Tarihte bugün: Ribery Galatasaray'da!

Yüzüncü yılını kutluyordu Galatasaray, tabii kendi imkanları doğrultusunda… Dönemin başkanı Özhan Canaydın verdiği “3 yıldız oyuncu” sözünü tutamamış, taraftar İstanbulspor’dan alınan Saidou‘ya sevinir olmuştu. Yine de sahada işler o kadar da kötü gitmiyordu. Hagi yönetimindeki Galatasaray zirve yarışının içindeydi, şampiyonluk umutları tazeydi. Takımın golcüsü ve kaptanı Hakan Şükür formdaydı, üstelik ekürisi Necati de kariyerinin en güzel günlerini yaşıyordu.
İmzayı attığında daha tanınmayan bir yıldız adayıydı.
Devre arası gelmiş, transfer çalışmaları hızlanmıştı. Sezon başında bir çok yıldız isim konuşulmuş, ancak hiç biri sarı-kırmızılı formayı giymemişti. Hagi zor da olsa vatandaşı Petre‘nin takımdan gönderilmesine izin vermiş, böylece bir yabancı kontenjanı açılmıştı. Herkesin aklında o soru vardı; peki şimdi kim transfer edilecek? Bekleyiş transfer döneminin son günlerine kadar sürdü, gelen oyuncu ise pek çoklarını tatmin etmeyecek bir isimdi; Franck Ribery…

Ribery sezon başında Fransa’nın Metz takımına transfer olmuş, gösterdiği performansla bir anda bütün ilgiyi üstüne çekmeyi başarmıştı. Özellikle hızı ve tekniğiyle Ligue 1 takipçilerinin ismini bir kenara yazmasını sağlamıştı. Ancak Türkiye için kapalı kutuydu. Fenerbahçe‘nin Manchester City’den Nicolas Anelka‘yı transfer ettiği günlerdi 2005’in ocak ayı. Büyük bir yıldız genç yaşta Türkiye’deydi, spor yorumcularına göre ise Galatasaray’ın transfer ettiği Ribery ancak “Anelka’nın bonusu” olabilirdi.

Ribery finalde Fenerbahçe'yi yıkan adamdı!

“Bir tavuk yiyişi vardı, görmeliydiniz”

Ama her şey Ribery sahaya çıkana kadar sürdü. Çıktığı ilk maçla birlikte taraftarları kendine hayran bırakan oyuncu adeta rakiplerin sol kanadını otobana çeviriyordu. Bir Beşiktaş maçında Hakan Şükür’e yaptığı asistin sadece bir kaç dakika sonrasında Ronaldo tarafından sakatlanacaktı. Rakipler onu durduramıyorlardı. Hatta yıllar sonra Hakan Şükür bu durumu şöyle itiraf edecekti; “Ne kadar yetenekli olduğunu daha ilk antrenmanına çıktığı zaman anlamıştım”.

Ribery Galatasaray için tek golünü Fenerbahçe‘yle oynanan Türkiye Kupası finalinde atıyordu. Sahada kaldığı dakikalarda kusursuz bir oyun sergileyen Ribery ikinci yarının ortalarında teknik direktör Hagi tarafından oyundan alınıyor, spor yazarları da Hagi’yi bu değişiklik yüzünden suçluyorlardı. Galatasaray sezonu Fenerbahçe’nin ardında ikinci bitirirken Ribery de sansasyonel bir şekilde Marsilya‘nın yolunu tutuyordu.

Dönemin Galatasaray yöneticilerinden Fatih Gökşen Ribery’nin transfer hikayesini yıllar sonra şöyle anlatacaktı; “Daha transfer bitmemişti, Lüksemburg havaalanında tavuğu yiyişi, üzerindeki o kıyafetler gözümün önünden gitmiyor. Ona bir Citroen C4 hediye etmiştim, görmeniz lazımdı. “Je t’aime je t’aime” diyerek boynuma sarıldı. Şimdi Ferrari’leri Porsche’leri beğenmiyor…”

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın Giriş

Leave a Reply