PREMİER LİG ÖNCESİ: TOTTENHAM

Premier Lig’de Boxing Day zamanı!

Premier Lig’in başlamasına iki gün kala ligin en az değişikliğini yaşayan takım Tottenham oldu!

Mauricio Pochettino’nun önderliğinde son zamanların en istikrarlı ve en beğenilen takımlarından birisi olan Spurs, bu sezon geçen sezona kıyasla fazla değişiklik yaşamayabilir zira ne giden ne de gelen oldu. Geçen sezon hareketli bir transfer dönemi geçiren Londra ekibinde bu sezon yalnızca Vincent Janssen kiralık döndü. Bunun dışında başka hiçbir hareketlilik yaşanmadı. Pochettino’nun yarattığı mükemmel sistem, istikrarlı bir şekilde gelişmeleri ve oyuncuların birbiriyle saha içi ve dışındaki uyumu onlar için yine iyi bir sezonu işaret ediyor.

Ancak bazı sıkıntılar yok değil. Rusya’daki Dünya Kupası’nda sürpriz yapan ve yıllar sonra yarı finale çıkan İngiltere’nin kemik kadrosu Tottenham oyuncularından oluşuyor; Kieran Trippier, Dele Alli, Harry Kane ilk on birin gediklilerinden olurken Danny Rose ve Eric Dier da kadrodaki diğer iki isimdi. Bu isimlerin yanı sıra Hugo Llorisi, Toby Alderweireld, Jan Vertonghen, Mousa Dembélé turnuvanın sonuna kadar yer aldı. Bu isimler uzun süren sezonun üstüne Dünya Kupası’nın ardından tatile çıktı ve takım kampına geç katıldı. Bu birçok sorun teşkil etse de Tottenham’da bu denli oyuncu fazlalığı olması en azından sezonun ilk bölümü için endişe veriyor. Zira bu oyuncuların hepsi ilk on birde bulunuyor. Bu durumda Tottenham’ın geniş kadrosundaki bazı isimlerin en azından bu dönemde öne çıkması gerekecek: Fernando Llorente, devre arası takıma katılan ve bu sezon kamp geçiren Lucas Moura, sakatlıklardan kendini bulamayan Erik Lamela, geçen sezon sakatlıktan geç form tutan Wanyama, genç sağ bek Kyle Walker-Peters ve Serge Aurier, Moussa Sissoko ve genç orta saha Harry Winks önde gelen isimlerden.

Mauricio Pochettino nasıl bir futbolcuydu?

Tottenham için diğer bir sorun ise Heung Min-Son. Güney Koreli oyuncu, Dünya Kupası’nda elinden geleni yapıp bir de Almanya maçında gol atsa da bu onun için yeterli olmadı. Neden mi? Çünkü eğer takımı Asya Oyunları’nda şampiyon olamazsa Son mecburen ülkesinde üç yıl boyunca askerlik yapacak ve Güney Kore’deki bir takımda futbol oynayacak. Yani kariyerinin hem gelişebileceği hem de verim sağlayabileceği günlerini ufak bir ligin ufak bir takımında çürüyerek geçirecek. Bu da hem Son’a yazık edecek, hem de Tottenham’ı zayıflatacak. Tottenham’da harika bir çıkış gösteren ve modern kanat forvetlerin en iyilerinden olan Güney Koreli’nin yokluğu Tottenham’a sıkıntı çektirebilir. Zira hem attıkları, hem attırdıkları, hem de takım oyununa kattıklarıyla takımın önemli isimlerinden. Pochettino, onca transfersizliğin ve kamptaki eksiğin ardından oyuncusunu kaybetmek istemeyecektir. Her ne kadar askerlikten kurtulsa da onun da kamp geçirmemesi sezon öncesi için bir başka tehlike olarak da duruyor.

Yine de Tottenham adına her şey kapkaranlık değil. Geçen sezon stadı olmayan ve bu yüzden geçici olarak Wembley’de oynayan Spurs, bu sezon yeni stadyumunda ilk kez sahaya çıkacak. Ancak bu sezonun ilk maçında olmayacak çünkü stad biraz geç açılacak. Yine de Tottenham bu pozitif enerjiyi sahaya da aktarabilirse iç saha maçlarında onlar için büyük bir fırsat olur. Geçtiğimiz sene Wembley’de kötü başlayan ancak daha sonra alışan Spurs, en azından oyuncu eksikliği çekeceği sezonun ilk kısmında yeni stadyumunu avantaja dönüştürmek isteyecektir. Birbirini tanıyan, iyi anlaşan bu kadro yeni evinde yenilmesi en zor takımlardan birisine dönüşebilir.

Tıpkı Liverpool gibi Tottenham’da benzer bir soru işareti var. Geçen sezon kariyer zirvesini yakalayan Christian Eriksen, bu sezon da bu denli iyi oynayabilecek mi? Eriksen’in kalitesinden ve yapabildiklerinden şüphe yok ancak bu performansı tekrarlayamazsa Tottenham bir-iki sıra geriye düşme tehlikesi yaşayabilir ve bu durumda ezeli rakibi Arsenal’in altında kalabilir. Artık Harry Kane’in ne yapacağı bir soru işareti değil çünkü birkaç sezondur en iyi santrforlardan birisi olduğunu kanıtladı. Aynı zamanda Dele Alli’nin de geçen sezonki etkisiz görüntüsünden sıyrılması ya da neredeyse her maç skor yapması gerekiyor. Çünkü oyun içinde zaman zaman kaybolup silinen Alli’nin bir numaralı özelliği tabela yapması. Tabela yapmayınca da etkisiz görünüyor. Tıpkı Beşiktaşlı Talisca gibi.

Yine Liverpool ve Jürgen Klopp gibi Tottenham’ın artık kupa kazanması lazım. Güzel oyun ve gelişim de bir yere kadar. Eğer bir kupa kazanamazsanız eleştiriler ve baskı üzerinizde olur. Bu sezon da Tottenham’ın üzerinde bu baskı iyice arttı. Arjantinli teknik adam ve Spurs’ün bunun altında kalıp kalmayacağı ise soru işareti.

Ne umarlar: Herhangi bir kupa. FA Cup, League Cup… Premier Lig’de ise hedefleri ilk dörde girmek ve Şampiyonlar Ligi’nde en azından çeyrek finale çıkmak olacaktır.

Ne bulurlar: Eksiklerin olduğu ilk haftalarda korkunç bir başlangıç. Üstüne yeni stadyumda da kötü sonuçlar alırlarsa kara bulutlar üzerlerinde dönebilir. Yine de sezon sonunda ilk dörtte yer almaları olası. Peki ya kupa? Zor görünüyor.

Yazı: Ege Erdoğan

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş