Röportaj: De Jong

Baban Jerry, Hollanda formasını üç kez giydi onun futbolculuk günlerini hatırlıyor musun?
Çocukken futbolcu olma hayali kurardım ve babamın da işi buydu, onu izlemekten hoşlanırdım. Ben küçükken annem ve babam ayrıldı ancak fırsatım olduğunda onu televizyondan izlerdim. Onu izlemek, bir gün 50.000 kişinin önünde oynama isteğini uyandırdı. Maçlarıma dair eleştirileri daima yapıcı olurdu. Annem ise biraz acımasız davranırdı!

Batı Amsterdam’da büyümek zor muydu?
Evet ancak eğitimime önem veren bir annem olduğu için şanslıyım. Daima dışarıda çocuklarla futbol oynardım. Bunun sosyal medya öncesi dönem olduğunu unutmamalısınız, bu yüzden yapacak fazla bir şey yoktu ancak top oynayıp yeteneklerinizi sokaklarda geliştirebiliyordunuz. Başka mahallelere gider ve diğer çocuklarla takılırdık.

Küçükken hangi oyuncuları izlemeyi severdin?
Fernando Redondo’ya bayılırdım. Tüm zamanlardaki favori oyuncularımdan. Romario da diğer bir favorim çünkü babamla PSV’de oynadı. Onu antrenmanda izlemiştim ve aynı zamanda onun soyunma odasına da girebildim. Onu bir oyuncunun yanı sıra birey olarak da gördüm ve bu beni etkiledi. Yoktan fırsatlar yaratmasına bayılırdım. Patrick Viera, ki arkadaşımdır, rol modelimdi. Aynı zamanda Roy Keane’in de büyük bir hayranıydım. Keane’in azmini ve korkusuzluğuna bayılırdım. Duncan, Ferguson gibi iri bir oyuncu olmasa da adamın hasıydı. Çocukken Premier Lig’i izlerdim ve tehlikeli olduğunu gözlerinden anlayabilirdiniz. Sanki ‘Bugün değil dostum, benim mekanımda olmaz’ der gibiydi. İnsanlar onun harika bir futbolcu olduğunu unutuyor harika goller atan iki yönlü bir orta sahaydı ve iyi de paslar atardı. Eğer ona karşı oynasaydım o üstün çıkardı!

Ekonomi diploman olduğunu okudum. Doğru mu?
Evet, 2001’de Amsterdam’da mezun oldum. Finansı öğrenmem benim için önemliydi. Kendi parasından anlamayan birçok sporcu var. Profesyonel bir sporcunun parasız kalması imkansız ancak bunun birkaç kez yaşandığını gördüm. Paramı kontrol edebilmek için diploma almak istedim, böylece akıllıca yatırım yapabilecek ve emekli olduktan sonra da para kazanabilecektim. Etrafınızda iyi finansal bilgiye sahip insanlar olması lazım ama sizler de bir şeyler bilmelisiniz. Bankada 10 milyon sterlininiz olabilir ancak parayı nereye harcadığınızı bilmezseniz parasız kalabilirsiniz.

Gençken sen ve Vam Bommel’in Hollanda orta sahasını yönetmenizden büyük keyif alırdım. Sence orta sahadaki sert oyuncuların nesli tükendi mi?
Kesinlikle nesilleri tükeniyor. Bence bunun sebebi futbolun artık daha fazla kontrol edilmesi. Her maçta 300 kamera, bir hakem ve video yardımcı hakem var. Sert bir oyuncu olabilmek için bazen kimsenin görmeyeceği şeyler yapmanız gerekir ancak artık bu hareketler yanınıza kalmaz. Ayrıca ortada ofansif futbolcularım olduğu teknik bir futbol var bu yüzden sahada çok az sert oyuncu var. Bu üzücü çünkü eskiden Arsenal ve Manchester United arasındaki mücadelelere bayılırdım, bir de Atletico ve Real Madrid arasındakilere. Artık Diego Simeone ve Redondo ya da Keane ve Viera arasındaki mücadaleleri göremiyorsunuz. Keşke onlarla oynayabilseydim. Dwight Yorke ve Andy Cole’un bir sürü gol atmasından çok bu mücadeleleri izlemekten keyif alırdım ancak dediğim gibi artık yok oluyorlar.

Lakabın ‘Çim biçme makinesi’ nereden çıktı ve kendi çimini kendin mi biçiyorsun?
Manchester City’deyken ortaya çıktı. Tüm sahada müdahale yapardım ve adım atmadık yer bırakmazdım, bu yüzden taraftarlar bana bu ismi taktı. Ancak ben buna bayıldım; City oynadığım takımlardaki en iyi taraftarlardan birisine sahip. Geçmişte birkaç kez çimimi biçtim ancak genelde başkasına yaptırırım. Ancak uzun sürecekse ve zorluysa bunu kendim yaparım.

Zlatan Ibrahimovic ile antrenman yapmak nasıldı?
Gerçekten de özgüven dolu muydu? Harika bir adam. Şakalaşmayı çok sever. Kibirli ya da ukala değil, yalnızca kendine güveniyor ve kendini seviyor. Ajax’ta aramız çok iyiydi. Evine yemek yemeye giderdim. Çok iyi bir adam ve hâlâ öyle. Onu bir süredir görmedim ancak bu kadar uzun ve başarılı bir kariyere sahip olduğunu görmek harika.

Kariyerinde birçok iyi oyuncu ve takıma karşı oynadın ancak 2010 Dünya Kupası finalinde İspanya’nın pas oyununu engellemek ne kadar zordu?
Çok zordu, o kadar zordu ki pas oyunlarının geliştiğini görüyordum, o kadar hızlı ve güvenle paslaşıyordu ki durduramıyordum. Topu rakipten kapmayı severim ancak bunu yapamadım. Bir arada kalmaya ve geriden oynamalarını engellemeye çalıştık. Savunmaları önde olduğundan kontra atakla kazanma şansımızın yüksek olduğunu düşündük. Arjen Robben, bu planla ikinci yarıda net bir fırsat buldu ancak golü atamadı. Yine de harika bir takımdılar: Xavi, Xabi Alonso, Andres Iniesta ve formunun zirvesinde olan birçok oyuncu.

2010 Dünya Kupası finalinde o kadar direndikten sonra gol yemek ne kadar moral bozuycuydu?
Yerle bir olduk. 100. dakikadan sonra oyundan çıktım çünkü penaltılara hazırlanıyorduk. Ancak Iniesta 116. dakikada gol attığında karşılık verecek yeterli süreye sahip değildik. Hepimiz kupanın yanından geçip gitmek zorunda kaldık ve hepimizin yüzündeki hayal kırıklığı okunabiliyordu. Hayal kırıklığına uğradık çünkü bir futbolcu için en yüksek seviye bu ve bu kupayı kazanma şansı karşınıza yalnızca bir kez çıkar, eğer şanslıysanız da belki iki kez. Hayal kırıklığına uğrasak da takım olarak 2010’da yaptıklarımızdan ötürü çok gururluyuz.

İnsanların hala performansın yerine Xabi Alonso’ya yaptığın müdahaleyi moralini bozuyor mu?
Hayır. Bunu gezegendeki herkesin gördüğünü anlamanız gerek. Hiç de sinirimi bozmuyor. Bunu aştım ve sonuçta bu futbol. Atılmadığım için şanslıyım. Topu almak istemiştim tek amacım buydu. Alonso’nun geldiğini görmedim çünkü görüş açımda değildi. O an atılmayı beklemiyordum çünkü şanssız bir müdahaleydi. İngiliz hakem Howard Webb maçı yönettiğinden şanslıydım çünkü geçmişte birçok sert müdahale görmüş bir isim. Pozisyonun hemen ardından ellerimi kaldırdığım için de pozisyonu biraz lehime yorumlamış olabilir.

Hamburg’da araba galerisi açtığın doğru mu? Ünlü birine araba sattın mı?
Arabaları seviyorum çünkü büyükbabam Hollanda’da Ford’un genel müdürüydü ve altı ayda bir yeni bir arabası olurdu, bu da dikkatimi çekmişti. Eğer yeterli paraya sahip olursam bunu yapmayı hep planladım. Almanya’ya transfer oldum ve orası arabalar konusunda en iyi yerlerden birisi. Bu yüzden burada bir işletme kurmaya karar verdim. O dönemde de eşimle tanıştım, 11 yılın ardından hem iş hem de ilişkimiz mükemmel gidiyor. Futbolcular arasında da oldukça popüler. Wesley Sneijder, Robin van Persie ve Kevin-Prince Boateng gibi birçok oyuncu benden araba aldı.

Daha ne kadar oynamayı planlıyorsun? Ajax’a geri dönecek misin?
Şu an Mainz’da mutluyum ancak yakında 34 yaşında olacağım. Bir ya da iki sene oynayacağımı düşünüyorum, ardından emekli olacağım. Ardından arkadaşlarımla eğlenebilir, birkaç bira içebilir ve emekli bir futbolcu olarak geriye kalan günlerimin keyfini çıkartabilirim.

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş