Spor yazarları Beşiktaş-Trabzonspor maçını yorumladı!

Süper Lig’in 16. haftasında Beşiktaş ile Trabzonspor’un karşı karşıya geldiği müsabakayı spor yazarları nasıl değerlendirdi?

Spor Toto Süper Lig’in 16. haftasında Beşiktaş, evinde Trabzonspor’u konuk etti. İlk yarının uzatma dakikasında Nwakaeme ile gol bulan Trabzonspor, devreyi 1-0 önde kapattı. İkinci yarının hemen ilk dakikalarında Rodallega ile 2. golü kaydeden bordo-mavili ekip, bu 2-0’lık üstünlüğünü ancak 10 dakika koruyabildi. 57. dakikada Onazi’nin kendi kalesine attığı golle umutlanan Beşiktaş ise 90+6’da Mustafa Pektemek ile skoru eşitledi. Maç 2-2 sona erdi, her iki takım da sahadan birer puanla ayrıldı.

Ali Ece – “Dorukhan’ın hayat öpücüğü” (Fanatik)

İlk yarıda Dorukhan’ın çift yönlü dinamizmi dışında Beşiktaş adına pozitif tek bir şey yoktu. Karius konsantrasyon sorunlarına devam etti. Geriden oyun kurulamadı, Adriano bile bu soruna çare olacağına sorunu büyüttü. Artık geriden oyun kuramadığı için hücumları kesik kesik olan Beşiktaş ilk 45’te 3. alanda da hatalı tercihler yaptı: Ceza alanı yayında yani tam merkezde bekleyen Llajic ile bire iki yapmak yerine top kaptırma garantili çalım saçmalığına giren Lens, top kaptırmada Lens ile yarışan Quaresma derken Beşiktaş golü yedi. Trabzon’un iyi oyununun gole dönmesini daha önce direk engellemişti, 45’te Quaresma, Medel ve Karius rakibe yardımcı oldular! Tabii Sosa da asistinde maestroluk dersi verdi. 2. yarıya doğru oyuncu değişiklikleriyle başlayan Beşiktaş’ta takım arkadaşları Dorukhan’a eşlik etmeye başladı. 45-70 arası Beşiktaş’ın topa sahip olma oranı yüzde 71’e kadar yükseldi. Beşiktaş son 10 dakikada da çok savaşınca Trabzon’un kadro derinliği yetersizliğinden faydalanıp puanı kurtardı.

Uğur Meleke – Maçın bitmesini istemedik

SÜPER Lig’in gurur maçlarından birini izledik Vodafone Park’ta. Hele önceki günkü Başakşehir-Galatasaray karşılaşmasındaki düşük tempo ve iki hocanın aşırı tutuculuğundan sonra, ilaç gibi geldi bu maç. Dün hem kazananın hak edeceği, hem de kaybedene üzüleceğiniz, bitmesini istemediğiniz o futbol bayramlarından biriydi sahadaki. Her iki hocaya gönülden teşekkürler bir Türk sporsever olarak. İlk parantezi ligde son 1 ayın en iyisi Ünal Karaman’a açmak lazım sanırım. Malatya karşısında 4-0 mağlupken sahaya sürdüğü Hüseyin’i o iyi 35 dakikasından sonra bir daha kesmedi. Fenerbahçe maçı öncesi bütün gazeteler Esteban’ın oynayacağını zannederken o, formayı hak eden Uğurcan’a verdi. Sahada ve saha dışında ayrıcalık beklentisiyle takımın dengesini bozan Burak sonrası hamleleri hep doğru: Kaptanlığın Sosa’ya, frikiklerin ağırlıkla Yusuf’a, oyun liderliğinin Abdülkadir’e verilmesi… Hepsi bu sezonun hikâyesinin yapı taşları. Kim bilir belki de o sene, bu senedir Trabzonspor için. Şenol Güneş’in takımı da harika bir 43 dakika oynadı, ama ancak beraberliği kurtarmaya yetti bu süre. İkinci devredeki Gökhan’la Caner’i izleyince, maça böyle başlamadığı için herhalde çok hayıflanmıştır Şenol hoca. Ön liberoda Dorukhan, en uçta Güven’le başlaması ne kadar doğruysa, sağ çizgideki Necip-Quaresma tercihi o kadar yanlıştı deneyimli teknik adamın.

Şansal Büyüka – Yerli Atiba (Milliyet)

Beşiktaş ilk yarının son dakikasında yediği golle içeriye yıkık girdi. Soyunma odasından ikinci yarıya yeni bir umut, yeni bir heyecan ile başlangıç yaptı. Bu defa ikinci yarının ilk dakikasında kalesinde golü gördü. İlk yarıda son dakikada bir gol, ikinci yarıda  ilk dakika bir gol, iki dakikada iki gol Beşiktaş’a fena darbe vurdu. Buna rağmen dağılmadı, bozulmadı Beşiktaş… 71. dakikada topla oynama yüzdesi 71-29 Beşiktaş’taydı. Açık konuşalım, Beşiktaş son dakikada beraberlik golünü bulmasa ve sahadan yenik ayrılsa, mücadelesine yazık olurdu. Beşiktaş özellikle ikinci yarıdaki baskılı dakikalarda, geçmiş yıllarda çok alıştığı golcülerden hiç olmazsa birini çok ama çok aradı… “Al” döneminden, “sat” dönemine geçen Beşiktaş gidenlerin yerine iyi-kötü  birilerini buldu da, çok alışkın olduğu verimli, kaliteli bir golcüyü bir türlü bulamadı. Trabzon maçında da bu kadar coşkulu oyununa ve bu kadar baskısına rağmen eksiği ve aradığı bu golcüydü. Trabzonspor bir ara dağılma, Ünal Hoca’dan ayrılma sürecine girmiş olsa bile iyi toparladı. Ünal Hoca’nın dirayetli duruşu ve gençlik aşısı ciddi anlamda işe yaradı. Ancak “o sene bu sene” diyorsan, İstanbul’da 2-0 öne geçtikten ve böyle büyük bir avantaj yakaladıktan sonra bunu korumasını bileceksin. Belki de Sosa gibi böyle maçların büyük tecrübesinin sakatlanıp çıkması, gemiyi sahipsiz bıraktı ve özellikle orta alanda Trabzonspor sahipsiz kaldı. Zevkli, heyecanlı, tempolu bir maç izledik. Dorukhan’a hayran kaldım. Böyle devam edebilirse artık yaşlanan ve vedaya hazırlanan Atiba’nın yerine “Yerli Atiba” olarak bu göreve soyunabilir. Trabzonspor’un ilk golünde 1.60’lık Medel’in son adam olarak o yüksek topa boşa çıkması takımı adına “trajikomik” bir pozisyondu. Medel ne yapsın, boyu o kadar… Ayrıca Gökhan ile özellikle Caner bu kadar istekli ve iyiyse baştan oynamaz mı? Trabzon’da Rodallega, Burak Yılmaz sonrası kendini ve kalitesini bulmuş gibi… Attığı golde önce göğsü, sonra ayağı ile yaptığı kontrol ve kaleci Karius’tan sıyrılışı kusursuzdu… Ancak ikinci yarıdaki kontrataklarda önce Nwakaeme, sonra Ekuban ile birlikte oynarken, sonucu sağlama alma adına yeni bir gole imza atabilirlerdi. Açıkçası, belki de 2-0’a güvenip ciddiyetten ve isabetli son vuruştan uzaklaştılar. Beşiktaş ile Trabzonspor birer puan mı kazandı, ikişer puan mı kaybetti, tartışılabilir. Üzülenler, sevinenler olabilir… Hepsi tartışılabilir. Tartışılmayacak tek şey var: O da futbolseverlerin son dönemlerin en zevkli, en keyifli, en hızlı ve en gollü maçını seyretmiş olması… Bu da bize yeter..

Cem Dizdar – Beşiktaş’ın stoper sorunu (Fanatik)

Trabzon’un ilk devre boyunca gözle görünen fiziksel üstünlüğünü eritmek için Beşiktaş topu ayağında tutmaya özen gösterdi. Lakin ayağındaki topu önde işlevsel kullanacak bir organizasyona sahip miydi, işte sorun tam da buradaydı. Üstelik muazzam bir stoper sorunu varken!.. Golü yedikleri pozisyonda çoğu kişi Medel’in zamanlama problemine takılacaktır. Ancak stoperler Vida/Necip’in nerelerde olduklarına bir bakın! Hatta golden önceki Trabzon’un son gol girişiminde Atiba’nın altı pas içinde kestiği topta ki stoper yerleşimine!… İkinci devre Beşiktaş golü yedikten sonra her şey oldu. Goller, VAR ve iptal, tempo… Uzatmada üçe iki pozisyonda Batuhan, Rodellega’ya topu geçiremedi ve o top dönüp Beşiktaş golü oldu! Futbol işte… Neresinden bakarsanız bakın hangi takımı tutarsanız tutun, bunca yıl o kadar paranın ‘kırpık yıldız’lara çarçur edildiği ülkede umuda umut katan bir maçtı.

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş