Selçuk Şahin, Fenerbahçe’yi, çocukluğunu ve zevklerini anlattı

Fenerbahçe’deki uzun yıllarından sonra gittiği takımlarda kalıcı olamayan Selçuk Şahin yeni sezonda Göztepe forması giyecek. Tecrübeli ön liberonun en büyük kazancı tribündeki herkesi memnun edemeyeceğini öğrenmesi!

Tunceli’den Mersin’e gelişin nasıl olmuştu? 
Babam öğretmen olduğu için gelmiştik. Çocukluğumda sekiz yıl Kastamonu’da yaşadım. Annem de hemşire. İkisi de çalıştığı için babam beni beş yaşımda okula
başlattı. Öğretmenim de babamdı.

İyi bir öğrenci miydin? 
Liseyi de kredili sistemle iki buçuk yılda bitirdim. Liseden hemen sonra da 17 yaşımda da Çanakkale 18 Mart Üniversitesi sınıf öğretmenliği bölümünü kazanmıştım. Sınavı nasıl geçtim bilmiyorum! Çünkü hiç ders çalışmamıştım. Sanırım biraz zekiyim! Üniversite kazandığımda 3. Lig’de Silifkespor’da oynuyordum. Okulu bir yıl dondurup şansımı denedim. Sonra 2. Lig’deki Hatayspor’dan teklif aldım.

“Saçlarımda beyazlar çıkmaya başladı!”

2003’te, Konfederasyon Kupası’nda herkes senden bahsetmeye başladı ve döndüğünde Fenerbahçe’nin futbolcusu oldun. O günden bugüne sende ve kulüpte neler değişti?
Bütçe büyüdü, tesisler mükemmelleşti. Çok büyük bir camianın içinde olduğumuzu hissetmeye başladık. Ondan sonra oynamak daha büyük zevkti.

“Fenerbahçe taraftarında kredim yoktu”

Sende neler değişti?
Saçlarımda beyazlar çıkmaya başladı!

Fenerbahçe’de geçirdiğin 12 yılda öğrendiğin en önemli şey ne? 
Tribündeki herkesi memnun edemeyeceğim!

Yatırım yapmayı seviyormuşsun. Hatta bir köfteci açmıştın. Tuttu mu? 
En fazla 35 yaşıma kadar para kazanabileceğim bir işim var. O yüzden yatırım yapıyorum. Köfteci tuttu ama onu devredip hamburgerci açtım. Sonra onu da devredip ağabeyimle inşaat işine girdik. Bu iş daha kârlı… Ama ticaret futboldan daha zor. Ev, arsa alıyorum genellikle.

“Fenerbahçe taraftarında Selçuk Şahin için kredi yoktu”

Oyununu da girişimcilik özelliğin mi şekillendiriyor? 
Tepki aldığım maçlarda bile kaçak güreşmedim. Özellikle kendi taraftarınızdan tepki görmek üzücü ama alıştım. Taraftarın beni desteklediği zamanlar da oldu. Bu kadar uzun süre Fenerbahçe’de ve milli takımda oynamış olmam bende iyi bir şeylerin olduğunu gösteriyor.

Destek görseydin daha iyi bir konumda olacağını düşünüyor musun? 
Ayağıma gelen toplardan dokuzunu doğru kullanıp, birini yanlış kullansam tepki görüyordum. Çünkü kredim yoktu. Bu yüzden rahat edemiyordum. İlk zamanlarımda bunun zorluğunu çok yaşadım.

Taraftar futbolcuya neye göre kredi veriyor sence?
İki oyuncu geçip, pas verirsen taraftar seni sever ama benim işim bu değil. Ben aldığım topu, en uygun gördüğüm takım arkadaşıma veririm. Benden Alex gibi oynamamı bekliyorlar. “Alıp ileri geri atıyor, başka da bir şey yapmıyor” diyorlar. Ben hocalarımın verdiği görevi yapıyorum. Adam geçmeye çalışırken top kaybetmiyorum. Benim bölgemde oynayan futbolcuların hiçbiri de bunu yapmaz. Taraftarlık başka bir şey. Onları anlıyorum.

Selçuk Şahin, Fenerbahçe’de 12 yıl oynadı

Anlam veremediğin bir şeyler var mı? 
Uzayın sonsuzluğunun nasıl bir şey olduğunu kafam almıyor. İnsan vücudu da çok garip. Beynimle bedenime hükmedişimi anlamakta zorlanıyorum.

“Bir yemek kitabı alıp, yemek yapmak istiyorum”

Pişman olduğun bir şey yaptın mı?  
Daha iyi yatırımlar yapabilirdim.

Yaptığın en büyük çılgınlık neydi? 
Riskli işlere hiç girmem.

Sahada nasıl risk alıyorsun? 
Sahada aldığın riskin getirisi var. Paraşütle atlamak, arabayla hız yapmak… Bunlar saçma şeyler ya (gülüyor)! Üst düzey bir yaşantım yok. Evimi seviyorum. Bir yemek kitabı alıp, yemek yapmak istiyorum.

Fenerbahçe’de oynadığın dönemde derbilerde sana ne oluyordu? 
Ben derbilerin kalabalığını, karışıklığını seviyorum. Aslında insanların benden derbilerde gol beklemesi beni biraz geriyordu. Kendimi rahat hissettiğim anda golümü atıyordum.

Oynadığı mevkiye transfer yapılan futbolcu ne hisseder? 
Benim oynadığım mevkiye her sene bir iki adam alındı ama bir türlü verim alınamadı. Herkes benim gibi tepkilerin üstesinden gelemiyor belki de.

Kiminle aynı kaderi paylaştığını düşünüyorsun? 
İbrahim Üzülmez ve Sabri’nin hatalarını da çok abartıyorlardı. Deniz Barış da bizim gibi çok tepki gördü.

Sürekli yedek kalırken kendini nasıl hazır tutabiliyordun?
Ben sakin bir insanım. Oynatılmadığım zaman tepki göstermem, hatayı kendimde ararım. Sakatlıklarımda kulübüm, özellikle de Aziz Yıldırım bana sahip çıkmasaydı şimdi başka yerlerde olurdum. İdmanlarda her zaman iyi çalışırım. Üzüldüğüm zamanlar da olur ama bunu yansıtmam. Fenerbahçe’de olduğum sürece mutluyum.

Almanlaşamayan Dersimli: Selçuk Şahin!

Röportaj Hilal Gülyurt  FourFourTwo Arşiv

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply