REKOR HÂLÂ ORADA DURUYOR

Fernandao, Demba Ba, Burak Yılmaz ve Oscar Cardazo gol krallığı yarışı yapıyor olabilir ama yemeleri daha 40 fırın ekmek var. Tanju Çolak’ın 39 golünü başka türlü nasıl geçebilirler ki?

Saçları artık kırlaşmış, gri takım elbisesi gayet şık olan orta yaşlı adam, başında tacı ve elindeki asasıyla bir kraldan çok sünnet çocuğuna benzeyen genç adama öğütler veriyordu. “Şunu bil; Türkiye’de ve Avrupa’da alacağın gol krallığı herkesten fazla beni sevindirecek.”

Genç futbolcuya soğukkanlı olmasını, arkadaşlarıyla yardımlaşmasını, Avrupa’daki yarışı nedeniyle heyecanlanmaması ve sol ayağını biraz daha geliştirmesini öğütleyen tam 25 yıldır kırılamayan rekorun sahibi Metin Oktay’dı. Onun 10 numaralı formasını giyen ve yine onun 38 gollük rekorunu kırması muhtemel isimse Tanju Çolak. İki gün önce, 15 Mayıs 1988’de Karşıyaka ağlarını havalandıran ve 37 gole ulaşan 25 yaşındaki Çolak son iki maçta iki gol daha atıp tarihe geçmeyi planlıyordu. 38 golü 1962-63 sezonunda 26 maçta atmış Oktay’sa rekorunun kırılmasına üzülmüyor, dahası Tanju’ya “Bu krallığı yıllar boyu taşıyacağını unutma” diyordu.

IMG_3625

Tanju’nun 37’nci golünü attığı maç aynı zamanda Mustafa Denizli’nin teknik direktörlüğünü, Jupp Derwall’in de teknik menajerliğini yaptığı Galatasaray’ın şampiyonluğu garantilediği maçtı. Sarı-kırmızılıların en yakın rakibi Gordon Milne’in Beşiktaş’ı Kocaeli’de berabere kalınca Galatasaray iki hafta kala mutlu sona ulaşmıştı.

Bunun anlamı futbolcuların artık sadece Tanju’ya hem Metin Oktay’ın rekorunu kırması hem de Avrupa Gol Krallığı için de Steaua Bükreş’li Rumen Victor Piturca ve Servette’in Danimarkalısı John Eriksen’i geçmesi için daha çok yardım edecek olmasıydı. Son iki maçta her şey belli oldu ama önce sezonun başına gitmekte fayda var.

“Tanju gol kralı, Beşiktaş da şampiyon olsun”
Tanju 1987-88 sezonuna golle başlayamamıştı. Eskişehir’e deplasmana giden Galatasaray o gün Cevad Prekazi’nin füzesiyle kazanırken, gol kralı kaçırdıklarıyla konuşulmuştu. O sezon Tanju’yu başka bir gözle takip eden Metin Oktay ilk haftadan uyarılarını “Tanju’nun kulağına eski bir golcü ağabeyi olarak bir şeyler fısıldamak isterim. Futbolcu üst üste gol kaçırırsa moral bozukluğu içine girer ve gol yerlerinden kaçar” diyerek yapmış ve rekorunun kırılmasının ipuçlarını vermişti. “Tanju ilk idmanda, kaçırdığı üç gollük pozisyonu aynı açılarda ve görüntülerde tekrarlamalıdır. Bunu yaparsa yararını görecek.”

Tanju o antrenmanları yapacak vakti fazlasıyla buldu. Bir önceki sezon rakiplerinin şike yaptığına dair iddianın gereği gibi araştırılmadığını öne sürerek dava açan Kocaelispor, mahkeme tarafından haklı bulunmuş ve düştüğü 1. Lig’e tekrar alınmıştı. Federasyon başkanı Ali Uras istifa etmiş, UEFA ve FIFA futbola siyaset karıştığını öne sürerek yaptırım tehditleri göndermeye başlamış, ligler üç hafta ertelenmişti.

O boşlukta Metin Oktay, bu kez Tanju’yu karşısına almış ve yaptığı röportajla kendi deyimiyle “Eski kral, yeni kralı takdim etmiş”ti. “Sahada biraz yalnız kalıyorum” diye dert yanıyordu yeni kral. “Orta sahadaki arkadaşlar henüz oyun stilime yabancılar. Samsun’da ben elimi kaldırdım mı, topla buluşurdum. Şimdi bu topları İlyas ve Uğur’dan bekliyorum.” Tanju’yu İstanbullu futbolseverlere tanıtan o röportajda genç gol kralının en geç 08:30’da kalktığı, yağmurlu havalarda daha arzulu oynadığı, gol kaçırınca yıkılıp maç boyunca buna takıldığı, verkaçtan vazgeçemediği, maçlardan sonra dört saat kimseyle konuşmadığı, evli ve mutlu olmasına rağmen beğendiği kadınlar olduğu, o güne kadar hiç oy vermediği, futbolculardan Maradona’yı, sinema oyuncularından Kadir İnanır’la Hülya Avşar’ı beğendiği ortaya çıkıyordu.

IMG_3621Sular durulup Kocaelispor ve A takımı küme düşen ama B takımı 2. Lig’de şampiyon olan Bursaspor’un 1. Lig’e dahil edildiği ve toplam 20 takımın mücadele ettiği sezon tekrar başladığında Tanju, Ali Sami Yen Stadı’nda ilk lig resitalini verdi. İki gol atıp Sakaryaspor maçını takımına 3-1 kazandırırken 39’uncu dakikadaki röveşatası sezonun unutulmayacak anlarından biri oluvermişti bile. Bir sonraki karşılaşmada Rizespor’a beş gol attıklarındaysa payına sadece bir tane düşecekti. Sonrasında Zonguldakspor’a, Bursaspor’a, Trabzonspor’a ikişer ve Ankaragücü’ne bir gol attıktan sonra dört haftalık orucunu Kocaelispor’da dört gol birden atarak bozmuş ve gol krallığında 14 gole ulaşarak 13 golü bulunan Beşiktaşlı Ali Gültiken’i geçmişti. O dört gol, tam Tanju’nun istediği şekilde yağmurlu bir havada gelmişti. Tanju “Metin Oktay’ın 38 gollük rekorunu kıracağım” sözünü ilk kez o maçtan sonra söylemişti. “Yanımda öyle süper futbolcular var ki, bir pasla gol pozisyonuna giriyorum. Bu sezon bu rekoru kırarsam kimse şaşırmasın.” Gol krallığındaki rakibi Ali Gültiken’in takımı Beşiktaş’ı çalıştıran Gordon Milne de “Tanju gol kralı, Beşiktaş da şampiyon olsun” diyerek ona destek veriyordu!

O maçın ve o sözlerin ardından Galatasaray ve Tanju için kabus dolu günler başladı. Önce Samsunspor’a, ardından da Malatyaspor’a yenilen takım liderliği Beşiktaş’a, Tanju da gol krallığını Ali’ye kaptırmıştı. İki haftalık durgunluğu da Denizlispor kalesine gönderdiği iki golle sonlandıran “Bay Gol” takımının ayağa kalkmasında büyük rol oynadı. Bu kez duraklama devrine Beşiktaş girmiş, sarı-kırmızılılarsa Karşıyaka’yı Tanju’nun 86’ncı dakikadaki golüyle 2-1 yenmişti. 18’inci haftada Adana Demirspor’u Tanju’nun ikisi penaltıdan gelen üç golüyle deviren Galatasaray yeni yıla lider girmeyi başarıyordu. Tanju 20 gole ulaşmış ve Ali’ye dört fark atmıştı.

O sezon Galatasaray’ın kalesinde Zoran Simoviç vardı. Kanatların sağında İsmail Demiriz, solunda Semih Yuvakuran oynarken Erhan Önal, Cüneyt Tanman ve Yusuf Altıntaş savunma göbeğini kontrol ediyordu. Muhammet Altıntaş orta sahanın hamallığını üstlenirken İlyas Tüfekçi, Arif Kocabıyık, Cevad Prekazi ve Uğur Tütüneker kreatif işlerden sorumluydu. Tanju’nun yanında forvette Mirsad Güneş (Kovaçeviç) ile Dündar Siz adını alacak Didier Six vardı.

IMG_3624

“Mal ortada, 29 gol atan futbolcuya dilim fazla uzanamaz”
Tanju ligin ikinci yarısına gollerle girdi. Eskişehirspor, Sakaryaspor, Sarıyer, Bursaspor, Ankaragücü’ne birer,  Zonguldakspor’a iki gol atmıştı. Trabzonspor’a da iki gol attıktan sonra  Avrupa gol krallığı çekişmesinde 29 golle ilk sıraya yükseldi. Türkiye’de Ali Gültiken’e zaten altı fark atmıştı ve krallıktan emindi. Yine de bir sorun vardı: Oynanan iki Fenerbahçe ve bir Beşiktaş maçında gol atamamıştı. Takım Kadıköy’de 2-1 kazanırken attığı değil, kaçırdığı üç golle anılmıştı.

Maçın ardından Beşiktaş ve Fenerbahçe’de oynamış bir başka büyük golcü Birol Pekel şöyle yazıyordu. “Gol kralı Tanju’nun kaçırdığı gol pozisyonlarını şanssızlık olarak niteleyemem. Beceriksizlik kelimesini de bu çocuk için kullanamam. Mal ortada, 29 gol atan futbolcuya dilim fazla uzanamaz.” Sonraki maçta bütün hafta tantanası kopan Galatasaray-Beşiktaş derbisi de golsüz bitince Kral, altın  sezonunda derbileri boş geçmiş oldu.

IMG_3616Bu durum Tanju Çolak’ın moralini pek bozmadı; Gençlerbirliği maçının açılış golünü atmayı bildi. Röveşata ve ayak içi plaseleri gibi alamet-i farikası olan “uçarak kafa” gollerinden birisiydi Alkaralar’ın kalesine gönderdiği. Ankara’daki bu galibiyetle sarı-kırmızılılar Beşiktaş’la liderliği 66 puanla paylaşırken, Tanju da attığı 30 golle Dundee’den Tommy Coyne ile Avrupa gol krallığı yarışında ikinciliğe ortak oluyordu. Sıralamanın tepesinde yine bir İskoç, Rangers’lı Ally McCoist vardı.

Sonraki hafta Altay’a iki gol birden atan Kral, ardından Kocaelispor’u boş geçiyordu.Gol krallığındaki rakibi Ali Gültiken ise Fenerbahçe derbisini tek başına alırken gol sayısını 28’e çıkartıyor ve Tanju’yla arasını dört gole düşürüyordu. Eski takımı Samsunspor ağlarına yine iki gol gönderen Tanju Avrupalı rakiplerini, Galatasaray da Bursa’da kaybeden Beşiktaş’ı geçiyordu. Devamında Beşiktaş günden güne kan kaybetti; Metin Tekin’in olmadığı, Feyyaz Uçar’ın performansının düşük kaldığı, Sinan Engin’in Gordon Milne ile kavga ettiği ortamda tek başına kalan Ali Gültiken bu durumdan nasibini aldı. Malatyaspor’a ve Denizlispor’a birer gol atan Kral, Karşıyaka kalesini de boş geçmemiş ve takımının şampiyonluğu garantilemesinde başrolü oynamıştı. Geriye artık sadece Metin Oktay’ın 38 gollü rekoru kalmıştı.

“Neredesin Tanju?”
Adana Şehir Stadı’na gelen 25 bin kişi o sıcak mayıs gününde tarihe tanıklık edeceklerine emindi. Adana Demirspor nedense maça kurban keserek çıktı! Galatasaray ise “Şampiyon” tezahüratları eşliğinde yeşil sahaya adımını attı. Maç başlar başlamaz sarı-kırmızılı futbolcuların hemen her pozisyonda Tanju’yu aramalarından niyetleri anlaşılmıştı. Hatta bu uğurda bazı pozisyonları bile harcamaktan çekinmediler. Ama karşılığını da aldılar.

İlk gol maçın 22’nci dakikasında geldi. Prekazi topla hareketlendi, rakip ceza sahasına derinlemesine bir pas gönderdi. Tanju, iki savunmacıya rağmen nefis kafa vuruşlarından birini yaptı ve rekorunun kırılmasını yerinde izlemek için Adana’ya kadar gelerek sadece bir gol kralı değil, gerçek bir kral olduğu ispatlayan Metin Oktay’ın 38’inci golüne ulaştı.

Adana sıcağındaki seyirciler rekorun kırılmasını görmek için çok da fazla beklemediler. İlk devreyi Prekazi’nin de katkısıyla 2-0 önde bitiren Galatasaray, ikinci devreye de aynı rahatlık ve amaçla çıktı. Dakikalar 54’ü gösterirken Rambo Yusuf, Arif’ten aldığı pasla ceza sahasına girdi, kaleciyle karşı karşıya kaldığı anda şutunu çekti. Kaleci Fatih şutu ilk anda çelse de topun tekrar Yusuf’un önünde kalmasına bir şey yapacak durumda değildi. Yusuf dokunsa golü atacaktı ama bunun yerine önce durdu, sonra arkasına bakarak “Neredesin Tanju?” diye bağırdı. Her zaman gol noktalarında olmayı gayet iyi bilen Tanju biraz gecikmeli de olsa olay yerine vardı ve Yusuf’un “Vur, hadi vur!” bağırışları arasında topu ağlara gönderip rekoru kırdı.

Tanju da yıllar sonra yaptığı açıklamalarda 39’uncu golüne dair şöyle konuşuyordu. “O anda hiç o jesti düşünmedim. Sonrasında ‘Acaba atmasa mıydım, çok mu kolay gol attım’ diye düşünmeden edemedim. İster istemez üzüldüm. Bu takım işi. Yine itiraf ediyorum, hakikaten çok kolay goldü. Bu golde aranacak farklı bir şey yok. Yusuf Altıntaş’ın büyük bir jesti var, takım birliği var, aile olmak var. Yine de o stresten hiç kurutulamadım.” 5-0 sonuçlanan maçın ardından teknik direktör Mustafa Denizli “Geçen hafta şampiyonluğa, bu hafta da Tanju’ya sevindik” diyordu. “Oyunun büyük bölümünde hep Tanju için çalıştık. Ona rekoru kırdırınca rahatladık.”

tanjuu

Adana Demirspor kalecisi Fatih maç sonrası yaptığı samimi açıklamayla Tanju’yu kutluyordu. “Galatasaray gerçekten çok güçlü bir takım. Bugün şampiyona yakışır şekilde oynadılar. Tanju’nun bu maçta Metin Oktay’ın rekorunu kırmak istediğini biliyordum. Bu golleri yiyen kaleci olmamak için çaba harcadım. Ama gol alanlarında çok etkili. Savunma hataları da Tanju’nun gol atmasında etken oldu. Ne diyeyim? Tanju’nun attığı gollere hem üzüldüm, hem sevindim! ”

Türk futbolunun yeni gol rekortmeniyse “Çok mutluyum” açıklamasını yapıyor ve rekoruna takım arkadaşlarını da ortak ediyordu. “Onlar olmasa 39 golü atamazdım. Onlara mahcup olmamak için bir ara heyecanlandım. Benim için bugün tarihi bir gün. Adana’yı ve bugünü hiç unutmayacağım.” Tanju sözü Altın Ayakkabı yarışmasına da getirmeden edemiyordu. “Bu sezon üç hedefim vardı. Galatasaray’ın şampiyon olması, Türkiye gol rekorunu kırmak ve Altın Ayakkabı’nın sahibi olmak. İlk ikisi tamam. Şimdi Avrupa’dan altın ayakkabıyı almak için bekliyorum. Boluspor maçında 40 golün üzerine çıkmaya çalışacağım.”

“Şöhreti, parayı, güzelliği, silahı, sevgiyi taşımak zordur”
Metin Oktay maçın ardından gazetesine yazdığı yazısında Tanju’ya öğütler verirken bir dönemin kapandığını da ilk elden açıklıyordu. “Bu şampiyon takımın içinde bir de ‘Kral’ vardı. Bu kralın ismi de ‘Tanju’ydu. Bu sezon 39’uncu golünü atarken onun önünde herkes şapkasını çıkarıyor, arkadaşları ve de halkı çılgınca alkışlıyordu. Şimdi kral için zor dönem başlıyor. Acaba bu krallığı taşıyabilecek mi, soruyoruz. Tanju’ya dönüyoruz. Aklıma Allah rahmet eylesin Eşref Şefik ağabeyim geldi. Allah gani gani rahmet eylesin. Bu değerli ağabeyim, benim bir gün kulaklarıma şöyle seslenmişti. ‘Şöhreti, parayı, güzelliği, silahı, sevgiyi taşımak çok zordur.’ Ve şimdi müsaade ederseniz, ben de aynı sözleri Tanju’nun kulaklarına fısıldamak isterim. Önümüzdeki sezonlarda da başarılar dilerken, Tanju’nun krallığını sürdürmesini canı gönülden istiyorum. Kral öldü. Yaşasın yeni kral!

Tanju___olak_7Tanju Çolak için kısa vadede güzel günlerin devamı geldi. Belki Boluspor maçında gol atıp rekorunu daha da üst noktaya çıkartamadı ama 1985-86 sezonunda Samsunspor’da oynarken attığı 33 golle altın Ayakkabı yarışmasında Marco van Basten’in arkasında kaldıktan sonra bu kez Avrupa’nın en golcü ismi olmayı başardı. İskoç rakiplerini zaten geçmişti; Piturca’nın ve Servette’in Danimarkalı forveti John Eriksen’in çabası yetersiz olunca Avrupa’da gol krallığını zirvede tamamlamıştı. Bir de gümüş ayakkabı aldı Tanju Çolak. Yine Galatasaray formasıyla oynuyordu; 1990-91 sezonunda Makedon Darko Pancev’in üç gol arkasında kalmış, 31 golle Samsunspor forması giyerken kazandığı bronz ayakkabıyla başlattığı üçlemesini tamamlamıştı. Gümüş ayakkabısının tadını tam çıkartamadan Galatasaray’dan ayrılmak zorunda kaldı, Fenerbahçe’ye transfer oldu, iki kez Türkiye gol krallığını kazandı ama deniz çabuk bitti.

Samsunspor’dayken kendisine hayallerini soran bir öğrenciye “Galatasaray’da oynamak, Mercedes almak ve Hülya Avşar’la birlikte olmak” yanıtını vermişti. İlk hayalini gol krallıkları, lig şampiyonluğu, altın ve gümüş ayakkabı ve Şampiyon Kulüpler Kupası yarı finaliyle süsledi ama gerçekleştirdiği diğer hayali Hülya Avşar’la sevgili olmasının da etkisiyle belki de o günlerin çabuk sona ermesine sebebiyet verdi.

Sonrasında da Cem Uzan’ın İstanbulspor’unda yaşadığı macera ve ardından hayallerinin arabası Mercedes’in kaçak çıkmasıyla başlayan hapishane hayatı akıllara hep Metin Oktay’ın satırlarını getirdi. Şöhreti taşımak galiba ona biraz zor gelmişti. Yine de tüm bunlar onun 1987-88 sezonunda tam 39 gol atıp rekor kırdığı ve bu rekorunun daha hâlâ kırılamadığı gerçeğini değiştirmiyor.

Yazı Erdem Kabadayı

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply