Superclasico tarihi: River Plate – Boca Juniors

Tarihin en unutulmaz maçlarından birine sahne olacak Copa Libertadores finali öncesi geri sayıma geçildi. Büyük karşılaşma öncesi River Plate ve Boca Juniors’ın nasıl kurulduğunu, renklerini nereden aldıklarını ve tarihte yaşanan üzücü hikayelerini anlattık…

River Plate ile Boca Juniors, kulüpler bazındaki en büyük finalin ikinci kısmını 24 Kasım’da oynayacak. İlk karşılaşma, Boca’nın sahası La Bombonera’da karşılıklı atılan ikişer golle beraberlikle sonuçlandı. 24 Kasım’da River’in sahası El Monumental’de Güney Amerika’nın en büyüğü olmak için bir kez daha karşı karşıya gelecekler. Bu maç öncesinde bizleri neler bekliyor, kulüplerin kısa geçmişleri ile hafızalarımızı biraz tazeleyelim.

CLUB ATLÉTICO RIVER PLATE

River Plate 25 Mayıs 1901 yılında Buenos Aires’in La Boca mahallesinde, La Rosales ve Santa Rosa takımlarının birleşmesiyle oluştu. Kuruluşunda Leopoldo Bard (Başkan), Alberto Flores (yardımcısı), Bernardo Massina, Enrique Balza, Enrique Salvarezza, Juan Bonino, José Pita Enrique Zanni Pedro Martínez, Eduardo Rolón, Carlos Antelo ve Livio Ratto yer almıştır. Kuruluşundan üç gün sonra Carboneras Wilson civarında ilk stadyumunu inşaa etti. Daha sonra Tarım Bakanlığı’nın emriyle tahliye edildi. Kulüp daha sonra Sarandi’ye yerleşti ve 1907 yılına kadar orada kaldı. 1907 yılının sonunda tekrar bulunduğu yere Güney Havzası’nın batısına , kurulduğu yere dönebildi. 1909 yılında dönemin güçlü takımlarından, çoğunlunu İngilizlerin oluşturduğu Alumni takımını yendiler ve ilk kez katıldıkları turnuvada ikinci oldular.

River Plate’in kurucuları

Boca Juniors ile ilk defa günümüzde Racing’in kullandığı stadyumda karşı karşıya geldiler.1913 yılında oynanan karşılaşmayı River 2-1 kazandı ve rekabet başlamış oldu. 1923 yılında bir kez daha kulüp merkezi başka bir bölgeye taşındı.Alvear ve Tagle isimli iki mahallenin kesiştiği noktaya taşındı. Aynı yılın 20 Mayıs’ında yeni stadyumunu Uruguay takımı Penarol ile oynadığı özel maçta muhteşem bir kalabalık önünde açmış oldu.

River Plate’ye neden “milyonerler” denilmesinin iki sebebi olduğunu görüyoruz. Birincisi ve bu lakabın başlangıcı 1931 yılında profesyonelliğin başlangıcında, Sportivo Buenos Aires takımından Carlos Peucelle’yi on yedi peso karşığında transfer ettiğinde bu söylem ortaya çıkmıştı. İkinci nedeni ise 25 Mayıs 1935’te yeni yapılan ve hala mevcut olarak kullandıkları El Monumental inşaatının Nunez’de başlamış olması ve kulüp merkezini Nuñez’e taşınmasıydı. Nuñez Arjatin’nin zengin kesiminin oturduğu bir mahalledir.

River Plate tarihinin en ihtişamlı dönemini 1940’lı yıllarda yaşadı. La Maquina (Makina) lakabını almıştı. “Muñoz, Moreno, Labruna, Pedernera ve Loustau” beşlisi sadece 18 maç oynamasına rağmen muhteşem bir iz bıraktılar ülke futbol tarihinde. Labruna aynı zamanda River Plate tarihinde ilk kez gol kralı olan futbolcudur. Burada River Plate’ye bir virgül koyalım,diğer cepheye yani Boca Juniors tarafına bir göz atalım.

CLUB ATLÉTICO BOCA JUNIORS

İngiliz hakimiyetindeki Arjantin’de futbol yavaş yavaş kök salmaya başlamış,ülkedeki gençlerin ilgisini çekmeye başlamaştı. Bu ilgi Boca mahallesindeki üç gencin de dikkatini çekmişti. 3 Nisan 1905 tarihinde Alfredo Scarpatti, Santiago Pedro Sana ve Esteban Baglietto isimli bu üç arkadaş bir araya gelerek,La Boca’da bir kulübün bulunduğunu (River Plate) ama kendilerine ait olmadığı düşüncesiyle kendilerine ait bir takım kurmak için fikir birliğine vardı. Baglietto’nun ailesi ile yaşadığı evde toplanma kararı aldılar.O gün onlara üç kişi daha katıldı,Juan Antonio ve Teodoro Farenga kardeşler bu üçlüye eşlik etti. Baglietto’nun ailesi seslerden rahatsız olunca diğer beş genci dışarı çıkmaları konusunda sert bir dille uyarmış, gençler evi terk etmek zorunda kalmıştı. Tartışma sokakta, bir parkın içinde devam etti. Kulübün ismini bulmaya çalışıyorlardı. Bir takım öneriler vardı. “İtalya’nın Evlatları,İtalya’nın Savunucuları ve La Boca Şampiyonları gibi.” Santiago Pedro Sana buna karşı çıkmış ve önyargılardan uzaklaşmak için İngilizce gençler anlamına gelen “Juniors” kelimesini önermişti. Bu fikir herkese mantıklı geldi ve kabul edildi. Kulüp 17 yaşındaki Estaban Baglietto başkanlığında serüvenine başlamış oldu.

Boca Juniors burada kuruldu

İlk maçlarını 21 Nisan 1903’te Mariano Moreno Enstitüsüne karşı oynadılar, karşılaşmayı da 4-0 kazandılar. Bu maçta giydikleri formalar soluk mavi rengindeydi ama kimse bu renklerden hoşnut değildi. Maçtan bir gün sonra tam 24 saat sürecek tartışmalarla kulübün renklerine karar verildi. Karar şuydu; Limana ilk gelecek geminin bayrağının renklerini kabul edeceklerdi. Limana bir İsveç gemisi yanaştı ve bayraktaki kombinasyonu çok beğendiler. Bir süre kraliyet mavisi renginin üzerine dikey sarı çizgili formalarla oynadılar, daha sonra günümüzde kullanılan mavi zemin üzerine sarı yatay bant şeklinde olan formaya geçtiler. Boca Juniors’un Arjantin’de bir ismi daha mevcut” Xeneize”. Bu isim ise kulübün kuruluşunda yer alan gençlerinin bir çoğunluğu Cenevizli olmasından geliyor. Xeneize, Ceneviz dilinde “Ceneviz” anlamına geliyordu.

1925 yılı Boca için çok özel bir yıldır. O yıl içerisinde oynadığı 19 karşılaşmanın 15’ini kazanarak Avrupa çapında ve Arjantin’de popülaritesini artırmıştı. Keza bunu ne Avrupa’da ne de Arjantin’de şimdiye kadar hiç bir takım yapamamıştı. Yukarıdaki fotoğraf 1925 yılındaki takıma ait. 1930 yılına gelindiğinde amatör dönemin son şampiyonu oldular. 1931’de profesyonel olarak düzenlenen turnuvada yer aldılar. Kadrolarında Francisco “Pancho” Varallo,Benitez Caceres ve Roberto Cherro gibi olağanüstü oyuncular vardı. Takımın liderliğini Roberto Cherro üstlenmişti. Turnuvanın ilk 5 yılında 3 şampiyonluk elde ettiler.

Boca Juniors’un ilk sahip olduğu saha Gaboto, Mendoza, Sengüel ve Colorado sınırları içerisinde kalan bir boş alandaydı. 1931 yılında arazi satın alınarak kulübe kazandırıldı. 1934 yılında stadyumun yapımı için Slovenyalı mimar Viktor Sulcic ile anlaşılmıştı. 1938 yılında yapımına başlanan stadyum, Alman şirketi tarafından yapılmış ve bitirilmiştir. 25 Mayıs 1940’ta San Lorenzo ile oynanan maçla birlikte hizmete girmiş oldu. Stadyumun resmi ismi Alberto Jose Armando olarak geçer ama yapısı itibariyle La Bombonera (Şeker Kutusu) denilmiştir.

Takım tarihlerine de kısaca göz attıktan sonra şimdi asıl konumuza ezeli rekabete gelelim. Súperclásico’ya kısaca bir göz atalım.

RIVER PLATE – BOCA JUNIORS REKABETİ

Dünyanın bir numaralı derbisi olarak görülen River – Boca derbisinin kökleri 2 Ağustos 1908 yılına dayanıyor. Superclasico rekabetinin temelinde ekonomik ve sınıfsal farklılıklar olsa da, zaman geçtikçe bu çizgiler yavaş yavaş kaybolmaya başladı ama ezeli rekabetten eksilen hiç bir şey olmadı. Akisine, daha da şiddetli hale gelmeye başladığını söylemek yanlış olmaz. İki takım ilk kez 1908 yılında dostluk mücadelesinde karşı karşıya geldi. Maçın galibi Boca Juniors olurken, 1913 yılında oynan ilk resmi derbinin galibi River Plate oldu. Arjantin’de futbol hayatın tam merkezindedir hatta hayatın ta kendisi desek yanlış bir söylem olmaz. İki takım arasında oynan maçlarda galip gelen taraf günlerce kutlama yaparken, mağlup olan taraf ise günlerce sokağa çıkamaz, işe ve okula gidemez duruma gelir. Şimdiye nazaran eskiden iki takım taraftarları arasında vahşet sayılabilecek olaylar oldu. Bir çok insan yaşamını yitirirken, bir çok insan da yaralandı. Bu olayların en dikkat çekici olanı ise 1968 Haziran’ında yaşandı. El Monumental’de oynanan maçta Boca taraftarları ellerinde olan River bayraklarını yakarak River taraftarlarının olduğu bölüme attı. Yaşanan izdiham sonucu 70 taraftar öldü, 150 taraftardan fazlada yaralanan oldu. Arjantin’in kaotik dönemine denk gelen bu olay aydınlatılamadı. Başka bir vahşette La Bombonera’da oynanan maç sonunda yaşandı. 1994 yılında River, La Bombonera’ya favori olarak geldi. Boca içerisinde bulunduğu durum itibari ile maçı kazanmak zorundaydı ama River, Ortega ve Crespo’nun golleriyle maçı 2-0 kazandı. Maçtan bir hafta sonra iki River Plate taraftarı infaz edildi. Nunez’deki bir duvara “şimdi skor eşitlendi,Boca 2 -2 River” şeklinde bir yazı yazıldı.Böylesi bir rekabette saha içinde olan futbolcuların da sakin kalması mümkün değil tabii ki. Bolca sertlik ve bunun neticesinde sarı ve ağırlık olarak kırmızı kartların havada uçuştuğu maçları görmek gayet mümkün. Aslında iki takımında dünya futbol piyasasına sunduğu yıldız futbolcu sayısı azımsanmayacak derecede fazla. Maradona, Di Stefano,Riquelme, Crespo, Veron, Ortega ve nicelerini sayabiliriz.

İki takım bu sezon 24 Kasım’da üçüncü kez karşı karşıya gelecek. 23 Eylül’de ligin 6. haftasında La Bombonera’da oynanan karşılaşmayı River Plate; Gonzalo Martinez ve Ignacio Scocco’nun attığı gollerle 2-0 kazandı. İkinci karşılaşmada, 10 Kasım tarihinde Libartadores finali ilk maçında yine Boca’nın ev sahipliği yaptığı karşılaşmadan 2-2 eşitlik ile ayrıldılar.

İki takım arasında lig dışında da yakın zaman diyebileceğimiz bir süre içerisinde uluslararası (Libartadores-Sudamericana) müsabakalarda da karşı karşıya geldi. 2004’te Libartadores yarı finalinde penaltı atışları sonucu finale kalan taraf Boca Juniors oldu. 2014’te bu kez iki numaralı kupada yani Sudamericana’da yarı finalde karşılaştılar. İlk karşılaşma Boca’nın sahasında 0-0 sonuçlanırken, ikinci karşılaşmada River 1-0 galip gelerek tur atlayan takım oldu. 2015’te tekrar Libartadores çeyrek finalinde karşılaşan düşman kardeşlerden gülen taraf iki maç sonunda 0-0 ve 1-0’lık skorlarla Nunez’in zengin çocukları oldu. 2015’teki bu maçta oynayan futbolculardan bazıları takım kadrolarında yerlerini korudu. River’den Mayada, Maidana, Ponzio, G.Martinez ve Mora; Boca’da ise Perez, Pavon ve Gago takımların mevcut kadrolarında günümüzde yer alıyor. Aralarında oynanan son 18 karşılaşmada River Plate’nin bariz üstünlüğü göze çarpıyor. River bu 18 karşılaşmada 10 galibiyet alırken bunların 9’unun deplasmanda olması dikkat çekici bi durum. Boca ise 6 galibiyet elde ederken 3’ünü deplasmanda, 3’ünü kendi sahasında elde etti. Bu 18 karşılaşmada toplam 36 gol atıldı ve tam 18 kırmızı kart çıktı.

Yaklaşık 100 yıllık rekabette iki takım sadece 2011 yılında karşı karşıya gelmedi. 2011 yılında River Plate play-out maçında Belgrano’ya kaybedince 2.lige düştü. 2012 yılında Quilmes’in 1 puan önünde 72 puanla tekrar ait oldukları yere döndüler ve ezeli rekabet bir yıl aradan sonra kaldığı yerden devam etti. River Plate Arjantin sınırları içerisinde, Boca Juniors ise uluslararası alanda daha başarılıdır. River Plate’nin sonuncusu 2013-14 sezonunda olmak üzere 34 lig şampiyonluğu bulunurken, Boca Juniors’un şampiyonluk sayısı 26’dır. Güney Amerika’nın 1 numaralı kupasını yani Copa Libartadores’i Boca 6 defa kazanırken, River Plate’de bu sayı sadece 3’de kaldı.

Büyük Final 24 Kasım’da!

24 Kasım tarihinde oynanacak maç dünyada kulüpler bazındaki en büyük finallerden biri olarak adlandırılıyor. İlk maç itibari ile alınan 2-2’lik beraberlikte kaybedilmiş bir şey yok. Ancak River Plate psikolojik olarak önde gibi görünüyor. El Monumental’de olası bir Boca şampiyonluğunda istenmedik olaylar yaşanabilir. Bu maçı kaybedecek takımın uzun yıllar boyunca kendine gelemeyeceği çok aşikar. Biz ise televizyon başında bu muhteşem maçın keyfini çıkaracağız herkese iyi seyirler.

Yazı: Emre BingölLatin Tribün

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş