Ryan Babel Röportajı: “Bitirici bir santrfor değilim”

Ryan Babel Liverpool formasıyla

Ryan Babel, Independent’e verdiği röportajda Liverpool’daki pişmanlıklarından, Rafa Benitez’in tutmadığı sözlerinden ve çokça da Beşiktaş’tan bahsetti 

Ryan Babel kendisini bir Liverpool taraftarı olarak görüyor. Şehri sevdiğini söyleyen Babel’in burada dostarı ve bir evi var. Bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde Liverpool ile karşılaşmak istediğini söylerken intikam ya da kendini kanıtlama amacı gütmüyor.
Beşiktaş, herkesin herkesi yenebileceği bir grupta etkileyici bir performans sergiledi.  Zekice oynadıkları kontra atak futbolu ve Babel’in yanı sıra Portekizli Ricardo Quaresma ile Pepe gibi tecrübeli futbolculara sahipler. “Top sağ taraftayken Ricardo’nun orta açacağını biliyoruz, bu yüzdenRafael Benitez

ben de daima santrafor Cenk Tosun’un yanına, ceza sahasına girmeye çalışıyorum” diyor. “Benim kanadımda ise farklı bir yaratıcılık var. İçeriye giriyorum, dışarıya çıkıyorum, bekimle beraber oynuyorum.”

30 yaşındaki Babel, artık sol taraftaki görevini benimsese de hâlâ merkezde oynamayı tercih ediyor. “İstatistiklerime bakarsanız bitirici bir santrafor olmadığımı görürsünüz” diyor Hollandalı. “Bu daima benim aleyhime olacak ve takımım beni orada oynatmayacak ancak Ajax altyapısından bir santrafor olarak çıktım. Bu mevkinin neler gerektirdiğini biliyorum. Aynı zamanda hedef santrafor ve topu ileride tutup takımın nefes almasını sağlayacak kişi olabilirim. Yıllar boyunca öğrendiğim onca şeyin ardından hala bunu yapabiliyorum. Nihayetinde kendimi ispatladığım mevkinin sol taraf olduğunu anlamanız gerek.”

17 yaşında Ronald Koeman’ın yönetimi altındaki Ajax ile ilk maçına çıkan ve üç yıl sonra Liverpool’a transfer olan Babel’den alışıldık bir forvet cevabı. Babel İstanbul’da rahat ve mutlu; görünüşe bakılırsa kariyerinde yaşadıklarıyla barışık halde. Anfield’daki dört sezonunda 91 maça çıksa da bunlardan yalnızca 31 tanesine ilk onbirde başladı. Asla tam olarak uyum sağlamış görüntüsü vermedi. Tom Hicks ve George Gillett yönetiminin koyduğu sınırlarla boğuşan Rafa Benitez’in son döneminde şanssız bir şekilde yaşanan hüsranların sembolü oldu.

Şenol Güneş basın toplantısıŞenol Güneş basın toplantısı

“Benim için zordu çünkü Ajax’tayken ailemle yaşıyordum” diye anımsıyor Babel. “İlk kez yurtdışına çıkmıştım ve yine ilk kez kendi başıma yaşıyordum. Uyum sağlama dönemi ise… her gün bir başka bir sürprizle karşılaşıyordum. Çok geçmeden Premier Lig’de size kolayca başarısız dediklerini öğrendim”.

Babel taktiksel açıdan da yeni bir dünyaya adım atmıştı. “Yalnızca 4-3-3’e alışıktım” diyor. “Sol kanat oyuncusuyken arkanızda hem sol orta saha hem de sol bek olur. Ancak 4-4-2’de aynı zamanda sol orta sahasınızdır, yani savunmaya daha fazla yardım etmeniz gerekir. Ancak ben buna alışık değildim. En çok bu konuda eleştirildim, savunmama güvenemiyorlardı.”

“Keşke uyum sağlamama ve savunmamı geliştirmeme daha fazla yardımcı olabilselerdi. Üçüncü ve dördüncü yılda artık çok geçti. İnsanlar bana tembel ve birçok başka şey diyordu.”

“20 yaşındaki birisi için Hollanda ve İngiltere arasındaki uçurum çok büyük. Bu bir gerçek. Her oyuncu ilk günden uyum sağlayamayabilir. Van Persie iki ya da üç yıla ihtiyaç duydu ama sonunda Van Persie oldu. Wenger’in ona süre tanıması ve gelişmesine katkıda bulunmasının farkı yarattığını düşünüyorum.”

Benitez’e karşı olan hayalkırıklığı oldukça açık. “Gelişmem için bazı konularda bana söz verdi. Ajax’takine benzer ama farklı bir tempoda olacağını düşünmüştüm” diyor Babel. “Ancak daha en başından dışlandığımı hissettim. Tek başımaydım, yardım yoktu ve bu 20 yaşında birisi için çok zor. Çabucak bir yetişkin olup, uyum sağlamam gerekiyordu. İnişler ve çıkışlarla doluydu ama orada harika bir tecrübe edindim. Çok şey öğrendim. Geriye dönüp baktığımda bazı şeyleri daha farklı yapabilirdim diyorum ancak aynı zamanda antrenörlerin bana daha fazla rehberlik edebileceğini düşünüyorum.”

Ancak arada bir hoşnutsuzluk yok. Aksine, Babel’in içi hem geçmiş hem de günümüz açısından rahat. Kasımpaşa’da geçirdiği iki keyifli yılın ardından Deportivo La Coruna’ya transfer olma fırsatını kaçırmadı. Ocak ayında teklif aldığında da İstanbul’a geri döndü. “İnsanlar çok iyi, oldukça yardımseverler” diyor.

“Lige ilk geldiğimde stadyumların, sahaların ve taraftarların kalitesinden ötürü iyi anlamda şaşırmıştım. Türkler oldukça duygusal, futbola karşı tutkuları çok fazla ve takımlarının iyi olduğunu görmek istiyorlar.”

Beşiktaş da Şampiyonlar Ligi’nde oldukça iyi. Babel, artık benimsediği rolde ve sevdiği şehirde, sonunda yuvasını buldu.

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş