“Siz gidin beyler. Ben hemen arkanızdayım…”

Futbolda transfer sürecinin en sıkıntılı periyodu, adaptasyondur. Öyle ki, futbol dünyasında pek talep görmese de transfer sürecinin “adaptasyon periyodu”yla ilgili bir sektör dahi vardır. Çünkü bir futbolcu ne kadar kaliteli olursa olsun, transferden sonra değişen; ülke, kültür, dil, yaşayış biçimi ve hatta yemekler milyon Euro’luk yatırımınızı çöpe gönderebilir.

Bahsettiğimiz sektör alanında en girişken kulüplerden birisi Milan’dır. Milan’ın transfer yönetiminde “Brian Clough stratejisini” uyguladığını rahatlıkla görebilirsiniz. Bu stratejinin bir aşamasını örnekleyerek anlatabiliriz.


Aşama 1: “Problemli ama yetenekli bir oyuncu bul.” – Balotelli
Aşama 2: “Onun problemini sorgula.” – Balotelli hâlâ küçücük bir adam olduğunu sanarak hareket ediyor.
Aşama 3: “Onun problemini çöz.” – Balotelli’ye sahada sorumluluk aşıla.
Aşama 4: “Onun yeteneğinden tam verim al.” – Balotelli, Milan’da 12 maçta 12 gol attı ve milli takımda kilit rol sahibi hâline geldi.

İşte, strateji tam olarak böyle işler. Fakat bunun aksine hareket eden kulüpler de vardır. Örneğin; Chelsea, Madrid veya Bayern gibi takımlarda transfer sürecinde “İstediğimizi alırız!” mantalitesi vardır. Bu da onları futbolcuya karşı “ilgisiz kulüp” yapar. Misal Zidane gibi bir yeteneğin Madrid’de ilk 4 ayı kâbus gibi geçmiştir. Bayern her yıl onlarca yetenek alır, fakat çok azı dikiş tutturur. Chelsea’de Abramovich’li 10 yılda kulübe transfer olan 72 futbolcunun sadece 29’u hâlâ kulüpte.

Bu örnekler, transfer döneminde “dominant taraf” kulüp olduğu takdirde yaşanabilecek problemleri açıkça gösteriyor. Chelsea, Madrid veya Bayern bu problemleri en az hasarla atlatır çünkü mali açıdan kusursuza yakın işlerler. Fakat Bayern dışında bu iki kulübü dikkatli incelediğinizde, Chelsea’nin Mourinho varken çok başarılı olduğunu, çünkü Mourinho’nun futbolcular için harika bir psikolojik danışman olduğunu, aynı şekilde Madrid’in de futbolcuyla arasındaki “sert ilişkileri” yumuşatan Mourinho ile başarılı olduğunu görürsünüz. (Madrid, elbette hep başarılıydı. Fakat onlarınki farklı bir seviye. Şampiyonluk olarak algılamayın…) Mourinho’nun bu ilişkilerine de bir örnek verecek olursak: Nuri Şahin’le çay içmesine ne dersiniz?

Bayern bu denklemin dışında çünkü Bundesliga standartlarında kelimenin tam anlamıyla bir süper güç konumundalar! Peki, transfer döneminde “adaptasyon” bu kadar önemliyse, bu sorun nasıl çözülebilir? Karşımızda gelecek sezondan itibaren bu konuda canlı bir örnek olacak: Jesus Navas’ın, Manchester City’e transferi.

Jesus Navas, “kalabalık fobisine” sahip. Sevilla kariyeri boyunca hiçbir “uzak deplasmana” takım arkadaşlarıyla birlikte gidemedi. Milli takımdaki sürekli olmayışını bile bu fobisine bağlayanlar var. Ve Navas, ilk kez Sevilla dışında bir kulüpte oynayacak. Peki Manchester City, “Brian Clough stratejisini” kullanarak bu sorunla nasıl başa çıkabilir? (Elbette doktor değiliz, internette bu fobinin çözümünü aradık! Manchester City’li doktorların daha iyi yolları olabilir…)

Aşama 1: Navas’ın problemini bul. – Navas’ın “kalabalık fobisi var”
Aşama 2: Navas’a dair çözümler türet. – Navas, düzenli bir futbolcunun sahip olması gerektiği gibi bir uyku düzenine sahip olmalı, teknik direktörü onunla göz teması kurmalı (Mourinho bu yüzden bu kadar başarılıydı), onunla basit fakat samimi cümlelerle konuşun ve asla ilk aşamada fobisinin üzerine gitmeyin.
Aşama 3: Navas’ı “Milan gibi adapte et.” – Ona bir takım arkadaşlarının oturduğu muhitte bir ev bul, sorumluluk aşıla, danışmanlık et…

Sonuç olarak, Manchester City futbol dünyasının en güçlü ekonomik kaynaklarına sahip. Fakat Navas transfer edildiyse, ondan verim almak zorundalar. Çünkü 21. yüzyılda Madrid’i, dönem dönem Chelsea’yi ve Bayern’i sıkıntıya sokan, bu ilgisizlikti. “Futbol asla sadece futbol değildir” ve Brian Clough bundan yıllar önce bu strateji ile küçük bir takım olan Nottingham’a arka arkaya iki kez Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazandırdı. Futbolda sizi ergenlik çağını çoktan geçmiş bir deli, şampiyonluğa götürebilir. Futbolcuya karşı ilgi, bir başarıda temel noktadır. İlgili olun, ya da Mourinho’yu getirin…

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply