Sosyal medya kullanımının futbol dünyasındaki önemi ve etkisi

Sosyal medya araçlarının hayatımızda kapladığı alan yadsınamayacak kadar genişken, iş dünyasında ve özellikle futbol dünyasındaki önemi sandığımızdan daha da fazla!

2018-19 futbol sezonunun başlamasına sayılı günler kala, sosyal medya platformlarında sayısız transfer dedikoduları, maç istatistikleri, takımların sezon öncesi hazırlık kamplarına dair haberler görmekteyiz. Geleneksel medyanın yerini alan yeni medya araçlarının başında gelen ve internetin gelişip büyümesiyle ilerlemesini sürdüren sosyal medya, basit bir “araç” görevinden daha da fazlasını yapıyor. Futbolun endüstriyel bir sektör haline gelmesi, kulüplerin gelişen teknolojinin hızına erişebilmesi ve bundan kendilerine fayda çıkarabilmesi açısından sosyal medya kullanımını da zorunlu hale getiriyor. Peki, sosyal medyayı doğru kullanmak, kulüplere ne gibi bir fayda sağlıyor?

1- Dünya ile bütünleşmek

Dünya üzerinde net bir sayı veremeyeceğimiz kadar profesyonel futbol kulübü bulunuyor. Ancak futbolla yatıp futbolla kalkan biri değilseniz, Southampton ismini duyduğunuzda aklınıza İngiltere’de bulunan bir şehirden fazlası gelmeyecektir. Peki, Southampton’un yalnızca bir şehir değil de aynı zamanda İngiltere Premier Lig takımlarından biri olduğunu, futbolla uzaktan yakından ilgisi olmayan biri bile nasıl anlar? Cevabı basit: Sosyal medyada trend olacak bir paylaşım yapmak. 13 Temmuz 2017’de Southampton futbol kulübünün resmi Twitter hesabından bir paylaşım yapıldı. Bu paylaşım, 2 milyonun üzerinde izlenen bir videoydu ve binlerce etkileşim aldı. Her kulübün yaptığı gibi sözleşmesi uzatılan bir futbolcu için resmi bir açıklama yapmak yeterli olabilirdi. Ama İngiltere’nin “Azizler” lakaplı takımı Southampton, bununla yetinmeyip özel bir tanıtım hazırladı. Öfkeli Saints taraftarların Twitter üzerinden takıma gönderdikleri mesajları içeren film fragmanı tadındaki videoyu buradan izleyebilirsiniz. Şimdi soru şu; neden bu zahmete girdiler? Aldıkları etkileşim, izlenme oranları ve takipçi sayısındaki artışa bakarsak cevap ortada: Dünyaca tanınan büyük bir kulüp olamasa bile dünyaya kendini tanıtmak. Yalnızca bu video değil, kulüp Twitter hesabını oldukça aktif ve renkli şekilde kullanmaya devam ediyor. Southampton’un ne derece tanındığını henüz bilmiyoruz ama Avrupa sahnesine çok sık çıkmayan bir takım için eskisinden daha fazla ün yakalamış durumda.

2- Reklam ve Takip

Twitter, Facebook veya Instagram gibi mecralarda fikirlerimizi, yaşadıklarımızı, bir konu hakkındaki yorumlarımızı kolaylıkla paylaşabiliyoruz. Bunu yalnızca kendi paylaşımlarımızla değil, başka hesapların paylaşımlarına eklediğimiz yorumlarla da yapıyoruz. Örneğin, tuttuğunuz takımın resmi Instagram hesabındaki fotoğraflara yorum yaparsınız, Twitter sayfasına yazıp istek ve görüşlerinizi iletebilirsiniz. Ya da Diego Costa’nın takımınıza transfer olma dedikodusu vardır ve siz de Diego Costa’nın fotoğraflarına “Come to Beşiktaş” yazarak farkında olmadan büyük bir akıma öncülük edebilirsiniz! Futbol kulüplerinin aynı zamanda kurumsal birer kimlikleri vardır ve her kurumsal bir yapılanmanın iletişim uzmanları bulunur. Bu kişiler, kurumun iç ve dış iletişiminden,sponsorluk ve reklamlarla vermek istediği mesaj ile halk arasında oluşan bilgi alışverişinden sorumlu kişilerdir. Beşiktaş’ta bu görevi yapan Candaş Tolga Işık, bu yorumların 1 numaralı takipçisiydi. Aynı dönemde kulüp ile adı geçen Pepe’nin transferini, uzun süre dillerden düşmeyen “Come to Beşiktaş” sloganıyla tanıtmışlar ve gündemden düşmek bilmemişlerdi. Işık, “Endonezya’da bile insanlar Come to Beşiktaş diyor” açıklamasını yapmıştı. Taraftarların sosyal medya aracılığı ile kulüp ile olan iletişimi ve bu iletişimin takibi, Beşiktaş’ı futbol dünyasının reklam yüzü haline getirmiş ve dünya çapındaki tanınırlılığını 3 katına çıkarmıştı.

Sosyal medyanın doğru kullanımına örnek bir diğer hareket ise yakın zamanda Konyaspor’dan gelmişti. Ülkemizde sosyal medya sayesinde popüler olan ve dünya çapında da bu popülerliliği devam ettiren La Casa De Papel adlı İspanyol dizi, yeni sezon formalarını tanıtacak olan Konyaspor için büyük bir ilham kaynağı oldu. Kulübün sosyal medya uzmanları mecraları iyi takip etmiş olmalı ki, forma tanıtımını yaparken bu ünlü dizinin müziğini ve temasını kullandı ve bu videoyu Twitter üzerinden paylaştı. Tanıtım filmi büyük bir ilgi gördü ve yalnızca Konya taraftarı değil, rakip takım taraftarlarının da beğenisini topladı.  

3- Kuvvetli bağlar

Sosyal medya mecraları, kulüplere yalnızca transfer tanıtımı yapmada değil, aynı zamanda taraftarın takımla, oyuncularla ve hocalarla bağlantı kurmasına da olanak sağlıyor. Instagram’a gelen canlı yayın özelliği sayesinde takımlar, maç öncesi ve sonrası, forma lansmanları veya idmanlarda bu özelliği kullanarak taraftarı eşzamanlı bir şekilde bilgilendiriyor ve onlardan geri dönüş alıyorlar. Aynı şekilde bu özelliği kullanan takım oyuncuları da taraftarlar ile soru-cevap yaparak onları dinliyor ve eleştirilerini alıyor. Taraftar, kulüp içerisinde bir sese bürünüyor.Kulüpler bu şekilde arasında potansiyel genç futbolcular da bulunan taraftarlar ile arasındaki güçlü bir köprü kurmuş oluyor. Bu köprüyü besleyen diğer yollar ise, sosyal medya üzerinden yapılan anketler, takım ve futbolcu istatistikleri ve taraftarın en çok ilgisini çeken “Taraftar-Futbolcu/ Taraftar- Teknik direktör” buluşmalarının olduğu videolar. Örneğin Manchester City hayranı olan minik bir taraftarın, yoldan geçen bir taksiye binmesiyle teknik direktör Pep Guardiola ile karşılaşmasını içeren video, Facebook’ta 13 milyon kez izlenmiş, Manchester City dünya çapında sempati kazanmıştı.

Diğer bir örnek Merseyside’dan. Mohamed Salah’ın adı Liverpool ile anılırken taraftarlar sosyal medyadan “Salah’ı alın! Salah’ı açıklayın!” yönünde paylaşımlarda bulunuyordu. Liverpool kulübü ise Salah ile sözleşme imzaladığı zaman bu mesajları kullanarak bir tanıtım videosu hazırlamıştı ve 40 bini aşkın etkileşim toplamıştı.

4- Bireysel kazanç

Sosyal medya danışmanları yalnızca kulüpler için değil, futbolcular için de çalışmalar yapıyor. Yeşil sahaların en iyi futbolcularının aynı zamanda sosyal medyanın da en popüler sporcuları olmaları bir tesadüf değil aslında. Buna en büyük örnek Cristiano Ronaldo olarak gösterilebilir. Dünyaca ünlü yıldızın güncel Facebook hayran kitlesi 120 milyon, Twitter takipçisi 73,8 milyon ve Instagram takipçi sayısı ise 138 milyon. Portekizli yeteneğin sosyal medya ekibi bu hesapları oldukça başarılı bir şekilde yönetiyor ve bir yandan da sponsorluk ile reklam anlaşmaları düzenleyerek oyuncunun bireysel kazancını da artırıyor. Ronaldo’nun yalnızca top oynayarak kazandığı paranın yanında bir de reklam ve işbirliğinden kazandığı rakamlar hatrı sayılır nitelikte.

Sosyal medyanın avantajları olduğu kadar dezavantajları da bulunuyor elbette. Bu araçların kullanımı gün geçtikçe evrimleşiyor ve gelişiyor. İnternetin ulaşabildiği her noktaya ulaşan sosyal medya, kulüplere fayda sağlarken, kulüp oyuncularına bazı sınırlamalar da getiriyor. Sosyal medyada neler paylaşıp paylaşamayacakları da yine bu danışmanların ve kulüp yetkililerinin kontrolü altında oluyor. Bu duruma ayak uydurmaya çalışan kulüp ve oyuncuların, aynı oranda evrimleşmesi ve bundan payına düşeni almasını hayretler içinde izliyoruz…

Yazı: Rezzan Yetiş

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş