta sahaya bir alternatif olabilir. Geçtiğimiz sezonu Valencia’da kiralık geçiren ve iyi bir performans sergileyen Andreas Pereira da sonunda ilk kez Premier Lig’de on bir şansı bulabilir. Brezilyalı oyuncu “Teknik direktör nerede oynadığımı sordu ve ben de nerede isterse oynayacağımı söyledim. Şimdi de altı numara oynuyorum ve elimden geleni yapacağım, herkes bana çok fazla yardımcı oluyor. Ne yapmam gerektiğini söyleyen teknik direktör de buna dahil.” Amerika’daki turda takımın en etkileyici oyuncularından birisi olan Pereira, Jose ile arası bozuk olan Pogba’yı keserse şaşırmayın!
Pogba’ya da ufaktan değinmek gerek çünkü harika bir Dünya Kupası geçirdi. Deschamps’ın savunma öncelikli garanti futbolunda amacı hücum yapmak ve ondan alıştığımız şekilde ileriye gitmesi değildi. Bunun yerine orta sahada Kante ile bir duvar oldu ve enerjisi, fiziği, gücü ile rakiplere geçit vermemeyi ön plana aldı. Bunu oldukça iyi de başardı. Bunu yaparken aynı zamanda ofansif açıdan da iyi iş çıkardı. Altı maçta 539 dakika oynayan Pogba, maç başına 51 pasta %80 pas isabeti, 1.5 kilit pas. Özellikle de geriden Mbappe’nin koşu yoluna attığı paslar önemliydi. Geçen sezon Premier Lig’e kıyasla Dünya Kupası’nda yarı yarıya daha az ofansif ancak yaklaşık iki kat defansif oynayan Pogba, Jose’nin gözüne bu performansla girmiş olabilir. Portekizli çalıştırıcının “otobüsü çek” talimatında iyi iş çıkartabilir. Yine de Dünya Kupası yedi, Premier Lig otuz sekiz maç. Ligde uzun dönemde istikrarlı ve üretken olmalısınız, yedi maçta ise kaybetmemeniz yeter ve bunun için de savunmayı önceliğe alırsınız. Bu yüzden Mourinho’nun gözü bu performanstan boyanabilir.
Orta sahada Matic-Pereira-Pogba-Fred kıyasıya bir kapışmaya girecek. Dünya Kupası’ndan ötürü Pogba kampı kaçırdığından büyük ihtimalle ilk haftalarda kenarda oturabilir, aynısı Lingard için de söylenebilir. Bu yüzden 10 Ağustos’taki Leicester maçında kenarda oturmaları beni şaşırtmaz.

manchester-unitedda-sorun-orta-sahada-mi

Gelelim diğer bir gizli transfere: Alexis Sanchez. Devre arası gelişiyle büyük sükse yaratsa da bekleneni tam olarak yaratamadı. Bunun nedeni ise takıma alışamaması. Ancak Şilili oyuncu artık takıma alıştı ve sezon öncesi kampı geçirdi. Bu sene ondan Barcelona ve Arsenal’da gördüğümüz muhteşem performansları görebiliriz. En azından Jose böyle isteyecektir yoksa üçüncü sezon travmasını bir kez daha yaşayabilir.
Üçüncü sezon travmasına da değinmek lazım. Chelsea’deki iki döneminde ve Real Madrid’de üçüncü sezon başarısızlığı ardından kovulan Portekizli aynısını yaşamak istemeyecektir. Yine de önceki tecrübelerinden fark bir senelik daha sözleşmesi olması. Ancak ilk sezonunda Avrupa Ligi’ni takıma ilk kez kazandıran Jose, bu sezonu kupasız kapatırsa tepkileri çekecektir. Özellikle istediği stoper transferinin yapılmaması, hatta United’ın ihtiyaçlarına göre sessiz bir transfer dönemi geçirmesi yönetimin Mourinho’ya güvenmemesine yoruluyor. Söylentilere göre yönetim onu kovmak istemiyor ancak ona fazla inanmadıklarından fazla para da harcamıyorlar. Takımın sahipleri Glazerlar için şu an Şampiyonlar Ligi vizesi almak yeterli. Mou da geçen sene bunu yaptı ancak oyun bir şey vaat etmediğinden onlar da yatırım yapmıyor. Bu durumda en büyük kaybeden de ne Jose ne de sahipler, kaybeden yalnızca taraftarlar!
Manchester United için sezon öncesi işler hoş görünmüyor. Jose kampta Dünya Kupası’ndaki oyuncularının olmamasından şikayetçiydi hatta Amerika’daki diğer iki meslektaşı Klopp ve Pep’in aksine bir hayli aksiydi, ki bu genel tavrı. Jose’nin bu tavrı normalde rakipleri sinir ederken artık etrafına olumsuz bir enerji yayıyor. Eğer United ile başarılı olmak istiyorsa bunu bırakıp oyuncularıyla da kavga etmeyi artık bırakmalı. Yoksa bir üçüncü sezon faciası daha kapıda.
Ne umarlar: Yönetim en azından Şampiyonlar Ligi vizesini almayı umacaktır, Jose de aynısını beklerken en azından rakiplerine çelme takmayı isteyecektir. Taraftarlar ise güzel futbol görmeyi isterken, bir kısmı da Jose’nin ayrılmasını isteyecektir
Ne bulurlar: Eğer rakipleri sezonun ilk dönemecini iyi geçirebilirse Şampiyonlar Ligi vizesi alamayabilirler. Sarri ve Emery ile yenilenen Chelsea ve Arsenal da kendini bulabilirse United ilk dört dışında, Jose de Old Trafford’un dışında kendini bulabilir.

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş